Son Dakika
İnşa

Suudiler Yemen'e karşı savaş için yabancı paralı asker topluyor

01 Ekim 2026 11:59 Bu sayfayı yazdır

Suudilerin Yemen’de hava saldırılarının sınırlarını aşmak için Aden hükümetini yeniden sahaya sürmeye ve güneyde asker devşirmenin yanı sıra yabancı paralı askerlerle kara gücünü takviye etmeye yöneldiği belirtiliyor.

Suudiler Yemen'e karşı savaş için yabancı paralı asker topluyor
Suudiler Yemen'e karşı savaş için yabancı paralı asker topluyor YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― El-Ahbar gazetesi yazarlarından Lokman Abdullah, Suudi rejiminin Yemen’de yeniden şiddetlenen çatışmalardaki stratejisine dair yazdı.

Abdullah, Riyad rejiminin sahadaki konumunu sağlamlaştırmak adına yalnızca siyasi ve askeri destek arayışıyla yetinmediğini, aynı zamanda farklı cephelerden yoğun bir insan gücü devşirme çabası içine girdiğini belirtiyor.

Yazar, rejimin bu süreçte tehditlere karşı koyma kapasitesini artırmak maksadıyla, yakın geçmişte anlaşmazlıklar yaşadığı Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) önemli tavizler vermeye hazır bir görüntü çizdiğini savunuyor.

Suudileri bu tür adımlara iten en büyük etkenin hava harekâtlarının sınırları olduğuna dikkat çeken Abdullah, söz konusu saldırılar ne kadar yoğun ve yıkıcı olursa olsun kara savaşında kesin bir zafer getirmediğinin altını çiziyor.

İsrail'in de aralarında bulunduğu müttefiklerin savaşa doğrudan girmekten kaçındığını, yalnızca istihbarat ve hava savunması gibi dolaylı yardımlarla yetindiğini ifade eden Abdullah, tespitlerden birini şu sözlerle dile getiriyor:

"İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun BAE ziyaretinin arka planında, Husilere karşı İsrail'in gizlice yürüteceği bir askeri ittifak kurma hedefi yattığı konuşulsa da sahadaki gerçekler çok net: Etkili bir kara gücünden yoksun hiçbir askeri ittifak tam anlamıyla hedefine ulaşamaz."

Abdullah, etkili bir kara gücü eksikliği karşısında Suudilerin eski yöntemlere dönüş yaptığını ileri sürüyor.

Yazar, Suudi rejiminin ilk etapta Aden hükümetinin askeri ve güvenlik rolünü yeniden canlandırmayı, sonrasında ise güney vilayetlerinde geniş çaplı asker devşirme kampanyaları başlatmayı planladığını aktarıyor.

Ancak Abdullah, güney halkının –özellikle de Sanaa hükümetiyle silahlı çatışmaya girmeyi reddeden kabilelerin ve Güney Geçiş Konseyi destekçilerinin– bu hamleye karşı ciddi bir direniş gösterdiğine dikkat çekiyor.

Abdullah'a göre, filizlenmekte olan Suudi-Emirlik yakınlaşması, sahadaki bu direnci kırarak güç dengelerini değiştirme potansiyeli taşıyor.

Yazara göre Suudilerin asker arayışı yalnızca Yemen'in güneyiyle sınırlı kalmıyor. Fransız haber sitesi Intelligence Online'ın verilerine atıfta bulunan Abdullah, rejimin geçmişte kendi adına paralı asker toplayan bir dizi danışmanla yeniden temasa geçtiğini iddia ediyor.

Habere göre Suudiler; Kolombiya, çevre ülkeler ve eski Suriyeli milisler arasından yeni bir asker gücü bulmaya çalışıyor, ancak bu sürecin henüz emekleme aşamasında olduğu belirtiliyor.

Makalesinde yabancı paralı asker kullanımının savaşın başından beri uygulanan bir strateji olduğunu hatırlatan yazar, Suudi öncülüğündeki koalisyonun geçmişte asker toplayıp Yemen'e gizlice sokması için Blackwater'ın kurucusu Erik Prince ile anlaştığına dikkat çekiyor.

Abdullah, bu grubun operasyon komutanlarından birinin Taiz vilayetinde öldürüldüğünü hatırlatırken, arayışların Latin Amerika ile sınırlı kalmadığının da altını çiziyor.

Sürece Sudan düzenli ordusunun ve özellikle cephede kritik rol üstlenen Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) de dahil edildiğini belirten yazar; çatışmalarda yüzlerce HDK mensubunun Ensarullah güçleri tarafından esir alındığını, geriye kalan Sudan taburlarının ise Suudi-Yemen sınırında konuşlandırılmaya devam ettiğini aktarıyor.

Analizinin son bölümünde koalisyon güçlerinin yabancı danışmanlara, sözleşmeli subaylara ve bilhassa BAE menşeli askeri şirketlere ne ölçüde bel bağladığını irdeleyen Abdullah, iki önemli isme vurgu yapıyor.

Yazar, ilk olarak BAE Başkanlık Muhafızları'na komuta eden emekli Avustralyalı General Mike Hindmarsh'a dikkat çekiyor ve Hindmarsh'ın emrindeki çok sayıda eski Avustralyalı askerle birlikte Yemen'deki Emirlik güçlerinin eğitilmesinde kilit bir rol oynadığını ifade ediyor.

Abdullah'ın makalesinde işaret ettiği bir diğer kritik isim ise emekli ABD'li General Jim Mattis.

Washington Post'un ulaştığı resmi belgelere dayandırılan bilgiye göre, 2015 yılından itibaren BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid'e askeri danışmanlık yapan Mattis'in asıl görevinin, Yemen'deki savaşın operasyonel süreçlerine dair stratejik danışmanlık yapmak olduğu ileri sürülüyor.

İlgili Haberler