Reuters: Yemen'in Kızıldeniz hamlesi Körfez'i İran'la anlaşmaya zorluyor
İran'ın Hürmüz'deki baskısıyla Yemen ordusunun Babülmendep'teki hakimiyetinin birleşmesi, Fars Körfezi ülkelerini Washington'a bağımlılığı sorgulamaya ve Tahran'la uzlaşma arayışına yöneltiyor.
YDH- Reuters'ın kıdemli Ortadoğu muhabiri Samia Nakhoul, Yemen ordusunun Kızıldeniz kıyıları ve Babülmendep Boğazı çevresindeki stratejik konumları kontrol altına almasının bölgedeki güç dengesini değiştirdiğini, İran'ın elini güçlendirirken Fars Körfezi ülkelerini Tahran'la uzlaşmaya zorlayan yeni bir denklem oluşturduğunu yazdı.
Nakhoul'un analizine göre Yemen ordusunun dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından Babülmendep'e hakim bir konum elde etmesi, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısına ikinci bir stratejik baskı noktası ekledi.
Böylece Hürmüz'den geçişin aksaması nedeniyle petrol ihracatını Kızıldeniz limanlarına yönlendiren Suudi rejiminin alternatif güzergâhı da Yemen ordusunun erişim alanına girdi.
Bölgesel yetkililer ve uzmanlar, İran'ın Hürmüz'deki konumu ile Yemen ordusunun Kızıldeniz'deki kontrolünün birleşmesinin petrol fiyatlarını ve küresel enflasyonu artırabilecek bir baskı mekanizması oluşturduğunu belirtti.
Reuters'a göre bu durum Fars Körfezi ülkelerini iki seçenekle karşı karşıya bırakıyor: Petrol ihracatındaki kesintilerin ve İran saldırılarının giderek artan ekonomik maliyetini göze almak veya ticaret, enerji akışı ve ekonomik istikrarı korumak amacıyla Tahran'la anlaşma arayışına girmek.
Ortadoğu uzmanı Fawaz Gerges, Yemen ordusunun Babülmendep yakınındaki stratejik adaları ele geçirmesini “oyunun kurallarını değiştiren” bir gelişme olarak nitelendirdi.
Gerges, bunun güç dengesini değiştirdiğini ve Yemen'e Suudi rejimi, Fars Körfezi ülkeleri, ABD ve küresel ticaret üzerinde çok daha büyük jeopolitik ve jeoekonomik koz sağladığını söyledi.
Washington yerine Tahran'la müzakere
Reuters, İran'la savaş nedeniyle Hürmüz güzergâhının fiilen kapanmasının ardından Suudi rejiminin petrol ihracatının önemli bölümünü Kızıldeniz limanlarına yönlendirdiğini hatırlattı.
Ancak Yemen ordusunun saldırısının ardından bu petrolü taşıyan Doğu-Batı boru hattının da faaliyetleri durduruldu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Yemen'e saldırı düzenlenmesi yönündeki talebini geri çevirdiğine ilişkin haberlerin de Fars Körfezi başkentlerindeki hesapları değiştirdiği belirtildi.
Bölgesel kaynaklar Reuters'a, Washington'ın savaşı sona erdirebileceğine ilişkin beklentilerin azalması ve ekonomik maliyetlerin yükselmesi nedeniyle bazı Fars Körfezi ülkelerinde İran'la müzakerenin artık bir tercih değil, kendi çıkarlarını korumak açısından zorunluluk olarak görülmeye başlandığını söyledi.
Bu kapsamda Fars Körfezi ülkelerinin dışişleri bakanları ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Hürmüz Boğazı için olası bir düzenlemeyi görüşmek üzere Umman'da yapması planlanan toplantının, müzakerelerin şartları konusundaki anlaşmazlık nedeniyle ertelendiği bildirildi.
Reuters'a göre toplantı, Umman ve İran'ın Hürmüz'deki gemi trafiğinin yönetilmesi için geçici bir çerçeve oluşturma girişiminin parçasıydı.
“Coğrafya değiştirilemez”
Nakhoul, Fars Körfezi ülkelerinin karşı karşıya olduğu temel sorunun coğrafyadan kaynaklandığına dikkat çekerek, onlarca yıllık çatışma ve İran'ı çevreleme girişimlerinin Tahran'ın bölgenin başlıca enerji ve ticaret yollarının hemen yanında bulunduğu gerçeğini değiştiremediğini belirtti.
Analizde, İran'ın Fars Körfezi'ndeki herhangi bir güvenlik denkleminde göz ardı edilemeyecek bir aktör olduğu ve ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın Tahran'ı çevrelemeye yönelik onlarca yıllık diplomatik çabaları sarstığı kaydedildi.
Middle East Institute uzmanı Alex Vatanka'ya göre bölge ülkeleri açısından mesele giderek İran'a güvenip güvenmemekten çıkıp, Washington'ın kısa sürede sona erdiremediği bir savaşta kendi çıkarlarını nasıl koruyacaklarına dönüşüyor.
Vatanka, bunun Fars Körfezi ülkelerini Tahran'la Washington'dan bağımsız diplomasi yürütmeye ve zamanla ABD'ye daha az bağımlı bir güvenlik stratejisi geliştirmeye itebileceğini belirtti.
“Fars Körfezi ülkeleri, Amerikalıların duygularını incitip incitmeyeceğine bakmaksızın İranlılarla kendi başlarına anlaşmak zorunda kalabilecekleri gerçeğini düşünüyor.” diyen Vatanka, “Çünkü Amerika onları bu bataktan çıkaramıyor.” ifadelerini kullandı.
Yemen'in coğrafi kozu
Eski ABD'li müzakereci Aaron David Miller ise Yemen'deki güçlerin “geleneksel vekiller” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Coğrafyayı silaha dönüştürebiliyorlar ve uluslararası ekonomi ile küresel petrol ekonomisi üzerinde dramatik bir etki yaratabiliyorlar.” dedi.
Bölgesel bir yetkili de Yemen ordusunun ilerleyişini İran'ın daha geniş bölgesel stratejisinin parçası olarak değerlendirerek, “İran açısından bu bir satranç oyunu. Bir sonraki hamleyi planlıyorlar. Panik içinde bütün düğmelere aynı anda basmıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Reuters'a konuşan bir Fars Körfezi kaynağına göre Washington'ın İran üzerindeki ekonomik baskısı Tahran'a zarar verse de bunun beklenmedik sonucu, ABD'nin bölgedeki ortaklarının İran'la çatışmayı sürdürmenin kendi çıkarları açısından sürdürülebilir olup olmadığını yeniden değerlendirmeye başlaması oldu.
İlgili Haberler
İsrail medyası: Yemen'in ilerleyişi Batı Sahili'nde dengeleri değiştir…
14 Eylül 2026 13:54
El-Ahbar: Vurulan Suudi üssünde ABD'li istihbaratçılar vardı
14 Eylül 2026 09:26
Yemen ordusu Suudi derinliklerinde saldırı sahasını genişletti
14 Eylül 2026 09:09
Yemen ordusu Suudi komuta kademesini hedef aldı
14 Eylül 2026 08:35
