Son Dakika
İnşa

İsrail'de 'kâbus senaryosu': Stratejik hava üsleri içeriden felç edilebilir

28 Eylül 2026 19:36 Bu sayfayı yazdır

Eski İsrailli güvenlik yetkililerinin hazırladığı rapor, Nakab Çölü’ndeki yasa dışı silahlanma, düzensiz yerleşimler ve İran istihbarat faaliyetlerinin Nevatim başta olmak üzere stratejik hava üslerinin savaş sırasında içeriden işlevsiz kalmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail'de 'kâbus senaryosu': Stratejik hava üsleri içeriden felç edilebilir
İsrail'de 'kâbus senaryosu': Stratejik hava üsleri içeriden felç edilebilir YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

ÖZET

》İşgal altındaki toprakların Nakab bölgesinde, hava üsleri çevresinde 100-130 bin yasa dışı silah bulunduğu ve bunların savaş sırasında güvenlik tehdidine dönüşebileceği bildirildi.

》Eski üst düzey güvenlik yetkililerinin hazırladığı rapora göre, İran'ın istihbarat faaliyetleri ile bölgedeki silahlı grupların aynı anda harekete geçmesi, Nevatim gibi kritik hava üslerinin operasyonlarını aksatabilir.

》Raporda, üslerin ele geçirilmesine gerek kalmadan yolların kapatılması, uçaklara ateş açılması ve drone saldırılarıyla kalkışların durdurulabileceği veya yavaşlatılabileceği belirtildi.

YDH — Israel Hayom’dan Hodaya Busheri’ye göre, eski üst düzey güvenlik yetkilileri tarafından hazırlanan yeni bir raporda, Nakab Çölü'ndeki 130 bin yasa dışı silahın olası bir savaşta İran'ın yönlendirmesiyle harekete geçirilmesi, İsrail'in en kritik hava üslerini dışarıdan bir işgale gerek kalmadan uçak kaldıramaz hale getirebilir.

İsrail'in stratejik hava gücünün kalbi konumundaki Nakab bölgesindeki üsler, olası bir çok cepheli savaşta içeriden kilitlenme tehlikesiyle karşı karşıya.

Dört eski üst düzey İsrailli güvenlik ve emniyet yetkilisinin hazırladığı “Nevatim Çevresi: Referans Senaryo” başlıklı yeni bir belgeye göre; bölgedeki yasa dışı silahlanma, milliyetçi aşırılık ve İran istihbaratının faaliyetleri tek bir noktada birleşerek hava kuvvetlerinin operasyonel kapasitesini durdurma potansiyeli taşıyor.

Israel Hayom gazetesinde yayımlanan rapor, Şin Bet (İsrail İç İstihbarat Servisi) eski Güney Bölge Komutanı Ilan Lavi, eski Güney Bölge Komutan Yardımcısı Emekli Polis Tuğgenerali Moti Edri, Cezaevi Teşkilatı İstihbarat Bölümü eski Başkanı Emekli Tuğgeneral Ilan Borreda ve Sivil İdare eski Başkanı Emekli Tuğgeneral Fares Atilla'nın imzasını taşıyor.

Uçuşu durdurmak için üssü ele geçirmek gerekmiyor

Güvenlik uzmanlarının çizdiği kâbus senaryosu, Nevatim Hava Üssü'nün geleneksel anlamda "ele geçirilmesine" dayanmıyor. Rapor; erişim yollarının kapatılması, uçuş hattındaki uçaklara uzaktan ateş açılması ve insansız hava araçlarının kullanılmasıyla üssün cephe gerisiyle bağlantısının kesilebileceği uyarısında bulunuyor.

Hasar gören gelişmiş ve pahalı savaş uçaklarının yeniden operasyonlara dönebilmesi için uzun bir inceleme ve bakım sürecinden geçmesi gerektiği vurgulanıyor. Yetkililere göre, bir askeri üssün kapasitesinin kısmen devre dışı kalması bile, tam da Gazze, Lübnan veya İran'a yönelik bir saldırı dalgası öncesinde stratejik bir çöküşe yol açabilir. Çünkü asıl maliyet uçağın gördüğü hasar değil, savaşın en yoğun olduğu anlarda sorti hızının yavaşlaması ve hava üstünlüğünün kaybedilmesidir.

İran'ın üç ayaklı stratejisi

Rapora göre, tüm bu tehlikelerin üzerinde İran'ın gölgesi dolaşıyor. İsrail'in hava gücünün önemli bir kısmını, F-35 filolarını ve başbakanın resmi uçağını barındıran Nevatim, Nisan ve Ekim 2024 tarihlerinde İran'ın doğrudan füze saldırılarının hedefi oldu.

