Son Dakika
İnşa

Yemen Cumhurbaşkanı'ndan ABD-İsrail destekli Suudilere: 'Haklarımızı almak için geri adım atmayacağız'

25 Ekim 2026 22:05 Bu sayfayı yazdır

Yemen Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mehdi el-Meşat, Suudilerin saldırıları ve ablukayı sona erdirmesini, Yemen’e tazminat ödemesini ve ülkenin egemenliğine saygı göstermesini isterken El-Ezher’in barış girişimine destek verdi ve İslam ittifakı çağrısı yaptı.

Yemen Cumhurbaşkanı'ndan ABD-İsrail destekli Suudilere: 'Haklarımızı almak için geri adım …
Yemen Cumhurbaşkanı'ndan ABD-İsrail destekli Suudilere: 'Haklarımızı almak için geri adım … YDH
Yazı boyutu
100%
6 dk okuma

YDH ― Yemen Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mareşal Mehdi el-Meşat, Yemen halkına ve İslam ümmetine hitaben bir mesaj yayımladı.

Meşat, Suud öncülüğündeki savaşın yeniden başlamasının üzerinden yüz günden fazla bir süre geçtiğini hatırlattı.

Yemen'in saldırıları ve ablukayı sona erdirmek adına elindeki tüm mevcut araçları kullanma kararlılığını teyit eden Cumhurbaşkanı Meşat, ülkedeki saldırganlığa son verme iradesini vurguladı.

Meşat, Yemen'e uygulanan haksız Suudi ablukasını ve saldırılarını bitirmeyi, insani sorunları çözmeyi, saldırılardan kaynaklanan zararlar için Yemen halkına tazminat ödemeyi ve uluslararası ilke ile sözleşmeler çerçevesinde ülkenin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı göstermeyi amaçlayan tüm adil ve haklı girişimleri memnuniyetle karşıladı.

On iki yıllık çatışma süreci ve insani yıkımın bilançosu

Konuşmasında 2015 yılından bu yana yaşanan süreci değerlendiren Mareşal Meşat, ”Barışçıl halkımız, 26 Mart 2015 sabahı, Suudi rejiminin Amerikan ve Batılı uçakları kullanarak Yemen vatandaşlarının evlerine, camilerine, okullarına,düğün ve cenaze salonlarına, sivil ve askeri kurumlarına ve onlarca yıldır inşa ettikleri altyapıya yönelik hain bir saldırısıyla şok oldu; bunların hepsi hiçbir gerekçe olmaksızın yapıldı,” ifadelerini kullandı.

Bu saldırganlık ve haksız kuşatma karşısında aşiretlerin silahlı kuvvetler ile güvenlik güçlerinin etrafında kenetlendiğini, çalışanların iş yerlerinde dimdik durduğunu, cephelere insan gücü ve gıda taşıyan yardım konvoylarının yola çıktığını belirten Meşat, Yemen halkının bu direniş sırasında ağır bedeller ödediğini vurguladı.

Suudi savaş uçaklarının saldırıları sonucunda on binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini, halkın başta hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı Salih es-Samed olmak üzere büyük kayıplar verdiğini ve ülke altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiğini kaydeden Meşat, Birleşmiş Milletler raporlarına göre Yemen'deki bu saldırganlığın dünyanın en büyük insani krizini yarattığına dikkat çekti.

Müzakere süreçleri ve 2022 yol haritasının akamete uğraması

Geride kalan süreçte yürütülen diplomatik temaslara değinen Başkan Meşat, ”Bu süreçte samimi niyetlerle birçok müzakere yürüttük ve ulusun ilkelerini ve yüksek çıkarlarını tehlikeye atmayan tavizler verdik. Bunların sonuncusu, Suudi rejimiyle 2022 yılında imzalanan ve kalıcı ateşkesi, ablukanın kaldırılmasını, maaşların ödenmesini, halkın ulusal zenginliklerinden faydalanmasını, sınır kapılarının açılmasını, esirlerin takas edilmesini, insani yardım dosyasının ele alınmasını, daha karmaşık dosyaların ertelenmesini ve bu anlaşmaları taçlandıran ‘yol haritasına’ göre çalışmayı öngören gerilimi azaltma anlaşmalarıydı. Ancak Suudi düşman, verdiği sözlerden caydı” dedi.

Suudi rejiminin, Yemen'in ısrarlı barış çağrılarını bir zayıflık işareti olarak yanlış anladığını dile getiren Meşat, Suudilerin Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in emriyle hareket ettiğini söyledi.

Meşat, Yemen halkını Filistin ve Gazze'deki kardeşlerine verdikleri destek nedeniyle cezalandırmak amacıyla Suudilerin yol haritasından caydığını, sözlerini tutmadığını, ablukayı sürdürerek daha da yoğunlaştırdığını ve mazlum Yemen halkının acılarını derinleştiren haksız ekonomik önlemler dayattığını ifade etti.

Sanaa Havalimanı saldırısı

Meşat, ”Geçtiğimiz dönemde, Suudi rejiminin askeri yığılmasını, paralı askerlerini eğitmesini, ordular kurmasını ve onları her türlü silahla donatmasını, Yemen halkına karşı yeni bir saldırı hazırlığı olarak gözlemledik. Ardından, 13 Temmuz'da planladığı tırmanışı başlattı ve Sana'a Uluslararası Havalimanı'na, hastaları, mahsur kalan kişileri ve Seyyid Ali Hamenei’ye taziye ziyaretlerine katılan Yemen heyetini taşıyan bir uçağın inişini engellemek için bir saldırı ve bombalama düzenledi. Bu eylem, ablukasını doğruladı, suçunda ısrarını gösterdi ve otuz milyondan fazla Yemenlinin acılarını daha da artırdı,” değerlendirmesinde bulundu.

