Son Dakika
İnşa

Şeyh Kabalan: Alternatif kalmadığı için direniş en büyük tercihimiz

07 Eylül 2026 12:37 Bu sayfayı yazdır

Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, ülkenin güneyindeki tablonun egemenlik ve devlet yönetimi açısından bir felaket teşkil ettiğini açıkladı.

Şeyh Kabalan: Alternatif kalmadığı için direniş en büyük tercihimiz
Şeyh Kabalan: Alternatif kalmadığı için direniş en büyük tercihimiz YDH
Yazı boyutu
100%
2 dk okuma

YDH - Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin güneyinde yaşanan gelişmeleri iktidarın yönetim tarzı, ulusal egemenlik, halk ve ulusal devlet kavramı açısından "felaket" olarak nitelendirdi.

El-Menar kanalının haberine göre Kabalan, mevcut çatışmaların sadece Lübnan'ı değil, tüm bölgeyi, bölge ülkelerini ve bu devletlerin siyasi varlıklarıyla egemenliklerinin gerektirdiği tercihleri doğrudan etkileyen hayati bir savaş niteliği taşıdığına dikkat çekti.

Mevcut hükümeti halkından, cephe hatlarından ve egemenlik meselelerinden kopmakla eleştiren Kabalan, iktidarın "fırsatçı ABD ajandaları doğrultusunda hareket eden bir grubun güdümünde kaldığını" belirtti.

Şeyh Kabalan, bu yönetim anlayışının ulusal otoritenin meşruiyetinin özü ve anayasal sözleşmelerle açıkça çeliştiğini dile getirdi.

Siyasi iktidara ve ilgili çevrelere doğrudan seslenen Kabalan, siyasi şantaj, kuşatma projeleri ile Washington ve Tel Aviv ortaklığıyla tek bir mezhebi bütünüyle tasfiye etme çabalarının kesinlikle sonuç vermeyeceğini söyledi.

Kabalan, "Tüm Ortadoğu ateşe verilse dahi bu girişimler başarıya ulaşamayacaktır" dedi. Yaşanan bu dönemeçte tek seçeneklerinin varoluşsal direniş, ulusal fedakarlık, tavizsiz kararlılık, tarihi ortaklık ve halktan güç alan egemenlik olduğunu vurguladı.

Herhangi bir alternatifin kalmadığını belirten Kabalan, direnişin en büyük tercihleri ve ulusal aidiyetlerinin temel simgesi olduğunu kaydetti.

Devleti yöneten siyasi ekibin, "üçlü anlaşmanın perde arkasına ve güvenlik protokollerine tam bir bağımlılık beslediğini" öne süren Caferi Başmüftüsü, bu politikalarla Güney Lübnan, Beyrut'un güney banliyöleri (Dahiye) ve Bekaa bölgesinin tasfiye edilmek istendiğini, bu adımların ise ülkeyi Lübnan tarihinde benzeri görülmemiş bir uçuruma sürüklediğini ifade etti.

Açıklamasının son bölümünde Güney Lübnan'ın taşıdığı simgesel ve stratejik değere değinen Kabalan, bölgenin varoluşsal, egemenlik temelli ve olağanüstü fedakarlıklarıyla varlığını koruyacağını kaydetti.

Kabalan, "Güney halkı Lübnan'ın kapısı, egemenliğinin temeli ve varoluşunun simgesidir. Güney olmaksızın ne bir devlet, ne meşruiyet, ne ulusal ortaklık, ne yürütme organı ne de Lübnan'ın varlığı söz konusu olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Haberler