Son Dakika
İnşa

Eski ABD'li istihbarat şefi: Yemenlilerin ilerleyişi ABD’nin bölgesel hesaplarını tersine çeviriyor

10 Eylül 2026 20:32 Bu sayfayı yazdır

Eski ABD'li güvenlik yetkilisi Joe Kent, Sana’a hükümetine bağlı Yemen güçlerinin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişinin yalnızca askeri bir gelişme olmadığını, ABD’nin İran, Yemen ve Gazze politikalarının ortak düşman algısını güçlendirerek bölgedeki direnişi büyüttüğünü ve bunun daha geniş bir geri tepmenin başlangıcı olabileceğini söyledi.

Eski ABD'li istihbarat şefi: Yemenlilerin ilerleyişi ABD’nin bölgesel hesaplarını tersine …
Eski ABD'li istihbarat şefi: Yemenlilerin ilerleyişi ABD’nin bölgesel hesaplarını tersine … YDH
Yazı boyutu
100%
2 dk okuma

YDH ― ABD Ulusal Güvenlik Konseyi eski Terörle Mücadele Direktörü ve eski özel kuvvetler mensubu Joe Kent, Sana’a hükümetine bağlı Yemen güçlerinin hızlı ilerleyişinin, ABD’nin Ortadoğu’da izlediği politikaların ters tepmesinin ve İran’a karşı savaşın yaratacağı geri tepmenin yalnızca başlangıcı olduğunu söyledi. 

Sana’a hükümetine bağlı Yemen güçlerinin Kızıldeniz kıyısındaki kilit bölgeleri ve stratejik limanları ele geçirebilmesinin, yalnızca askeri güçlerini değil, Yemen’in kuzeyindeki geleneksel “Husi kalelerinden uzakta bulunan kabilelerden destek kazanma kabiliyetlerini de gösterdiğini” belirten Kent, bunun önemli bir ayrıntı olduğunu vurguladı.

Söz konusu kabilelerin ağırlıklı olarak Sünni olduğunu belirten Kent, “Husiler ise Zeydi Şii” dedi.

Yemen’in kabile yapısına da dikkat çeken Kent, ülkede rakipler arasındaki anlaşmaların çoğu zaman savaşlardan önce ya da savaş sırasında yapıldığını, bu ittifaklar kurulduğunda bile sınırlarının belirsiz kalabildiğini söyledi.

“Yemenliler artık Suudi Arabistan, ABD ve İsrail’e karşı Direniş Ekseni’nin bir üyesi olarak Devrim Muhafızları ile birlikte savaşıyor.” dedi.

Bunun Sana’a hükümetine sıradan bir kabile anlaşmasından ya da askeri zaferden çok daha fazla halk desteği kazandırdığını savunan Kent, bunun nedeninin Yemenlilerin İran’ı desteklemesi veya özellikle İran’a önem vermesi olmadığını söyledi.

Özellikle çatışma dönemlerinde insanların kabileci reflekslerle hareket ettiğini belirten Kent, “Bu insan doğası” dedi.

Yemenlilerin ABD destekli Suudi Arabistan’ın kendi halklarına yaptıklarını ve ABD destekli İsrail’in Gazze halkına yaptıklarını gördüğünü söyleyen Kent, Yemenlilerin ayrıca ABD ve İsrail’in kendilerine saldırmasının ardından İranlıların nasıl karşılık verdiğini gördüğünü belirtti.

“Yemenliler şimdi ortak düşmanlarına karşı birleşmek ve karşı koymak için bir araya geliyor.”

ABD’nin İran’daki savaşa ve Yemen’deki Suudi savaşına aynı anda verdiği desteğin, ABD hükümetinin Gazze’deki İsrail soykırımına verdiği destekle birlikte İran İslam Devrimi’ne İran’ın çok ötesine uzanan büyük bir destek sağladığını söyleyen Kent, İran’a karşı savaşın uzaması halinde bunun daha da belirgin hale geleceğini belirtti.

Kent, özellikle Irak ve Lübnan’a, ayrıca potansiyel olarak Bahreyn’e dikkat çekti.

ABD’nin kendi politikalarının ve yurtdışındaki müdahalelerinin radikalleşmeyi teşvik ettiğini, bunun da ABD içinde geri tepme niteliğinde terör eylemlerini tetikleyeceğini savunan Kent, bu süreci yıkıcı bir “kendi kendini yalayan dondurma külahı” olarak nitelendirdi.

Bunun daha fazla insanın ölümüne yol açacağını ifade eden Kent, ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının bu durumu daha iyi bildiğini ve yabancı müdahalelerin artık sona erdirilmesinin Amerikan halkının çıkarına olduğunu söyledi.

ABD’nin yabancı müdahalelere son vermesi gerektiğini savunan Kent, aksinin daha fazla insanın ölümüne yol açacağını ifade ederek ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının bu durumu daha iyi bildiğini ve yabancı müdahalelerin artık sona erdirilmesinin Amerikan halkının çıkarına olduğunu söyledi.

Kent’e göre asıl soru, Trump ve danışmanlarının bunu yapacak “ahlaki cesarete” sahip olup olmadığı.

İlgili Haberler