Netanyahu ve Katar rejiminin 10 yıllık karşılıklı hizmet geçmişi
İsrail ve Katar rejimlerinin kapalı kapılar ardında yürüttüğü ilişkiler, İsrail'in ABD Kongresi'ndeki yaptırımları engellemesinden Gazze'ye finansal koridor açılmasına ve Katar'a Doğu Akdeniz'de diplomatik alan kazandırılmasına kadar uzanan geniş bir hizmet ağını ortaya koyuyor.
YDH ― New Yorker dergisinin haberine göre 2017 yılında ABD Temsilciler Meclisi, teröre destek verdiği gerekçesiyle Katar’a ağır yaptırımlar uygulanmasını öngören bir yasa tasarısını gündeme getirdi.

Bu gelişme üzerine dönemin İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun askeri danışmanı, Katar rejiminin Hamas’a silah temin etmediğini ve yalnızca insani yardım faaliyetleri yürüttüğünü savunan resmi bir mektup yazdı.
Katar lobicileri tarafından ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi üyelerine ulaştırılan bu mektup, yaptırım tasarısının rafa kaldırılmasını sağladı.
İsrail iç istihbarat örgütü Şin Bet’in eski Genel Müdür Yardımcısı Roni Alsheikh, İsrail'in bu müdahalesini "Katar’ın bölgedeki nüfuzunu kesmek için kaçırılmış altın bir fırsat" olarak nitelendirdi.
Gazze finansmanı ve Filistin’de nüfuz
Netanyahu, 2018 yılından itibaren Katar’ın Gazze’ye her ay 30 milyon dolara varan nakit transferleri gerçekleştirmesini bizzat talep etti ve bu sürece onay verdi.
Dönemin İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman’ın istifasına ve rejimin güvenlik bürokrasisinin sert itirazlarına rağmen Netanyahu ödemelerin önünü açmayı sürdürdü.
Rejimin sağladığı bu kolaylık, Katar’ın Filistin meselesinde ve vazgeçilmez bir bölgesel aktör haline gelmesine zemin hazırladı.
Katar, Netanyahu’nun en büyük seçim finansörü
Netanyahu, kendi üst düzey danışmanlarının Katar fonlarıyla yürütülen seçim kampanyalarında yer almasına imkan tanıdı.
Netanyahu’nun başdanışmanı Jonatan Urich ve medya sorumlusu Eli Feldstein, Perception firması aracılığıyla Katar'dan sağlanan fonlarla İsrail medyasında Katar yanlısı yayınlar yapılmasını sağladı.
İsrail iç basınında Katar'ın arabuluculuktaki "vazgeçilmezliği" işlenirken, bölgesel aktörlerin yıpratılmasına göz yumuldu.
Açık savunma ve müzakere tekeli
Netanyahu, adli soruşturmalarda verdiği ifadelerde "Katar düşman bir devlet değildir" diyerek Katar rejimi ile yürütülen ilişkileri ve danışmanlarının temaslarını meşrulaştırmaya çalıştı.
Eski Mossad Direktörü Yossi Cohen’in resmi kanalları baypas ederek Doha’ya yaptığı gizli ziyaretleri bizzat onayladı.
Netanyahu yönetimi, kriz dönemlerinde yürütülen dolaylı müzakerelerin ana merkezinin Katar olmasını sağlayarak Doha'ya diplomatik dokunulmazlık ve itibar kazandırdı.
Katar rejiminden Netanyahu’ya eşsiz hizmetler
Katar rejimi İsrail’e yönelik politikaları, kamuoyu önündeki sert söylemlerin aksine, Netanyahu hükümetinin Filistin’i bölme stratejisine finansal kaynak sağlamaktan İsrail medyasında algı yönetimi yürütmeye kadar uzanan bir hizmet hattını kapsıyor.
New Yorker dergisinin haberine göre Katar rejimi, 2018’den itibaren Gazze’ye her ay 30 milyon dolara varan nakit akışı sağladı.
Söz konusu fonlar sivil altyapı ve memur maaşları adı altında gönderilse de, Hamas’ın askeri kanadına ve tünel ağlarına kaynak aktarılmasına imkan tanıdı.
Bu finansal akış, Netanyahu’nun Filistin Yönetimi ile Hamas arasındaki bölünmeyi kalıcı kılma, bağımsız Filistin devletinin kurulmasını engelleme ve toprak karşılığı barış müzakerelerinden kaçınma stratejisinin en temel finansal ayağını oluşturdu.
Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in ifadesiyle Netanyahu, Filistin Özerk Yönetimini bir "yük", Katar fonlarıyla desteklenen yapıyı ise bir "varlık" olarak görerek bu kaynaktan yararlandı.
Netanyahu’nun ekibine finansal akış
Katar, Washington’da lobicilik faaliyetleri için yıllık 500 bin dolar ödemenin yanı sıra, Netanyahu’nun en yakın çalışma ekibine doğrudan veya dolaylı finansal imkan sağladı.
Netanyahu’nun başdanışmanı Jonatan Urich’e aylık 18 bin dolar ödenek aktarılırken, medya sorumlusu Eli Feldstein da bu sistem üzerinden fonlandı.
Katar kaynaklı bu finansman sayesinde İsrail basınında Katar’ı "tek çare arabulucu" olarak gösteren, Türkiye gibi ülkeleri hedef alan ve Katar’ın imajını düzelten onlarca haber yayımlandı.
Hatta bazı İsrailli gazetecilerin seyahat masrafları karşılanarak Katar söylemleri doğrultusunda haberler yaptırıldı.
Netanyahu hükümetine manevra alanı
Siyasi krizlerde ve rehine müzakerelerinde Katar, ana arabulucu rolünü üstlenerek Netanyahu hükümetine diplomatik manevra alanı sundu.
İsrailli müzakerecilerin Katar’ı "Hamas’ın temsilcisi" olarak tanımlamasına ve "hem kundakçı hem itfaiyeci" olarak görmesine rağmen Katar rejimi, Netanyahu’nun üzerindeki siyasi baskıyı hafifleten dolaylı temasların merkezi olmayı sürdürdü.
Doğrudan siyasi ödemeler
Eski Mossad Terör Finansmanı Şube Başkanı Udi Levi’nin incelediği belgeler ve Arap basınındaki haberler, Katar rejiminin 2012 ve 2018 yıllarında Likud Partisi’ne ve Netanyahu’ya toplamda onlarca milyon dolarlık nakit transferi gerçekleştirdiğini ortaya koydu.
Katar rejimi bu iddiaları ve belgeleri sahte olarak nitelendirip kesin bir dille reddetse de sözü edilen transfer tarihlerinin İsrail'in askeri operasyonları sonlandırması ve nakit geçişlerine izin vermesiyle kronolojik olarak örtüştüğü kaydedildi.
İlgili Haberler
Rusya: Seçimlere yönelik dezenformasyon ve siber saldırılar sonuç verm…
20 Eylül 2026 20:31
Çin'in Rusya'dan petrol ithalatı ağustosta yüzde 41 arttı
20 Eylül 2026 20:16
Sanaa hükümeti son 8 günün Babülmendeb verilerini açıkladı
20 Eylül 2026 20:07
Sanaa’dan tehditlere yanıt: 'Yemen sessiz kalmayacak'
20 Eylül 2026 15:18
