Son Dakika
İnşa

İran Ordusu: ABD’ye 15 dakikada karşılık verdik

04 Eylül 2026 16:50 Bu sayfayı yazdır

İran Ordusu Sözcüsü Ekreminiya, ABD saldırısının ardından başlatılan operasyonda üç ülkedeki dört ABD üssünün hedef alındığını ve saldırıların ağır hasara yol açtığını söyledi.

İran Ordusu: ABD’ye 15 dakikada karşılık verdik
İran Ordusu: ABD’ye 15 dakikada karşılık verdik YDH
Yazı boyutu
100%
13 dk okuma

YDH- İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, ABD’nin ülkenin güneyine yönelik son saldırısına İran Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen karşılığın ayrıntılarını açıkladı.

Ekreminiya, saldırının başlamasından yalnızca 15 dakika sonra İran’ın ilk füze ve insansız hava araçlarının (İHA) ABD üslerine yöneltildiğini, İran ordusunun operasyon kapsamında bölgedeki üç ülkede bulunan dört ABD üssünü hedef aldığını söyledi.

İRNA’nın haberine göre, Ekreminiya, ABD’nin ateşkesten sonra ikinci kez ülkenin güneyindeki bazı noktalara yönelik saldırı düzenlediğini belirterek, “Amerikalılar 30 Ağustos sabahı, ateşkesten sonra ikinci kez ülkenin güneyindeki bazı noktalara saldırdı.” dedi.

İranlı general, daha önce de benzer bir saldırının yaşandığını belirterek, “Amerikalıların ateşkesten sonraki ilk saldırısı 6 Temmuz’da gerçekleşti ve yaklaşık iki hafta sürdü. İkinci kez de böyle bir saldırı düzenlendi ve İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri buna karşılık verdi.” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran kontrolünü zayıflatma girişimi

İran Ordusu sözcüsü, ABD’nin söz konusu saldırılarla güney sınır bölgesindeki İran Silahlı Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü zayıflatmaya veya ortadan kaldırmaya çalıştığını belirtti.

Ekreminiya, “Amerikalılar bu iki saldırıyla, ülkenin güney sınır hattında farklı yöntemlerle, İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü zayıflatmaya veya ortadan kaldırmaya ve o bölgede artık büyük ölçüde oluşmuş ve nihai olarak pekişmekte olan egemenliği ortadan kaldırmaya çalıştı.” dedi.

İranlı general, bu saldırılara kararlı şekilde karşılık verdiklerini belirterek, İran Ordusu ve Devrim Muhafızları tarafından operasyonlar gerçekleştirildiğini söyledi. Bu operasyonların biçimsel ve içerik açısından çeşitli özellikler taşıdığını ifade etti.

İran’ın ilk karşılığı 15 dakika içinde verildi

Ekreminiya, operasyonların en önemli özelliklerinden birinin hızlı karşılık verilmesi olduğunu belirterek, “Biçimsel açıdan bakıldığında karşılığımız çok hızlı oldu. İlk füzelerimizi ve İHA’larımızı düşman üslerine yöneltmemiz yaklaşık 15 dakika sürdü. Bu da herhangi bir saldırıya karşılık vermeye hazır olduğumuzu gösteriyor.” dedi.

Operasyonların ikinci özelliğinin “yıkıcılık ve ateş gücü” olduğunu belirten Ekreminiya, “Düşman güçlerinin üzerine yönelttiğimiz ateş gücü son derece yıkıcıydı.” ifadelerini kullandı.

İran Ordusu sözcüsü, operasyonların üçüncü özelliğinin coğrafi kapsamının genişliği olduğunu belirterek, “Bu operasyonlar Arap bölgesinin tamamını kapsadı. Ürdün’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar ABD üsleri hedef alındı ve ateş altına alındı.” dedi.

İran ordusu üç ülkedeki dört ABD üssünü hedef aldı

Ekreminiya, İran ordusunun hedef aldığı noktalar hakkında da bilgi verdi.

