Son Dakika
İnşa

Gazze'de 60 milyon ton enkaz, binlerce kayıp ve silinen deliller

06 Eylül 2026 12:40 Bu sayfayı yazdır

Filistinli insan hakları kuruluşu, İsrail’in Gazze’deki enkaz kaldırma faaliyetlerinin binlerce kaybın akıbetinin belirlenmesini engellediği ve savaş suçlarına ilişkin delilleri ortadan kaldırdığı uyarısında bulundu.

Gazze'de 60 milyon ton enkaz, binlerce kayıp ve silinen deliller
Gazze'de 60 milyon ton enkaz, binlerce kayıp ve silinen deliller YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- Filistin Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ndeki yıkılmış mahallelerin enkazını parçalayarak başka bölgelere taşımasına sert tepki gösterdi.

Merkez, pazar günü yayımladığı ve Sened Haber Ajansı'nın ulaştığı açıklamada, "sistematik" olarak nitelendirdiği bu faaliyetlerin enkaz altında bulunan binlerce kayıp için "manevi bir idam hükmü" anlamına geldiğini ve kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için gerekli adli delillerin kasıtlı olarak yok edilmesine yol açtığını bildirdi.

Sahadan elde edilen veriler ile Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün yayımladığı raporlara atıfta bulunan Merkez, İsrail ordusunun her gün yüzlerce ton enkazı taşımaya başladığını belirtti.

Açıklamada, bu faaliyetlerin kurbanları aramaya yönelik insani çalışmalar kapsamında yürütülmediği, aksine kapalı askerî bölgelerde tek taraflı ve gelişigüzel biçimde gerçekleştirildiği kaydedildi.

Merkez, bu uygulamaların kurbanların geriye kalan naaş ve kalıntılarının ezilmesine, parçalanmış cesetlerin enkaz ve atıklarla birbirine karışmasına neden olduğunu belirterek, bunun gelecekte DNA testi yapılmasını veya kayıpların kimliklerinin belirlenmesini imkânsız hale getireceği uyarısında bulundu.

Filistin Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, toplam kayıp sayısının yaklaşık 7 bin olduğunu tahmin ederken, bunlardan yaklaşık 4 bin ila 5 bininin hâlâ enkaz altında bulunduğunu ve naaşlarının çıkarılamadığını bildirdi.

Merkez, yıkılmış bölgelerin İsrail'in öne sürdüğü gibi yalnızca "inşaat atığı" olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Açıklamada, "Buralar gerçekte altında binlerce kaybın bulunduğu geçici mezarlar ve suç mahalleridir. Soykırım suçlarının canlı kanıtlarıdır ve yok edilmeleri veya buldozerlerle temizlenmeleri değil, korunmaları ve belgelenmeleri gerekir." denildi.

"Cenevre Sözleşmeleri'nin açık ihlali"

Merkez, naaş ve insan kalıntılarının tahrip edilmesinin 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri'nin, özellikle Dördüncü Cenevre Sözleşmesi ile Birinci Ek Protokol'ün 34. maddesinin açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Söz konusu düzenlemelerin işgalci güce, hayatını kaybedenlerin naaşlarına saygı gösterme, kayıpların aranmasını ve kimliklerinin tespit edilmesini kolaylaştırma ve ailelerin yakınlarının naaşlarına ulaşarak onları onurlu biçimde defnetmelerini sağlama konusunda kesin hukuki yükümlülükler getirdiği ifade edildi.

Merkez, bu uygulamaların sürdürülmesinin belirsizlik içinde yaşayan binlerce Filistinli ailenin psikolojik acısını ve devam eden ıstırabını daha da ağırlaştırdığını kaydetti.

Açıklamada, ailelerin yakınlarının akıbetini öğrenme ve naaşlarını geri alarak dini usullere uygun biçimde defnetme yönündeki en temel insani ve hukuki haklarından mahrum bırakıldığı vurgulandı.