Ancak tehdit füzelerle sınırlı değil. Rapor; "İran'ın Nakab'da bir orduya ihtiyacı yok. Üsleri gözetleyecek gözler, anında ulaşılabilecek silahlar ve harekete geçmeye istekli bir nüfusa ihtiyacı var ve her üçünü de eş zamanlı olarak inşa ediyor" tespitini yapıyor. Nitekim 2025 yılı temmuz ayında, Nevatim yakınlarındaki Bedevi diasporasında yaşayan Tahani Abu Samhan isimli bir öğretmen, savaş uçaklarının kalkışlarını fotoğraflayarak İran istihbaratına bilgi sızdırdığı suçlamasıyla tutuklandı. Ayrıca, İran istihbarat birimlerinin Ürdün sınırı üzerinden bölgeye silah kaçakçılığı rotaları işlettiği iddia ediliyor.

130 bin silahlık cephanelik ve coğrafi kuşatma

Sorunun merkezinde, geniş ve karmaşık bir sivil mozaiğin içine inşa edilmiş hava üsleri yatıyor. Ramon, Tze'elim, Hatzerim ve Nevatim üslerini çevreleyen bölgede, Nakab'daki Bedevi nüfusunun yaklaşık yüzde 28'i dağınık yerleşim yerlerinde yaşıyor. 

Devlet Denetleme Kurumu bu nüfusu 70 bin ila 90bin, polis yetkilileri ise 100 binin üzerinde olarak tahmin ediyor. 25, 31, 40, 60 ve 80 numaralı otoyollar boyunca uzanan yaklaşık 2 bin 500 ila 2 bin 600 düzensiz yerleşim kümesinin bir kısmı stratejik askeri altyapılara doğrudan bitişik konumda.

Bölge, aynı zamanda devasa bir cephaneliğe dönüşmüş durumda. İsrail polisinin Nakab'da 130 bin, Rifman Enstitüsü'nün ise 100.000 civarında yasa dışı silah ve mühimmatın dolaşımda olduğunu tahmin ettiği bölgede, canlı bir "silah kiralama piyasası" bulunuyor. Bir M16 tüfeğin günlük 500 şekele (165 dolar), bir makineli tüfeğin ise bin şekele (330 dolar) kiralandığı belirtiliyor. 

Yetkililerin sadece 2025 yılında ele geçirdiği 1.876 tabanca, 886 tüfek, 552 el bombası ve 119 patlayıcı cihaz tehlikenin boyutunu gösteriyor. Raporun yazarları özellikle patlayıcı sayısına dikkat çekerek, "Patlayıcı bir cihaz, nefsi müdafaa veya aşiret çatışması için kullanılan bir silah değildir" uyarısında bulunuyor.

“Tatbikat değil, yaşanmış gerçekler”

Rapor, senaryodaki unsurların hiçbirinin varsayımsal olmadığının altını çiziyor. Nisan 2026 tarihli Devlet Denetleme Kurumu raporu, Nevatim'e yönelik sızma girişimlerini, üsse giren insansız hava araçlarını ve bir savaş uçağının kanadına isabet eden mermiyi resmen kayıt altına aldı. 

Nakab'ın Geliştirilmesi için Rifman Enstitüsü'nün kurucusu Hagai Reznik durumu, "Hafif silahlardan açılan ateş bile yerdeki bir uçağın operasyonel kapasitesini etkisiz hâle getirebilir" sözleriyle özetliyor.

Mayıs 2021'deki "Surların Muhafızı Operasyonu" sırasında yaşananlar ise bu senaryonun en net provası niteliğindeydi. İsrail Gazze'de savaşırken Nakab'da yollar kapatılmış, Nevatim üssüne çağrılan yedek pilotlar linç tehlikesiyle karşı karşıya kalmış ve üssün dış dünyayla bağlantısı yaklaşık 24 saat boyunca fiilen kesilmişti.

Toplumsal bağlam ve yeni güvenlik anlayışı

Uyarıların merkezinde tüm Bedevi toplumu yer almıyor. Güney Bölgesi polis komutanı, Bedevi nüfusunun yüzde 75'inden fazlasının yasalara saygılı olduğunu, nitekim 7 Ekim 2023 saldırılarında Bedevilerin de kaçırılıp öldürüldüğünü hatırlatıyor.

Uzmanlara göre temel sorun, devlet otoritesinin zayıf olduğu bu bölgede faaliyet gösteren tehlikeli bir azınlık ile yasalara uyan çoğunluğun birbirinden ayırt edilememesi.

Belgenin yazarları, Nakab'a yönelik güvenlik yaklaşımının tamamen değişmesi gerektiğini savunuyor. Riskin artık sadece ele geçirilen silah sayısıyla değil; bir yol kapatıldığında kolluk kuvvetinin Nevatim'e ulaşma süresi, hasarlı bir uçağın operasyonel hazırlığına dönme hızı ve üs çevresindeki istihbaratçıların tespit edilme süresi gibi yeni metriklerle ölçülmesi talep ediliyor.

İlgili Haberler