“İran İslam Cumhuriyeti Ordusu, bölgedeki üç ülkede bulunan dört ABD üssünü hedef aldı.” diyen Ekreminiya, bunların Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki iki üs, Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü ve Kuveyt’teki bir üs olduğunu söyledi.

İran Ordusu sözcüsü, operasyonların ardından hem sahadan elde edilen bilgiler hem de uydu görüntülerine dayanarak saldırıların “çok etkili ve yıkıcı” olduğunu gördüklerini belirtti.

Ekreminiya, “Düşman üsleri çok büyük hasar gördü. Bu yıkımın etkileri ve sonuçları da incelenebilir.” dedi.

Operasyonlarda Fettah füzeleri ve Areş-2 İHA’ları kullanıldı

İran Ordusu’nun son operasyonlarda füze kullanıp kullanmadığı ve bunun önceki operasyonlardan farkına ilişkin soruyu yanıtlayan Ekreminiya, İran ordusunun bu operasyonda füze kullandığını doğruladı.

Ekreminiya, “Bu operasyonda oldukça etkili füzeler olan Fettah karadan karaya füzeleri ile Areş-2 imha amaçlı İHA’lar birlikte kullanıldı” dedi.

İran Ordusu sözcüsü, operasyonda kullanılan silah sistemlerinin özelliklerine ilişkin de bilgi verdi.

Ekreminiya, “Bu iki ekipmanın her ikisi de yapay zekâ ve yeni sistemlerle donatılmıştı. Bu durum, düşmanın bunları takip etmesini son derece zorlaştırdı ve bu mühimmatların hedeflerine kolaylıkla ulaşmasını sağladı.” ifadelerini kullandı.

İran’ın silah sistemlerini sürekli yenilemeye çalıştığını belirten Ekreminiya, daha önce de bu konuda açıklama yaptıklarını söyledi. Kullanılan ekipmanların yeni olmasının yanı sıra operasyonel taktiklerin de önemli olduğunu vurguladı.

İran ordusu asimetrik ve karma taktiklere yöneliyor

Ekreminiya, “Asimetrik savaş taktiklerini ve karma taktikleri kullanmaya çalıştık. Artık operasyonlarımızı karma ve asimetrik biçimde gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Bu taktiklerin sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde ise “Bu operasyon yönteminden aldığımız geri dönüşler son derece olumlu oldu ve çok iyi sonuçlar verdi. Bu sayede hedefleri kolaylıkla vurabildik.” ifadelerini kullandı.

Ekreminiya, askeri kapasitenin yalnızca silah ve teçhizattan ibaret olmadığını belirterek, İran Silahlı Kuvvetleri’nin geçmiş savaşlardan elde ettiği deneyimin de önemli olduğunu söyledi.

“İran İslam Cumhuriyeti Ordusu’ndaki ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu’ndaki silah arkadaşlarım, geçmiş savaşlardan, gerek 12 günlük gerekse 40 günlük savaştan elde ettikleri dersler ve deneyimler sayesinde bu savaş ve çatışmalara çok daha hazırlıklı, motive ve özgüvenli şekilde katıldılar.” dedi.

Ekreminiya, bu özgüvenin sahada açık biçimde görüldüğünü belirterek, “Bugün güçlerimiz düşmanla sakin, yüksek hareket kabiliyetiyle ve aynı zamanda çok yüksek bir özgüvenle savaşıyor.” ifadelerini kullandı.

Saika operasyonunun 29, 30 ve 31. aşamaları gerçekleştirildi

İran Ordusu sözcüsü, son operasyonların seyri hakkında da bilgi verdi.

Ekreminiya, son “Yıldırım” operasyonunda üç aşamanın gerçekleştirildiğini belirterek bunların 29, 30 ve 31. aşamalar olduğunu söyledi.

“29. ve 30. aşamaları düşmanın 30 Temmuz’daki saldırısından hemen sonra gerçekleştirdik. 31. aşamayı ise iki gece önce, önceki operasyonu ve belirlenen hedefleri tamamlamak amacıyla gerçekleştirdik.” dedi.

