Lübnanlı gazeteci: Netanyahu, siyasi rakiplerini bölerek yeniden iktidarda kalabilir
Lübnanlı gazeteci Kasım Kasım, İsrail seçimlerinin ardından İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun muhalefeti bölerek iktidarını sürdürme ihtimalini, koalisyon pazarlıklarını ve İsrail’in bölgeye yönelik güvenlik politikalarının seçimlerden bağımsız biçimde devam edeceğini değerlendirdi.
YDH ― Lübnanlı gazeteci Kasım Kasım, İsrail seçimlerinin ilk sonuçlarını, olası koalisyon senaryolarını ve seçimlerin bölgeye yansımalarını değerlendirdi.
Kasım, İsrail'in güvenlikle ilgili değişmez ve sabit politikaları olduğunun altını çizdi. İsrail ordusunun doktrin değiştirerek “tehdidi oluştuğunda değil, henüz oluşmadan önce bertaraf etmeye” dayanan saldırgan bir taarruz doktrini benimsediğini belirten Kasım, başbakanlık koltuğuna kimin oturduğunun bu durumu değiştirmeyeceğini şu sözlerle anlattı:
Başbakanlığa kim gelirse gelsin—Netanyahu, Gantz, Eisenkot, Bennett veya bir başkası—bu güvenlik doktrini değişmeyecektir. İran'a, bize ve tüm bölgeye yönelik saldırganlık politikası, iktidara kim gelirse gelsin kesintisiz devam edecektir. Liderler arasındaki tek fark motivasyon ve yöntem farkıdır; biri 'Onları 100 ton bombayla vuralım' derken, diğeri 'Hayır, 80 tonla vuralım' demektedir. Aralarındaki tek fark bundan ibarettir; askeri ve güvenlik rotası ile İsrail'in güvenliğine dair her şey olduğu gibi devam edecek, hiçbir şey değişmeyecektir.
Mevcut rakamların Netanyahu'nun İsrail iç siyasetinde hâlâ en güçlü figür olduğunu kanıtladığını söyleyen Kasım, kendi iktidarı döneminde 7 Ekim gibi bir olay yaşanmasına ve çok sayıda Yahudi'nin ölmesine rağmen bu denli yüksek oy alabilmesinin onun gücünü gösterdiğini ifade etti.
Kasım, ”Gazze sınırında bulunan ve 7 Ekim'de yerle bir olan Sderot kentindeki seçmenlerin yüzde 60'ı Netanyahu'ya oy vermiştir. İşte Netanyahu gerçeği budur” dedi.
İsrail toplumunun sosyolojik yapısında orduya ve eski Genelkurmay Başkanlarına karşı özel bir zaaf ve sempati bulunduğuna işaret eden Lübnanlı gazeteci, siyasete atılan her yeni Genelkurmay Başkanının başlangıçta kamuoyu yoklamalarında büyük bir rüzgâr yakaladığını belirtti.
Bugün Eisenkot'un yaşadığı durumun geçmişte Benny Gantz'ın yaşadığı süreçle birebir aynı olduğunu kaydeden Kasım, Gantz'ın ilk seferinde Netanyahu ile koalisyon kurduğunu, ancak ikinci seferde Netanyahu tarafından siyasi olarak tamamen silindiğini ve bugün seçim barajını dahi geçemeyeceğini bildiği için aday olamadığını hatırlattı.
