Son Dakika
İnşa

INSS: İsrail, Sünni güvenlik ağının parçası olmalı

10 Eylül 2026 00:06 Bu sayfayı yazdır

İsrail rejimi, İran ve Yemen tehdidine karşı “Sünni güvenlik ağının parçası” olmak istiyor.

INSS: İsrail, Sünni güvenlik ağının parçası olmalı
INSS: İsrail, Sünni güvenlik ağının parçası olmalı YDH
Yazı boyutu
100%
2 dk okuma

YDH- İsrail’in önde gelen stratejik araştırma merkezlerinden Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS - Institute for National Security Studies), yayımladığı yeni analizde İsrail rejimine Suudi Arabistan ve diğer Sünni ülkelerle güvenlik iş birliğini derinleştirme çağrısı yaptı.

İran ve Sanaa merkezli Yemen hükümetini hem İsrail’e hem de Suudilere tehdit olarak gösteren analizde Suudilerin yaşadığı güvenlik sıkışmışlığının, İsrail açısından önemli bir stratejik fırsat olduğu savunuldu.  

Tel Aviv Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve İsrail’in dış politika ile güvenlik stratejilerinin şekillenmesinde etkili düşünce kuruluşlarından biri olarak kabul edilen INSS, geçmişte de İsrail rejimi için çok sayıda politika raporu hazırlamıştı. 

Yöneticileri emekli generallerden, istihbaratçılardan, diplomatlardan ve siyasetçilerden oluşan enstitünün çalışmaları, İsrail güvenlik bürokrasisi, ordu ve karar alıcı çevrelerde yakından takip ediliyor.  

9 Eylül tarihli “Riyadh’s Distress – Israel’s Opportunity (Riyad’ın Sıkışmışlığı – İsrail’in Fırsatı)” başlıklı analizde, Suudi Arabistan’ın doğuda İran, güneyde Yemen, kuzeyde ise Irak’taki İran yanlısı gruplar nedeniyle aynı anda çok yönlü tehdit altında bulunduğu öne sürülüyor. 

Yazıda ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle Suudi petrol ihracatının ciddi şekilde etkilendiği belirtiliyor.  

INSS analizinin en dikkat çekici bölümü ise İsrail’in izlemesi gereken stratejiye ilişkin öneriler oldu. 

Raporda, Suudi Arabistan’ın ABD, Pakistan ve Türkiye ile geliştirmeye çalıştığı güvenlik ağının bir parçası haline İsrail’in de gelmesi gerektiği savunuluyor.

Analize göre İsrail, Suudi Arabistan’a;

- İstihbarat paylaşımı,

- Erken uyarı sistemleri,

- Füze savunması,

- İHA tehditlerine karşı koruma,

- İran ve Yemen’e karşı operasyonel destek gibi alanlarda katkı sağlayabilir. 

INSS, bu iş birliğinin ise Filistin meselesi nedeniyle kamuoyu önünde değil, gizli kanallar üzerinden yürütülmesini tavsiye ediyor.  

İran ve Yemen’e karşı ortak cephe önerisi

Raporda, İsrail’in Suudi Arabistan’ı normalleşmeye zorlamak yerine önce kendisini vazgeçilmez bir güvenlik ortağı olarak kabul ettirmesi gerektiği ifade ediliyor. 

Bu yaklaşımın zaman içinde daha kapsamlı bir İsrail-Suudi ortaklığının ve nihayet diplomatik normalleşmenin önünü açabileceği ileri sürülüyor.  

INSS’nin son dönemde yayımladığı diğer raporlarda da benzer şekilde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün ve Mısır gibi Sünni devletlerle İsrail arasında İran’a karşı ortak güvenlik mimarisi oluşturulması gerektiği savunuluyor.

Enstitü, İsrail’in bölgesel entegrasyonunun İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi ve Körfez ülkeleriyle güvenlik iş birliğinin artırılmasıyla mümkün olacağını öne sürüyor.  

Söz konusu analiz, İsrail’deki önemli bir stratejik düşünce kuruluşunun, İran ve Yemen’den gelen tehditleri gerekçe göstererek Suudi Arabistan ve diğer Sünni ülkelerle İsrail arasında güvenlik eksenli bir ittifakın geliştirilmesini açık biçimde politika önerisi olarak gündeme getirmesi bakımından dikkat çekiyor.  

İlgili Haberler