Ekreminiya, “Yıldırım” operasyonunun 31. aşamasının hem caydırıcı hem de önleyici nitelik taşıdığını ifade etti.

İran’ın askeri doktrini önleyici operasyonlara yöneliyor

İran’ın askeri doktrinindeki değişime ilişkin konuşan Ekreminiya, 12 günlük savaşın ardından ülkenin giderek önleyici savaş yaklaşımına yöneldiğini söyledi.

İran Ordusu sözcüsü, “Askeri doktrinimiz 12 günlük savaştan sonra giderek önleyici savaştan yararlanmamız gerektiği yönünde ilerledi. Mevcut gerekçelere göre bu, Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında da meşrudur. Çünkü orantılılık, gereklilik ve aciliyet ilkelerine uyulmaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde böyle bir eylem Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca meşrudur.” dedi.

Ekreminiya, İran’ın ABD kaynaklı bir tehditle karşı karşıya olduğunu ve kendisini savunduğunu belirterek, “Bu savunma meşru müdafaadır. Uluslararası hukuk bize önleyici biçimde kendimizi savunma hakkı veriyor” ifadelerini kullandı.

General Musevi’nin doktrin değişikliğindeki rolü

Ekreminiya, bu yaklaşımın şekillenmesinde hayatını kaybeden General Emir Seyyid Abdürrahim Musevi’nin önemli rol oynadığını belirtti.

“Bu süreç 12 günlük savaşla başladı. Şehit Korgeneral Emir Musevi, bu doktrinin değiştirilmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kendisi Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı görevindeyken bu doktrine doğru ilerledik.” dedi.

İran Ordusu sözcüsü, son operasyonlarda önleyici savaş veya saldırı doktrininin göstergelerinin açık biçimde görüldüğünü söyledi.

“Amerikalıların inisiyatifi ele geçirmesine izin vermiyoruz. Bazı durumlarda da böyle hareket ettik. Yani onlar bize saldırmadan ve bir saldırı gerçekleşmeden önce, caydırıcılık amacıyla ve onları gerçekten saldırıdan vazgeçirmek için harekete geçtik.” ifadelerini kullandı.

Ürdün, Suriye ve Irak Kürdistanı’ndaki ABD üsleri hedef alındı

Ekreminiya, önleyici operasyonlara örnek olarak Ürdün, Suriye ve Irak Kürdistanı’ndaki ABD üslerini gösterdi.

“Ürdün’deki ABD üssü, Suriye’deki ABD üssü ve Irak Kürdistanı bölgesindeki ABD üsleri bu eylemlerin hedefleri arasındaydı.” dedi.

İran Ordusu sözcüsü, Irak Kürdistanı’nda ayrılıkçı ve karşı-devrimci grupların konuşlandığını ve bu grupların, ABD Başkanı Donald Trump’ın da kendi ifadelerine göre, İran’a karşı kara operasyonları düzenlemek amacıyla çok miktarda silah aldığını vurguladı.

Ekreminiya, “Görüldüğü üzere karşı-devrimciler ve ayrılıkçılar sınırlarımıza ve silahlı İran’a karşı küçük çaplı bir operasyon dahi gerçekleştiremedi. Bu, zamanında gerçekleştirilen önleyici eylem ve operasyonlar sayesinde oldu. Bu operasyonlar karşı-devrimcilerin ve ayrılıkçıların tüm inisiyatifini ellerinden aldı.” dedi.

Ekreminiya, önleyici operasyon yaklaşımının devam edeceğini belirterek, “Bu süreç devam ediyor ve tamamlayıcı bir süreçtir. Tehdit hissettiğimiz her yerde, uluslararası hukuk çerçevesinde ve haklarımızı savunmak amacıyla önleyici operasyonlar gerçekleştirme yönünde ilerliyoruz.” dedi.

ABD üslerindeki hasar lojistik sorunlara yol açtı

İran Ordusu Sözcüsü, ABD üslerinin hedef alınmasının bölgedeki Amerikan güçlerinin askeri ve lojistik kapasitesi üzerindeki etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Ekreminiya, “Amerikalıların bölgede on binlerce askeri bulunuyor. Bölgedeki üsleri ya tamamen operasyonel kapasitesini kaybetti ya da ciddi hasar gördü.” dedi.