Eisenkot'u çevreleyen askeri halenin ve “Gazze savaşında oğlunu kaybetmiş baba” imajının da bir süre sonra Netanyahu tarafından aynı şekilde eritileceğini öngören Kasım Kasım, Netanyahu'nun rakiplerini tasfiye etme konusundaki ustalığını Ariel Şaron örneğiyle açıklayarak sözlerini şöyle tamamladı:
Şunu hatırlatmak yeterlidir: Bizim toplumsal ve siyasi literatürümüzde İsrail tarihinin en vahşi ve en kötü lideri olarak Ariel Şaron gösterilir; hatta birinin acımasızlığını anlatmak için 'Şaron gibi yaptı' denir. İşte o vahşi Şaron bile Netanyahu'ya tahammül edememiş, Likud Partisi'ni terk ederek Kadima Partisi'ni kurmuştu; Netanyahu ise gidip Şaron'un kurduğu Kadima'yı da dağıtmıştı. Netanyahu işte bu denli güçlü bir siyasi figürdür.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun uzun yıllara dayanan siyasi tecrübesiyle karşı cepheden isimleri kendi safına çekme konusunda hazırlıklı olduğunu belirten Kasım, Likud Partisi'nin seçim öncesi yürüttüğü perde arkası çalışmayı şu sözlerle aktardı:
Likud Partisi, henüz seçimler öncesinde Eisenkot'un 'Yaşar' Partisi'ndeki tüm üyelerin ve İsrail muhalefetindeki tüm adayların detaylı profillerini çıkarmıştır. Kime nasıl baskı yapılabileceğini, kimin hangi vaatlerle ikna edilebileceğini ve muhalefetten kopup Likud'a katılabilecek isimleri belirlemek amacıyla tüm dosyaları incelemişlerdir. Örneğin, Netanyahu ve müttefiklerinin sandalye sayısı 59'a ulaşırsa, Netanyahu'nun Knesset'te hükümeti kuracak 61 sandalyeye ulaşmak için Eisenkot cephesinden sadece iki kişiyi koparması yeterli olacaktır.
Netanyahu'nun 61 sandalyeye ulaşmak için güvenlik kartını oynayabileceğini, hatta bir savaşa dahi başvurabileceğini öne süren Kasım, Netanyahu'nun muhalefetteki sağ eğilimli isimlere, ”Biz savaş halindeyken ve İsrail'in güvenliği söz konusuyken siz siyasi hesaplar mı yapıyorsunuz?” veya ”İki sandalye yüzünden ülkeyi yeniden seçime götürmeyi kabul ediyor musunuz?” diyerek baskı kurabileceğini kaydetti.
Netanyahu'nun muhalefet partilerini bölmek için çok cazip vaatler sunabileceğini ifade eden Kasım Kasım, Lieberman'a dönüşümlü başbakanlık teklif edilebileceğini, benzer bir mesajın Eisenkot'a da iletildiğini söyledi.
Kulislerde konuşulan bu senaryoya dair detayları paylaşan Kasım, sözlerini şöyle sürdürdü:
Netanyahu'nun ilk iki yıl kendisinin, ikinci iki yıl ise Eisenkot'un başbakan olacağı bir ulusal birlik hükümetine sıcak baktığı, ikinci iki yıllık süreçte ise Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı seçilerek hakkındaki tüm yolsuzluk ve suçlamalardan af yoluyla kurtulmayı planladığı yönünde mesajlar gönderilmiştir. Eisenkot, geçmişteki Gantz tecrübesini gerekçe göstererek aynı hatayı tekrarlamayacağını belirtmiş ve bu teklifi reddetmiştir. Ancak Likud ve Netanyahu'nun somut garantiler sunması, hatta Trump'ın devreye girerek Netanyahu'nun geçmişteki oyunu tekrarlamayacağına ve Eisenkot'un görev süresini tamamlayacağına dair güvence vermesi gibi güçlü ihtimaller de mevcuttur.
Eisenkot'un kendi önüne çok fazla engel koyduğunu dile getiren Kasım Kasım, muhalefet cephesindeki tıkanıklığı şöyle değerlendirdi:
Eisenkot, Araplarla görüşmeyi ve Arapların dışarıdan desteklediği bir hükümeti reddetmekte, aynı zamanda tüm seçim kampanyasını Haredilerin (Ultra-Ortodoks Yahudiler) askere alınması üzerine kurduğu için Haredilerle de kriz yaşamaktadır. Hem Arapları hem de Haredileri dışladığında, hükümet kurmak için geriye yalnızca diğer sağ partiler kalmaktadır. Eisenkot, Araplarla—yani Ortak Liste veya Birleşik Arap Listesi ile—görüşmeye karar verse dahi, kendi koalisyonundaki Bennett ve Lieberman bunu kesinlikle kabul etmeyeceklerini açıkça beyan etmişlerdir. İsrail İşçi Partisi ve solunun bakiyesini temsil eden Yair Golan'ın hükümeti kurmak için Arap listeleriyle görüşülmesi yönündeki çağrılarına da yanıt vermeyeceklerdir. Kısacası Eisenkot, Araplara yöneldiği takdirde kendi koalisyonu kendiliğinden dağılacaktır.
