Barrack'tan yaptırım açıklaması
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye merkezli bir finans kuruluşu ile iki iştirakine yönelik Devrim Muhafızları bağlantılı yaptırımların Türkiye’yi veya Türk bankacılık sistemini hedef almadığını savundu.
YDH ― ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Hazine Bakanlığı’nın Türkiye merkezli bir finans kuruluşu ile iki iştirakini yaptırım listesine almasını değerlendirdi.
Barrack, kuruluşların İran Devrim Muhafızları Ordusu-Kudüs Gücü adına fon transferindeki rolleri nedeniyle yaptırım uygulandığını söyledi.
Barrack, kararın Türkiye’yi, Türk bankacılık sistemini veya ABD-Türkiye ilişkilerini hedef almadığını belirtti.
Barrack, bugün ABD Hazine Bakanlığı’nın söz konusu finans kuruluşu ve iki iştirakini yaptırım listesine aldığını belirterek, bu adımın doğru bağlamına oturtulmasının önem taşıdığını söyledi.
Barrack, “Bağlam her şeyden önemlidir” ifadesini kullanarak, ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin herhangi bir kurumdan veya herhangi bir günden çok daha kapsamlı olduğunu vurguladı.
Bu süreç boyunca Hazine Bakanlığı ile Türk muhatapları arasında doğrudan ve kesintisiz temas yürütüldüğünü kaydetti.
Barrack, söz konusu adımın büyük bir gücün uluslararası finansal sistemin bütünlüğünü koruma sorumluluğunun gereği olduğunu söyledi.
Washington’ın İran rejimine yönelik azami baskı politikasının, Tahran’ın faaliyetlerinden elde ettiği gelirleri akladığı kanalların birer birer kapatılmasına dayandığını belirtti.
Yaptırım kararının bir ülkeyi, bir bankacılık sistemini veya bir müttefiki değil, tek bir kuruluşun faaliyetlerini hedef aldığını ifade eden Barrack, bunun “hassas, hukuka uygun bir uygulama tedbiri” olduğunu söyledi.
ABD’nin dünyanın her yerinde dürüst ticaretin dayandığı finansal yapıyı koruduğu için özür dilemeyeceğini belirtti.
Barrack, Türkiye’de veya Ankara’da bu dar kapsamlı tedbirin Türkiye’ye yönelik bir hüküm olarak değerlendirilmesinin ciddi bir hata olacağını söyledi.
Böyle bir değerlendirmenin gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını savunan Barrack, Türkiye’nin kendi çıkarının temiz, güvenilir ve onu istismar etmek isteyenlerin erişiminden uzak bir bankacılık sisteminin varlığında olduğunu belirtti.
Barrack, hiçbir ülkenin, kendi hükümetinin asla onaylamayacağı amaçlar doğrultusunda kurumlarının kullanılmasını önlemek konusunda Türkiye kadar büyük bir çıkarı olmadığını söyledi.
“Söz konusu olan Türk finans sisteminin sağlığı değil, tek bir kurumun faaliyetleridir,” dedi.
Barrack, Türkiye’nin egemen bir ortak olarak atması gereken adımları attığını saygıyla kaydettiklerini söyledi.
Türk makamlarının rahatsızlık verici bir açıklamayı hakaret olarak görmek yerine, mesele etrafındaki belirsizlikleri açıklığa kavuşturmak üzere harekete geçtiğini belirtti.
Türk makamlarının bundan sonraki dönemde şeffaflığı güçlendirecek bir süreç başlattığını ifade eden Barrack, bunun saklayacak bir şeyi olan bir devletin refleksi olmadığını söyledi.
Barrack, bu tutumun kendi düzeninin yerinde olmasını ve öyle göründüğünden emin olmayı kararlılıkla isteyen olgun bir ortağın yaklaşımını gösterdiğini belirtti.
Bu tür bir işbirliğinin ittifak açısından baskı altında verilen herhangi bir güvenceden daha değerli olduğunu söyleyen Barrack, bunun gönüllü olarak ortaya konulduğunu vurguladı.
Barrack, uzun yıllara dayanan müttefiklik ilişkilerinin dostluğu sorunların yokluğuyla ölçmediğini söyledi.
Ciddi ortaklar arasında sürtüşmenin ilişkinin istisnai bir unsuru değil, yinelenen bir özelliği olduğunu belirtti.
Asıl sınamanın zor bir meselenin ortaya çıkıp çıkmaması olmadığını ifade eden Barrack, önemli olanın böyle bir meseleyle açık sözlülükle yüzleşilip yüzleşilmediği ve onur korunarak çözüme kavuşturulup kavuşturulmadığı olduğunu söyledi.
Bölgenin istikrarı ile her iki halkın da bağlı olduğu ulaşım güzergâhlarının ve ticaretin güvenliği söz konusu olduğunda ABD ile Türkiye’nin aynı tarafta yer aldığını belirten Barrack, iki ülkenin daha önce de bundan daha zorlu sınamalarda aynı tarafta durduğunu söyledi.
Barrack, bu nedenle söz konusu tedbirin zaman içinde ortaklık üzerinde bir gerilim unsuru olarak değil, ortaklığın gücünün bir göstergesi olarak değerlendirileceğinden emin olduklarını söyledi.
Barrack, bunun uzun istişareler sonucunda alınmış bir Amerikan tedbiri, Türkiye’nin zamanında ve usulüne uygun bir soruşturmayla meseleyi ele alma yönündeki karşılığı ve her iki ülkeyi ve aralarındaki ittifakı eskisinden daha güçlü kılan ortak bir şeffaflık taahhüdünden oluştuğunu belirtti.
ABD ile Türkiye’nin ilişkiyi bugüne kadar taşıyan aynı açık sözlülük ve ortak amaç ruhuyla bu çalışmayı birlikte sürdürmeye devam edeceğini söyledi.
İlgili Haberler
İran'da İsrail-Amerikan bağlantılı terör hücresine operasyon
05 Eylül 2026 16:16
Amerikalı askerler: Pentagon bize sivil yerleşkeleri vurma emri verdi
05 Eylül 2026 15:28
NYT: İran, ABD’yle 6 aylık savaşın ardından daha özgüvenli
05 Eylül 2026 09:49
İran: 370’ten fazla uçak ve İHA hedef alındı
05 Eylül 2026 09:23