Bazı üslerin ikmal ve lojistik merkezleri olduğunu belirten Ekreminiya, bu tesislerin ağır hasar görmesinin ABD’nin ikmal ve lojistik faaliyetlerinde ciddi sorunlara yol açtığını vurguladı.

ABD ordusu yüksek miktarda ikmal gerektiren bir güç

Ekreminiya, ABD ordusunun lojistik altyapıya bağımlı olduğunu belirterek, “ABD ordusu tüketim odaklı ve aslında ekipman merkezli bir ordudur. Çok yüksek miktarda tüketim maliyetine sahiptir ve buna ikmal sağlanmasının bir an bile kesilmemesi gerekir.” dedi.

İranlı general, ABD’nin askerlerine yiyecek ve yakıt temininde ciddi sorunlar yaşadığını öne sürerek, “Özellikle Bahreyn’deki üsleri çok büyük hasar gördü. Bahreyn’de bir lojistik destek üsleri vardı ve şimdi yakıtı dışarıdan getirmek zorunda kaldılar.” ifadelerini kullandı.

ABD, ikmal için Diego Garcia ve Doğu Asya’ya yöneliyor

Ekreminiya, ABD’nin ihtiyaç duyduğu lojistik malzemeleri daha uzak noktalardan getirmek zorunda kaldığını belirtti.

“Amerikalılar ihtiyaç duydukları ikmali Diego Garcia gibi daha uzak noktalardan, hatta Asya’dan ve Doğu Asya ülkelerinden getirmek zorunda kaldı” dedi.

Bu durumun ABD güçleri için çeşitli kısıtlamalar oluşturduğunu belirten Ekremi-Niya, bölgedeki Amerikan gemilerinde bulunan güçlerin de bazı sınırlamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Abraham Lincoln uçak gemisindeki sorunlara dikkat çekti

İran Ordusu sözcüsü, lojistik sorunların Amerikan askerleri arasında tepkilere de yol açtığını dile getirdi.

“Bu sorunlar protestoların artmasına da neden oldu. Bunun bir örneğini Abraham Lincoln gemisinde gördünüz ve bu sorunlar hâlâ devam ediyor.” dedi.

Ekreminiya, bu sorunların temel nedeninin ABD’nin bölgedeki tesislerinin gördüğü hasar olduğunu vurguladı.

ABD’nin savaş politikasının sonuçları ülke içine de yansıdı

İranlı general, ABD’nin bölgede yaşadığı askeri sorunların yanı sıra savaş politikasının ülke içinde de sonuçlar doğurduğunu belirtti.

“Bunlar ABD’nin bölgedeki yalnızca askeri sorunları. Amerikalıların gerçekleştirdiği savaş kışkırtıcılığının ve saldırganlığın sonuçları bugün ABD’nin içinde de görülüyor.” dedi.

ABD’deki ekonomik sorunlara ve akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Ekreminiya, “Ekonomik sorunlar ve benzin fiyatlarındaki artış bu sonuçlar arasında. Amerikalı yetkililerden birinin bu durumu İran’a bağladığını ve İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığı için Amerikan halkının benzini daha pahalı almak zorunda kaldığını söylediğini gördüm.” ifadelerini kullandı.

“ABD’de benzin fiyatlarının artmasının asıl nedeni ABD’nin saldırganlığı”

Ekreminiya, “ABD’de benzin fiyatlarının yükselmesinin, bu ülkenin iç sorunlarının ve bölgedeki Amerikan askerlerinin yaşadığı sorunların temel nedeni ABD’nin saldırganlığı ve savaş kışkırtıcılığıdır. Aksi halde geçmişte gerçekten böyle sorunlar yaşanmıyordu” dedi.

