İsrail’de yeni alarm: Ülkeyi terk edenlerin profili dikkat çekiyor
İsrail’den ayrılma eğilimi özellikle nitelikli iş gücü ve yüksek gelirli kesimlerde yoğunlaşırken, uzmanlar bunun ekonomi ve güvenlik kapasitesini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
YDH - Haaretz ve diğer İsrailli kaynakların gündeme getirdiği, son üç yılda yaklaşık 270 bin İsraillinin ülke dışında kaldığına ilişkin veriler, Tel Aviv Üniversitesi araştırmacılarının İsrail Merkez İstatistik Bürosu (CBS) verileri üzerinden hazırladığı Ağustos 2026 tarihli çalışmada da doğrulandı.
Prof. Itai Ater ve ekibinin hazırladığı çalışmaya göre, 2023-2025 döneminde en az üç ay boyunca kesintisiz şekilde yurt dışında kalan İsrail vatandaşlarının sayısı 268 bin 930 oldu. Bu sayı yaklaşık 268 bin 500 ila 270 bin kişi olarak ifade ediliyor. Verilere göre 2023’te 86 bin 509, 2024’te 91 bin 499 ve 2025’te 90 bin 922 İsrail vatandaşı en az üç ay boyunca ülke dışında kaldı.
Bu rakamlar önceki on yıla kıyasla belirgin bir artışa işaret ediyor. Aynı kriter kullanıldığında 2013-2015 döneminde İsrail’den ayrılanların sayısı yaklaşık 183 bin olarak hesaplanırken, 2010-2019 döneminde yıllık ortalama ayrılma sayısı yaklaşık 60 bin seviyesindeydi.
Araştırmacılar, üç ay boyunca yurt dışında kalma ile 12 ay boyunca yurt dışında kalma arasında 0,96 oranında yüksek bir korelasyon bulunduğunu belirtiyor. Bu doğrultuda 2025 yılında yaklaşık 45 bin ila 50 bin kişinin bir yıl veya daha uzun süre yurt dışında kalacağı tahmin ediliyor. Bu tahmin, 2023 ve 2024 yıllarında bir yıl veya daha uzun süre yurt dışında kalanların sayısıyla da uyumlu. Her iki yılda da bu sayı yaklaşık 49 bin ila 50 bin arasında gerçekleşti.
Beyin göçünde nitelikli iş gücü öne çıkıyor
Çalışma ve önceki raporlar, İsrail’den ayrılanlar arasında doktorlar, mühendisler, akademisyenler, STEM alanlarında doktora sahibi kişiler ve yüksek gelir gruplarının oranının dikkat çekici düzeyde olduğunu ortaya koyuyor.
Ocak 2023 ile Eylül 2024 arasındaki dönemde yüzlerce doktorun ülkeyi terk ettiği, doktorlar arasındaki net kaybın 500’ün üzerinde olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde binlerce mühendis ve yüzlerce STEM doktora sahibi de İsrail’den ayrıldı.
CBS verilerine göre, 1990-2018 yılları arasında doktora derecesi alan İsraillilerin yaklaşık yüzde 12’si 2024 itibarıyla en az üç yıldır yurt dışında yaşıyordu. Bazı alanlarda bu oran daha da yüksek. Matematik alanında doktora sahibi olanların yaklaşık yüzde 25’inin, bilgisayar bilimlerinde doktora sahibi olanların ise yaklaşık yüzde 22’sinin yurt dışında yaşadığı belirtiliyor.
Yüksek eğitimli ve yüksek gelirli gruplarda ülke dışına çıkma eğiliminin genel nüfusa kıyasla daha yüksek olduğu görülüyor. Yüksek teknoloji sektöründe de çalışan ve yönetici kayıpları rapor edilirken, bazı dönemlerde araştırma ve geliştirme pozisyonlarında net azalma yaşandığı belirtiliyor.
Uzmanlardan “stratejik risk” uyarısı
Uzmanlar, aralarında Prof. Ater’in de bulunduğu araştırmacılar, bu eğilimin devam etmesi halinde İsrail’in yüksek teknoloji, sağlık ve bilgiye dayalı ekonomisinin zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.
Bu durumun vergi gelirleri ve uzun vadede ülkenin güvenlik kapasitesi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Uzmanlar henüz süreci “çöküş” olarak nitelendirmese de ortaya çıkan tabloyu ekonomik ve toplumsal dengelerde bozulma ve geleceğe yönelik potansiyel bir risk olarak değerlendiriyor.
Göç eğilimi savaş öncesinde başladı
İsrail’den ayrılma eğilimindeki artış, 2022 sonlarında yapılan seçimler ve yargı reformuna karşı düzenlenen protestolarla birlikte hız kazanan siyasi gerilim döneminde başladı. Bu eğilim, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de başlayan savaş ve ardından Lübnan, İran, Yemen ve Irak’a uzanan bölgesel gerilimlerle devam etti.
CBS’nin resmi tanımlarına göre uzun süreli göç rakamları da yüksek seviyelerde seyrediyor. Uzun süreli göç genellikle bir yıl sonra kayıtlara geçiyor. Buna göre 2023 yılında yaklaşık 59 bin ila 83 bin, 2024 yılında yaklaşık 69 bin 500 ila 82 bin 800 ve 2025 yılında yaklaşık 69 bin 300 kişinin İsrail’den ayrıldığı kaydedildi.
Buna karşılık ülkeye geri dönüşler düşük seviyede kaldı. 2025 yılında yaklaşık 19 bin kişinin İsrail’e geri döndüğü belirtiliyor.
Net göç dengesi de bu süreçte belirgin biçimde bozuldu. 2022-2024 döneminde İsrail’in net göç dengesi yaklaşık 140 bin kişi eksiye döndü.
İsrail’e yeni göçte de düşüş yaşandı
İsrail’e yönelik yeni göç, yani aliyah, 2025 yılında yaklaşık 22 bin ila 24 bin 600 seviyesinde kaldı. Bu rakam, önceki dönemlere kıyasla düşüşe işaret ediyor.
İsrail’den ayrılmanın nedenleri arasında savaş yorgunluğu, güvenlik endişeleri, siyasi kutuplaşma, yüksek yaşam maliyeti ve kurumlara duyulan güvenin zayıflaması öne çıkıyor.
İsrail Demokrasi Enstitüsü gibi kuruluşların yaptığı anketlerde, özellikle yüksek gelirli ve hareketlilik imkânı yüksek meslek gruplarında geçici veya kalıcı olarak ülkeyi terk etme düşüncesinin daha yaygın olduğu görülüyor.
Bazı dönemlerde Rusya ve Ukrayna kökenli yeni göçmenlerin bir bölümünün de İsrail’e geldikten kısa süre sonra ülkeden ayrıldığı belirtiliyor.
2023’ten bu yana yüksek seviyelerde seyreden ülke dışına çıkışlar 2025 yılında da rekor düzeylere yakın seyrini sürdürdü. Özellikle nitelikli iş gücündeki kayıp, İsrailli araştırmacılar ve muhalefet çevreleri tarafından “stratejik bir tehdit” olarak değerlendiriliyor.
İlgili Haberler
ABD’li STK’lardan İsrail’le askeri işbirliğine tepki
04 Eylül 2026 11:43
İsrail’in Gazze’deki kaçırma girişimi sonrası 3 ajan yakalandı
04 Eylül 2026 09:48
İsrail’de seçim hesabı: Gazze’ye tehcir, Batı Şeria’ya savaş
04 Eylül 2026 09:07
Yerleşimci terörü Batı Şeria’da iki can daha aldı
03 Eylül 2026 14:03