Sonuçlar netleşmeden önce Eisenkot'un Knesset'te Arap partilerinin dışarıdan sağlayacağı siyasi şemsiye ile 53 ila 56 milletvekiline dayanan bir azınlık hükümeti kurabileceği senaryosunun konuşulduğunu anımsatan Kasım, Netanyahu liderliğindeki sağ bloğun 55 sandalyeye ulaşarak en büyük grup haline gelmesiyle birlikte 45 sandalyeli Eisenkot için bu ihtimalin imkânsız hale geldiğini kaydetti.
Lübnanlı gazeteci ayrıca, Eisenkot 55 sandalyeye ulaşmış olsaydı bile böyle bir azınlık hükümetinin büyük siyasi şantajlara açık olacağını ve ilk krizde dağılmaya mahkûm kalacağını ekledi.
Mevcut rakamlar ışığında tarafların birbirine taviz vermesiyle bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasının ihtimal dahilinde olduğunu belirten Kasım, buna karşın Netanyahu'nun zihniyeti göz önüne alındığında öncelikli hedefinin karşı cepheden bir grubu koparmak olacağını öngördü.
İsrail'de asıl kritik ve tehlikeli meselenin seçimlerin kendisi veya hükümet kurma süreci değil, kurulacak hükümeti tamamen kontrol altına alan “koalisyon anlaşmaları” olduğunun altını çizen Kasım, bir önceki hükümet döneminde yapılan pazarlıkları örnek göstererek sözlerini şöyle tamamladı:
Örneğin, hükümeti kurmak isteyen bir lider bir partiyle masaya oturduğunda, karşı taraf 'Şu dört şartımı kabul etmeden seninle görüşmem ve koalisyona girmem' diyerek şartlarını yazılı bir anlaşmaya bağlar. Netanyahu, bir önceki hükümetinde tam olarak bunu yapmıştır: Ben-Gvir, Ulusal Güvenlik Bakanı olmak ve hapishanelerde belirli uygulamaları hayata geçirmek için şartlar koşmuş, Netanyahu bunları kabul etmiştir. Şas Partisi; dindar öğrenciler, askerlik muafiyetleri ve mali bütçeler konusunda taleplerde bulunmuş, Netanyahu hepsini onaylamıştır. Smotrich ise Maliye Bakanlığı'nın yanı sıra Batı Şeria'yı yönetmek amacıyla Savunma Bakanlığı bünyesinde özel bir bakanlık makamı talep etmiş, Netanyahu bunu da kabul etmiştir.
İmzalanan koalisyon anlaşmalarına hem başbakanın hem de hükümeti kuran parti liderinin uymak zorunda olduğunu hatırlatan Lübnanlı gazeteci Kasım Kasım, tüm siyasi şantajların, pazarlıkların ve al-ver süreçlerinin bu metinler üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
Önümüzde iki-üç aylık bir müzakere süreci bulunduğunu ifade eden Kasım, İsrail'de Lübnan'daki gibi yetkileri kısıtlanmış “geçici işleri yürüten hükümet” kavramının olmadığına dikkat çekti.
Seçimler nedeniyle Knesset'in tatile girdiğini ve bütçe gibi çok acil durumlar dışında gelecek hükümeti olumsuz etkileyebilecek yasalar çıkaramayacağını aktaran Kasım, buna karşın yürütme kanadında hiçbir yetki kısıtlaması bulunmadığını vurguladı. Gazeteci, ”Netanyahu, önümüzdeki üç ay boyunca—ister yeni hükümet kurulsun ister kurulmasın, ister seçimler yenilensin ister yenilenmesin—tam yetkili başbakan olarak kalmaya devam edecektir ve istediği her adımı atabilir; bu konuda hiçbir değişiklik olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
İlgili Haberler
10 milyonlarca dolarlık silahlar Suudileri Yemen'in füzelerinden koruy…
28 Ekim 2026 22:40
Netanyahu başbakanlıktan düşerse işin ucu zindana kadar gider
28 Ekim 2026 22:38
İsrail seçimleri: Bölgesel bir depremin ilk sinyali
28 Ekim 2026 22:30
Yemen cephesinde son durum, İsrail-ABD seçimleri ve İran'a karşı savaş…
25 Ekim 2026 22:48