İran Ordusu sözcüsü, ABD makamlarının savaşın sonuçlarını sorgulaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Amerikalılar ordularına ve başkanlarına sormalı. Birleşmiş Milletler üyesi bağımsız bir ülkeye karşı vahşi bir saldırı gerçekleştirildiğinde, 168 çocuğun bulunduğu bir okul bombalandığında, bir düğün töreni bombalandığında ve bir spor merkezi yasaklı silahlarla hedef alındığında, bunun sonucu bugün Amerikalıların karşı karşıya olduğu durumdur.”

Ekreminiya, bu soruların ABD’nin siyasi makamlarına yöneltilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu saldırıların hem bölgedeki Amerikan güçleri hem de ABD halkı açısından sorunlara yol açtığını söyledi.

ABD hava savunmasının imhası İran füzelerine yol aç açtı

Ekreminiya, son operasyonların ABD’nin bölgedeki askeri düzenine etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Son haftalarda ABD’nin gerçekleştirdiği iki farklı saldırı dalgası ve İran’ın bunlara verdiği karşılığın yanı sıra 40 günlük savaşın son günlerinde ABD’nin bölgedeki üslerinin hedef alındığını belirten Ekreminiya, bu saldırılarda radar tesisleri ve hava savunma sistemlerinin de hedefler arasında bulunduğunu söyledi.

“Bu hava savunma sistemlerinin ortadan kaldırılması, füzelerimizin ve İHA’larımızın işgal altındaki topraklara doğru ilerlemesinin önünün açılması anlamına geliyor.” dedi.

Ekremi-Niya, bunun sonucunda “işgal altındaki toprakları ve oradaki İsrail rejimine ait üsleri hedef almanın geçmişe kıyasla çok daha kolay hale geldiğini” vurguladı.

“İsrail saldırısına daha hızlı ve daha yıkıcı karşılık verilecek”

İran Ordusu sözcüsü, İsrail’deki iç siyasi gelişmelere de değindi.

“İsrail rejiminin şu anda iç seçimlerle meşgul olduğunu biliyoruz. Bu rejimin başbakanı zaman zaman iç politikaya yönelik, siyasi ve seçim kaynaklı açıklamalar yapıyor. Ancak Silahlı Kuvvetlerimiz gerekli hazırlığa sahip.” dedi.

Ekreminiya, İran’ın füze ve İHA’larının işgal altındaki topraklara ulaşmasının kolaylaştığını belirterek, “İsrail rejimi destek veya saldırı yönünde bir adım atarsa, geçmişe göre daha kolay, daha hızlı ve daha yıkıcı biçimde hedef alınacak ve çok ağır, yıkıcı sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

“ABD stratejik bir çaresizlik içinde”

İran Ordusu sözcüsü, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran halkının sokaklara çıkmasına ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi.

Ekreminiya, “Amerikalıların stratejik bir çaresizlik içinde olduğunu düşünüyoruz. Bu çaresizliğin göstergelerinden biri de şu anda İran halkından sokağa çıkmalarını istemeleri. Oysa İran halkı zaten sokaklarda.” dedi.

Bu durumu savaşın ilk günleriyle karşılaştıran Ekreminiya, Trump’ın o dönemde “size yardım etmeye geliyoruz” dediğini, şimdi ise halktan sokağa çıkarak rejimi devirmesini istediğini söyledi.

“Bu iki tutum arasındaki fark çok büyük. ABD’nin stratejik çaresizliği burada açıkça görülüyor.” ifadelerini kullandı.

Savaşın ardından yeniden yaptırımlara dönülmesi “çaresizlik” göstergesi

Ekreminiya, ABD’nin İran’a yönelik yaptırım politikasına da değindi.

“ABD’nin bugün 40 günlük bir savaşın ve iki farklı saldırının ardından yeniden yaptırım ve kuşatma stratejisine dönmesi dikkat çekici.” dedi.

Ekonomik yaptırımların yeni olmadığını belirten Ekreminiya, “Ekonomik yaptırım meselesi bugüne ait değil. Yaklaşık 30 yıl önce, Clinton’ın başkanlığı döneminde Amerikalılar D’Amato Yasası’nı kabul etti. O tarihten itibaren ikincil yaptırımlar da dahil olmak üzere yaptırımlarla bu politikayı sürdürmeye çalıştılar.” ifadelerini kullandı.

