Muhbir: Ayetullah Mücteba Hamanei yönetimden askeri konulara geniş bir uzmanlığa sahip
İranlı diplomat Muhammed Muhbir, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’nin yönetimden ekonomiye, güvenlikten dini ilimlere kadar geniş bir birikime sahip olduğunu belirterek İran’ın geleceğine ilişkin iyimser mesajlar verdi.
YDH ― İranlı diplomat Muhammed Muhbir, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’nin ülke yönetimi, ekonomi, sosyal meseleler ve güvenlik alanlarında geniş bir uzmanlığa sahip olduğunu, askeri konularda da özel bir yetkinlik taşıdığını söyledi.
“Bağımsız İran, Stratejiler ve Yetenekler” başlıklı oturumda konuşan Muhbir, Hamanei’nin dini ilimlerdeki birikimine de dikkat çekti.
Fıkıh, fıkıh usulü, felsefe ve kelam alanlarında güçlü bir bilgiye sahip olduğunu belirten Muhbir, “İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei bu alanlarda kimseden geri kalmıyor, hatta bazı konularda başkalarından daha ileri bir konumda bulunuyor” dedi.
Ayetullah Hamanei’nin derslerini sonlandırmasıyla ilgili bir anısını da paylaşan Muhbir, derslere hem yüz yüze hem de uzaktan binlerce kişinin katıldığını belirtti.
Muhbir, derslerin sona ermesinin ardından Ayetullah Hamanei’yle görüşerek bunun nedenini sorduğunu, kendisine aynı soruyu Şehit Devrim Lideri’nin de yönelttiğinin söylendiğini aktardı.
Ayetullah Hamanei’yle çeşitli toplantılarda bir araya geldiğini anlatan Muhbir, bu görüşmelerde onun ülkenin idari işleyişi ve yönetimin farklı boyutları konusunda dikkat çekici bir yetkinliğe sahip olduğunu gördüğünü söyledi.
Askeri komutanlara iletilen taleplerin önemli bir bölümünün de şehit lider tarafından doğrudan komutanlara aktarıldığını ifade etti.
Ayetullah Mücteba Hamanei’nin göreve gelmesini değerlendiren Muhbir, bunun ülkeye barış getirdiğini savunarak İran’ın geleceğine ilişkin iyimser mesajlar verdi.
Muhbir, “Göreve gelmesinin ülkeye barış getirmesi nedeniyle Tanrı’ya şükretmeliyiz. Emin olun, önümüzde çok parlak bir gelecek var. Bundan hiçbir şüphem yok” dedi.
ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş
Muhbir, İsrail’in askeri kapasitesinin ABD desteğine bağımlı olduğunu savunarak Tel Aviv’in Washington’dan bağımsız hareket edebileceği yönündeki değerlendirmeleri eleştirdi.
“Bugün Siyonist rejim hakkında yürütülen bütün propagandaya rağmen, bu rejim Amerikan desteği olmadan hiçbir şey yapamaz. İsrail’in Amerika’dan bağımsız hareket edebileceği düşüncesi bir şakadan ibaret” dedi.
ABD’nin bütün gücüyle İran’a karşı savaştığını belirten Muhbir, Avrupa ülkeleri, NATO ve diğer güçlerin de çatışmadaki rolüne dikkat çekti.
Avrupa’daki Amerikan ve İngiliz üslerinin ABD’nin kontrolünde olduğunu ve bu tesislerin İran’a karşı yürütülen savaşta kullanıldığını ileri sürdü.
İran’ın sekiz yıl süren savaş deneyimini hatırlatan Muhbir, o dönemde Sovyetler Birliği’nden ABD’ye ve Avrupa ülkelerine kadar çok sayıda gücün İran’ın karşısında yer aldığını söyledi.
Bugünkü çatışmada da dünya güçlerinin ABD’nin yanında savaşa katıldığını savunan Muhbir, Washington’un savaşın başında İran’la çatışmanın üç ya da dört gün içinde sona ereceğini öngördüğünü ve hedeflerini bu beklentiye göre belirlediğini ifade etti.
Ancak Muhbir’e göre ABD, savaşın başında belirlediği hedeflerin yüzde 10’una bile ulaşamadı. Washington’un askeri planının öngörülen sonuçları vermediğini savunan Muhbir, mevcut tablonun ABD’nin beklentileriyle örtüşmediğini söyledi.
İran’ın savaşa hazırlığı
İran’ın ABD’yle olası bir çatışmaya karşı uzun yıllardır hazırlandığını belirten Muhbir, şehit liderin ülkeyi 25 yıl boyunca böyle bir hesaplaşmaya hazırladığını söyledi.
İran’da İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren ABD’yle çatışma ihtimalinin öngörüldüğünü savunan Muhbir, hazırlık sürecinin askeri kapasitenin yanı sıra toplumu da kapsadığını ifade etti.
Muhbir, “Bugün insanların sokaklarda bulunması tesadüf değil; bu, birilerinin onları sokağa çağırmasından da ibaret değil. İnsanlar böyle bir güne hazırlanmış ve eğitilmişti. Askeri alanda da bu öngörünün açık örneklerini görüyoruz” dedi.
Savaşın küresel etkileri
İran’la yaşanan çatışmanın bölgesel sınırları aşarak dünya genelinde milyarlarca insanı etkileyen bir krize dönüştüğünü söyleyen Muhbir, enerji tedarikinde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Gaz, petrol, benzin ve diğer yakıtlardaki sorunların dünya genelinde etkisini gösterdiğini belirten Muhbir, sanayi ve tarım faaliyetlerinin de ciddi biçimde aksadığını savundu.
İran İslam Cumhuriyeti’nin stratejisinin, yeni bir savaşın başlaması halinde çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşeceği öngörüsüne dayandığını belirten Muhbir, İran’ın caydırıcılık kapasitesinin ABD ve İsrail’in ellerindeki bütün imkânları kullanmasını engellediğini ileri sürdü.
İran altyapısına yönelik herhangi bir saldırının bölge genelinde geniş çaplı sonuçlar doğuracağını savundu.
Katar’daki sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) merkezine yönelik saldırıyı örnek gösteren Muhbir, bu saldırının küresel ölçekte etkiler yarattığını söyledi.
Savaşın maliyetinin giderek yükseldiğini belirten Muhbir, “Düşmanlarımız öyle bir noktaya geldi ki çaresiz kaldılar ve ne yapacaklarını bilemiyorlar” ifadelerini kullandı.
ABD kamuoyunda savaşa tepki
Konuşmasının son bölümünde ABD kamuoyunun savaşa yaklaşımını değerlendiren Muhbir, Amerikalıların yüzde 70’inin savaşa karşı olduğunu öne sürdü.
Muhbir, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkedeki popülaritesinin de eşi görülmemiş bir düzeye ulaştığını söyledi.
İlgili Haberler
İran’dan ABD’ye uyarı: 'Sınırlı saldırı bile küresel krize yol açar'
19 Ekim 2026 19:58
Arakçi: İran-Rusya işbirliği bölgesel istikrar için kilit önemde
19 Ekim 2026 19:54
İran'ın yeni savunma bakanı ayağının tozuyla ABD'ye meydan okudu
19 Ekim 2026 18:04
İranlı vekil: Müzakere için önce geçmişteki mutabakatlar uygulanmalı
19 Ekim 2026 17:48
