Netanyahu’nun gitmesi İran’la savaşın sadece taktiklerini değiştirir
İranlı analistler, Netanyahu’nun yenilgisinin İran’la çatışmayı sona erdirmeyeceğini; kapsamlı savaşın yerini suikast, siber saldırı ve sabotajların alabileceğini belirtiyor.
YDH- İran, yarın yapılacak İsrail seçimlerinin sonuçlarının iki ülke arasındaki çatışmanın seyrini değiştirip değiştirmeyeceğini izliyor. El-Ahbar gazetesinin İran editörü Muhammed Hacavi, İran’da siyasi akımların İsrail’le karşı karşıya gelme gerekliliği konusunda büyük ölçüde ortaklaştığını, ayrışmanın ise bu çatışmanın nasıl yürütüleceği konusunda yaşandığını yazdı.
İran ve İsrail, 7 Ekim 2023’ten önce uzun süre “gölge savaş” yürütürken sonraki gelişmeler iki tarafı doğrudan karşı karşıya getirdi. Tahran, haziran ve şubat aylarında yaşanan savaşlarda Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı harekâta sürüklemede belirleyici rol oynadığını düşünüyor. Bu nedenle İran’a göre Netanyahu’nun yeniden seçilmesiyle muhalefetin iktidara gelmesinin sonuçları farklı olabilir.
Muhalefet iktidarında çatışma daha örtülü yürüyebilir
İranlı İsrail uzmanı Mansur Berati, el-Ahbar’a yaptığı değerlendirmede, Netanyahu’nun kazanmasının İran’la savaş ve çatışma durumunun sürmesi anlamına geleceğini söyledi. Muhalefetin iktidara gelmesi halinde ise çatışmanın “kırmızı bölgeden gri bölgeye” kayabileceğini, kapsamlı savaşın yerini gizli güvenlik operasyonlarının alabileceğini belirtti.
Berati’ye göre Netanyahu, İran’la çatışmayı seçim kampanyasının başlıca gündem maddesi haline getirdi. İsrail’in düşmanlarının, özellikle İran’ın, seçimleri kaybetmesini istediği yönündeki söylemini öne çıkaran Netanyahu, İran yönetimini devirmeyi de önümüzdeki iki yıl için temel vaatlerinden biri olarak sundu. Trump’ın Netanyahu’ya açık desteğini ve onu “görevi tamamlamadaki ortağı” olarak nitelemesini hatırlatan Berati, Netanyahu’nun iktidarda kalmasının özellikle Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında İran’la varoluşsal çatışmayı sürdürme olasılığını artıracağını söyledi.
Gadi Eisenkot ve Naftali Bennett’in öncülük ettiği muhalefet iktidara gelirse çatışmanın niteliğinin değişebileceğini belirten Berati, bunun İran’la uzlaşmaya yönelmek anlamına gelmediğini vurguladı. Berati, muhalefetin İran’a karşı suikastlar, siber saldırılar ve tesislere yönelik sabotajlar gibi güvenlik operasyonlarına ağırlık verebileceğini değerlendirdi.
Muhalefet ittifakındaki bazı isimlerin Netanyahu’dan farklı bir yaklaşım benimsediğini kaydeden Berati, Demokratlar Partisi lideri Yair Golan’ın İran’ın eski lideri Ayetullah Ali Hamenei’ye yönelik suikastı hata olarak nitelediğini hatırlattı. Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve başbakanlık için öne çıkan adaylardan Eisenkot da İsrail’in İran’ın nükleer ve füze kapasitesini, ayrıca bölgesel ağını tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemesini yanlış buldu. Berati’ye göre Eisenkot, Netanyahu’nun İran yönetimini iki yıl içinde devirme söyleminin İran’ın coğrafyası ve tarihine ilişkin bilgisizliğini yansıttığını söyledi.
“Netanyahu’nun yenilgisi savaşı önlemeye yetmez”
Uluslararası ilişkiler uzmanı Mehdi Hanalizade ise İran’ın Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesini tercih ettiğini, ancak bunun önümüzdeki haftalarda veya aylarda İran’a karşı üçüncü bir savaş çıkmasını engellemeyeceğini söyledi. Hanalizade’ye göre İsrail ve ABD’deki partiler İran’a düşmanlık ve yönetimi devirme hedefinde birleşiyor; aralarındaki fark, bunu uygulama yöntemlerinde ortaya çıkıyor.
Hanalizade, İran’ın ABD ara seçimlerinde Demokratların kazanmasını da Washington’ın iç siyasete daha fazla odaklanacağı ve Trump yönetiminin İran’a karşı hareket alanının daralacağı düşüncesiyle tercih ettiğini belirtti. Ona göre Demokratların ya da Netanyahu karşıtlarının kazanması, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik düşmanlığını değiştirmeyecek; ancak çatışmanın taktiklerini etkileyebilecek.
Netanyahu’nun iktidardan ayrılmasının İran açısından olumlu olacağını söyleyen Hanalizade, Netanyahu’nun ABD’yi İran’a karşı savaşı sürdürmeye ikna etme kapasitesinin yüksek olduğunu savundu. Bununla birlikte, ABD’de yeni Kongre ve İsrail’de yeni hükümet göreve başlayana kadar geçecek sürede Trump ile Netanyahu’nun İran’a karşı ağır bir askerî harekâtı koordine edebileceğini belirtti. Hanalizade, bu olasılığın İran’daki çevrelerde kesin bir değerlendirme olarak görüldüğünü ifade etti.