Merkez ayrıca bölgedeki coğrafi ve mekânsal işaretlerin buldozerlerle ortadan kaldırılmasının, bu alanlar yıkılmadan önce yüzlerce sivile yönelik gerçekleştirilen zorla kaybetme vakalarının gelecekte izlenmesini ciddi biçimde engelleyeceği uyarısında bulundu.

Bu uygulamaların, kayıpların bir gün nerede alıkonulduğunun veya öldürüldüğünün belirlenmesine yardımcı olabilecek delilleri de kasıtlı olarak ortadan kaldırdığı belirtildi.

Uluslararası topluma acil müdahale çağrısı

Filistin Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, başta Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere uluslararası topluma acilen müdahale ederek, kayıpların bulunduğundan şüphelenilen bütün bölgelerde İsrail'in yıkım ve enkaz taşıma faaliyetlerini derhal durdurmasını sağlaması çağrısında bulundu.

Merkez, bunun yanı sıra kurtarma ekipleri, adli tıp uzmanları, kriminal inceleme ekipleri ve bağımsız uluslararası komisyonların söz konusu bölgelere derhal girişine izin verilmesi için gerçek anlamda baskı uygulanması gerektiğini belirtti.

Bu ekiplerin kurbanların naaşlarını çıkarmaya başlaması ve kimlik tespitinin mümkün olabilmesi için insan kalıntılarının bulunduğu yerleri belgelemesi gerektiği ifade edilirken, bunun uluslararası sözleşme ve teamüllerin gereği olduğu vurgulandı.

Merkez, kayıplar meselesinin her türlü siyasi çekişmenin dışında tutulması gerektiğini de belirterek, gelecekte enkazın kaldırılmasına ilişkin hazırlanacak tüm planlarda naaşların çıkarılması ve delillerin korunmasının taviz verilemeyecek en önemli öncelik olması gerektiğini kaydetti.

Bütün çalışmaların tam şeffaflık içerisinde, uzman uluslararası ve Filistinli kuruluşların gözetiminde ve kayıp ailelerinin etkin katılımıyla yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Merkez ayrıca bu faaliyetlere katılan sivil şirketlerin, kurbanların naaşlarının ve adli delillerin yok edilmesi veya ortadan kaldırılmasına dahil olmaları halinde savaş suçlarının ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlallerinin örtbas edilmesine ortak olacakları uyarısında bulundu.

Böyle bir durumda söz konusu şirketlerin yetkililerinin hukuki ve uluslararası kovuşturmaya maruz kalabileceği kaydedildi.

Filistin Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, aradan geçen zamanın ailelerin gerçeği öğrenme hakkını ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, İsrail'in suçlarını enkazın altına gömme veya enkazı Gazze Şeridi dışına taşıma girişimlerinin, binlerce kayıp bildirimi ve acılı ailelerin tanıklıklarıyla belgelenen gerçekleri silemeyeceğini ifade etti.

Gazze Şeridi'nde 2026'nın ilk yarısı itibarıyla biriken enkaz miktarının yaklaşık 60 milyon ton olduğu tahmin edilirken, bazı Birleşmiş Milletler tahminlerinde bu miktarın 68 milyon tona ulaştığı belirtiliyor. Bu devasa enkazın, bölgedeki bina ve altyapının yüzde 80'inden fazlasının tamamen veya kısmen yıkılması sonucu ortaya çıktığı ifade ediliyor.

Gazze'deki Hükümet Medya Ofisi'nin resmi verilerine göre de Gazze Şeridi'ndeki yapıların yüzde 80'inden fazlası yıkıldı veya hasar gördü. Bölgede yaklaşık 60 ila 70 milyon ton enkaz bulunduğu tahmin ediliyor.

Gazze'deki resmi kurumlar ve insan hakları kuruluşlarının tahminlerine göre ise 2026'nın ilk yarısı itibarıyla kayıp sayısı 8 bin 500 ile 11 binin üzerinde değişiyor. Kayıpların büyük bölümünün hayatını kaybettiği ve naaşlarının yıkılan binaların enkazı altında kaldığı değerlendiriliyor.

İlgili Haberler