Meşat, ”Bunun üzerine milyonlarca Yemenli, haksız Suudi saldırganlığı ve ablukasına karşı koyulmasını, bunun sona erdirilmesini ve ülkenin kuzey ve güneyinde bir milyondan fazla Yemenli çalışanın maaşlarını sağlayan ulusal zenginliklerinin geri verilmesini talep ederek sokaklara döküldü. Devrim Lideri Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi'nin temsil ettiği bilge liderlik karşılık verdi ve Yemen ordusu ablukaya abluka ve tırmanmaya tırmanma denklemini uygulamaya başladı” diye konuştu.

El-Ezher girişimine destek

Yemen ordusunun savaş etiğine ve İslami prensiplere bağlılığına rağmen Suudi rejiminin sivilleri hedef almaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Meşat, düzenlenen yaklaşık üç bin baskında çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 562'den fazla sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Meşat sözlerini, "Yemen Cumhuriyeti olarak haklı ve adil bir davamız var; bu dava, 12 yıldır devam eden ülkemize yönelik haksız Suudi ablukasına ve saldırganlığına son vermektir. Pozisyonumuzun meşruiyetini Allah'ın Kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e ve Yüce Allah'ın 'Size zulmeden kimseye, size zulmettiği gibi karşılık verin' sözüne dayandırıyoruz" şeklinde sürdürdü.

Barış girişimlerine ilişkin tutumlarını da açıklayan Meşat, "Allah'ın 'Uzlaşma en iyisidir' sözüne uygun olarak, kardeş Arap Cumhuriyeti Mısır'da El-Ezher eş-Şerif tarafından başlatılan girişimi tam olarak memnuniyetle karşılıyorum. Bu bağlamda ortaya çıkan her türlü girişim memnuniyetle karşılanacak ve arabulucular ile tarafların samimi bir iradesi olması halinde başarılı olacağı aşikar; zira barış seçeneği daha az maliyetli, daha etkili ve sürdürülebilir olma olasılığı daha yüksek bir seçenek" ifadelerini kullandı.

İslam ittifakı çağrısı

Filistin halkını destekleme ve ümmetin temel meselesi olan Filistin ile Mescid-i Aksa'ya bağlı kalma konusunda Yemen'in ilkeli ve dini duruşunun kararlılığını yeniden teyit eden Meşat, İslam dünyasının karşı karşıya olduğu tehlikeler ve zorluklarla, özellikle de İsrail ve Amerikan projesiyle mücadele etmek amacıyla bir İslam ittifakı kurulması çağrısında bulundu.

Bu ittifakın, İslam ülkeleri arasındaki farklılıkları ve çatışmaları ele alarak, İslami kardeşlik ve birlik ilkelerini pekiştirerek ve tüm alanlarda yakınlaşma ile işbirliği yollarını açarak kurulması gerektiğini belirtti. Kızıldeniz ve çevresindeki seyrüsefer güvenliğine de değinen Meşat, "Denizcilik güvenli durumda ve güvenliği tehdit eden şey Suudi rejiminin Babulmedeb'i savaş alanına dönüştürmesi; uluslararası toplumu bunu kınamaya çağırıyoruz" diye ekledi.

Yemen halkına seslenen Cumhurbaşkanı, "Yemen halkımıza, Allah'ın lütfu ve yardımıyla, haklarını geri almak için çeşitli ve şaşırtıcı seçeneklerimiz olduğunu temin ediyoruz ve Allah'a güvenerek, O'nun zaferine inanarak, davamızın adaletine inanarak, zorluklara karşı sabırlı, yükselen dağlar gibi sarsılmaz bir şekilde ilerleyeceğiz ve bu haklarımızı geri almak için canımızı feda etsek bile geri adım atmayacağız. Nihai zafer doğru olanlara ait ve zalimlere karşı olan dışında hiçbir saldırganlık yok" dedi.

Kutsal mekanlar üzerinden yürütülen tartışmalar

Suudi rejiminin Medine'nin hedef alındığı yönündeki iddialar da dahil olmak üzere Yemen'e karşı tekrarladığı uydurma ve iftiraların, bu rejimin ulaştığı acizlik ve başarısızlık durumunu yansıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Meşat, Suudilerin Siyonist planlara göre hareket ettiğini söyledi.

Mekke'ye, Mescid-i Haram'a gelen hacılara veya Medine'ye ve Mescid-i Nebevi'ye yönelik herhangi bir saldırıdan ve bu suçu Müslüman Yemen halkına yükleme girişiminden tamamen Suudi rejimini sorumlu tuttuğunu belirten Meşat, "Böyle bir aptallık işlenirse, İslam milletimiz, alimleri, halkı, seçkinleri ve gençleri, başta inanç ve bilgelik sahibi insanlar, gerçek Yemen Müslümanları olmak üzere, sessiz kalmayacak. Mekke,Medine ve kutsal yerleri her türlü yolla savunmak için sesini duyuracak ve pratik bir duruş sergileyecek; çünkü kutsal yerler bizim için kırmızı çizgi" uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Meşat ayrıca, Yemen halkına karşı Suudi rejiminin yalanlarını ve iftiralarını benimseyen açıklamalar yayımlayan ve bu yönde tutum alan tüm yönetimlere ve kuruluşlara çağrısını yineleyerek, pozisyonlarını yeniden gözden geçirmelerini ve yargıda bulunmadan önce herhangi bir haberi doğrulama ve teyit etme konusunda İslami kurallara uymalarını istedi; Yemen halkının bu konudaki yasal ve ahlaki haklarının saklı olduğunu vurguladı.

İlgili Haberler