İran halkının 25 ila 30 yıl boyunca bu yaptırımlar karşısında teslim olmadığını vurgulayan Ekreminiya, “Şimdi 40 günlük bir savaşın ardından, geçmiş yıllarda kendileri için sonuç vermemiş olan yaptırım politikasına yeniden başvurdular. Bu da Amerikalıların çaresizliğini gösteriyor ve son derece önemli.” dedi.

“ABD’nin savaştan çıkış stratejisi yoktu”

İran Ordusu sözcüsü, ABD Başkanı’nın zaman zaman birbiriyle çelişen açıklamalar yapmasını da stratejik çaresizliğin göstergesi olarak nitelendirdi.

Ekreminiya, “Biz en başından beri Amerikalıların bu savaştan çıkış stratejisi tasarlamadığını söyledik. Bugün de şaşkınlık ve stratejik çaresizlik içindeler ve belirli bir stratejileri yok.” dedi.

İranlı general, “Bu nedenle her türlü yönteme başvuruyor ve bunun sonucunun ve geri dönüşünün ne olacağını görmek için deniyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğimiz konusunda sonuna kadar duracağız”

Ekreminiya, konuşmasının son bölümünde ABD’nin bölgedeki askeri konuşlanması ve saldırıların sürmesi halinde İran Silahlı Kuvvetleri’nin vereceği karşılığa ilişkin soruyu yanıtladı.

Hürmüz Boğazı konusunda İran’ın hedefinin açık olduğunu belirten Ekreminiya, “Hedefimiz bölgenin güvenliğini savunmak ve Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik uygulamaktır. Bu konuda sonuna kadar duracağız.” dedi.

Amerikalıların baskı, saldırganlık ve savaş kışkırtıcılığı yoluyla bu egemenliği zayıflatamayacağını veya ortadan kaldıramayacağını belirten Ekreminiya, “Deneyimler de bunu gösterdi. Hem 7 Temmuz’daki saldırıda hem de son saldırıda sağlam durduğumuzu gördünüz. Gelecekte de böyle duracağız.” ifadelerini kullandı.

“Baskı ve saldırıyla bu egemenliğin asla zayıflatılamayacağı çok önemli bir noktadır” dedi.

Hürmüz’den geçiş İran’ın hakları çerçevesinde yönetilecek

İran Ordusu sözcüsü, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin geçişine ilişkin olarak, “İran halkının haklarına saygı gösterilmesi halinde bu boğaz, Silahlı Kuvvetlerimizin uygun gördüğü gemilerin geçişine izin vereceği şekilde yönetilebilir.” dedi.

ABD’nin bölgedeki askeri varlığına da değinen Ekreminiya, ABD’nin “emperyalist karakteri” ve bölgedeki sömürgecilik geçmişi nedeniyle bu durumu kabul etmesinin zor olduğunu vurguladı.

“Ancak bölgenin gerçekliğini ve sahadaki gerçekliği kabul etmeli ve hatalarının bedelini ödemeliler.” ifadelerini kullandı.

“ABD bölgeden çekilene kadar durmayacağız”

Ekreminiya, “ABD’nin hatalarının bedelini ödemesi çok önemli bir mesele. Amerikalılar bölgeden ayrılana kadar duracağız. Kesinlikle ABD’nin bölgeden çekilmesi bölgeyi daha güvenli hale getirecektir.” dedi.

İran Ordusu sözcüsü, ABD askerlerinin bölgeden çekilmesinin Amerikan halkının da yararına olacağını vurguladı.

“Amerikan halkı açısından da ordularının bölgeden çekilmesi daha iyi olacaktır. Karşı karşıya oldukları ekonomik sorunlar, askerlerinin öldürülmesi ve Amerikan halkının vergilerinin boşa harcanması, bu varlığın sonuçlarıdır. Bu varlık sona erer ve Amerikalılar bölgeden çekilirse, her açıdan daha iyi olacaktır” diyerek açıklamasını tamamladı.

İlgili Haberler