Son Dakika
İnşa

Anket: Geçim sıkıntısına rağmen Lübnanlı Şiiler direnişten vazgeçmiyor

03 Kasım 2026 07:38 Bu sayfayı yazdır

Ankete katılan Lübnanlı Şiilerin yüzde 97’si İsrail’le “normalleşmeyi” reddederken, yüzde 77’si seçim yapılması halinde direnişin ya da desteklediği listenin adaylarına oy vereceğini söyledi.

Anket: Geçim sıkıntısına rağmen Lübnanlı Şiiler direnişten vazgeçmiyor
Anket: Geçim sıkıntısına rağmen Lübnanlı Şiiler direnişten vazgeçmiyor YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- İslami Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezi’nin Lübnanlı Şiiler arasında yaptığı bir anket, katılımcıların yaklaşık yüzde 80’inin yaşam koşullarının geçen yıla göre kötüleşmesini beklemesine rağmen, toprakların kurtarılması için silahlı direniş seçeneğinden vazgeçmediğini ortaya koydu.

Katılımcıların yüzde 62,3’ü İsrail işgalinin sona ermesini en önemli mesele olarak gördü. Yüzde 48,4’ü toprağı kurtarmanın, Lübnan’ın güvenliğini ve egemenliğini sağlamanın en etkili yolunun silahlı direniş olduğunu belirtirken, yüzde 53,5’i savaş ve barış kararının yalnızca direnişin elinde olması gerektiğini, yüzde 37,6’sı ise kararın devlet ile direniş arasında uzlaşıyla alınmasını savundu.

Merkezin “Şii çevrenin kurtuluş ve siyasi tutum konularındaki görüşü” başlıklı anketi, kötüleşen yaşam koşullarının siyasi tutumu belirlemediği; işgalin öncelikler sıralamasında geçim sıkıntısının önüne geçtiği sonucuna vardı. Ankete göre mevcut siyasi otorite büyük ölçüde reddedilirken orduya güven duyuluyor ve direniş listelerinin seçimlerde gerçek bir rakibi bulunmuyor.

Lübnan’da yaşayan 1065 Şiinin katıldığı araştırma, Şiilerin ülkedeki tüm yerleşim bölgelerini kapsadı. Örneklem; Güney Lübnan, Nebatiye, Baalbek-Hermel, Orta ve Batı Bekaa’nın yanı sıra Beyrut’u ve Cebel Lübnan vilayetini, özellikle güney banliyöleri ile Keyfun ve Kumatiye beldelerini içerdi.

Ekonomik kaygılara rağmen direniş seçeneği

Anketin direniş seçeneğine ilişkin sonuçları, Hizbullah’ın İsrail saldırılarında yıkılan evlerin sahiplerine barınma ödeneği vermeye henüz başlamadığı ve bu yönde bir duyuru yapmadığı bir dönemde yayımlanması bakımından önem taşıyor. Bu durum, sonuçların “siyasi karşılık” ya da “siyasi para” etkisiyle ortaya çıktığı iddiasını zayıflatıyor.

Katılımcılar, ekonomik ve geçim koşullarına ilişkin belirsizliğe rağmen direnişe bağlılıklarını dile getirdi. Geçen yıla kıyasla mevcut yaşam koşullarının nasıl değerlendirildiği ve gelecek yıl için ne beklendiği sorularında katılımcıların yalnızca yüzde 3’ü koşulların önemli ölçüde iyileşeceğini, yüzde 20’si ise iyileşeceğini öngördü.

Lübnan’daki siyasi otoriteye ilişkin sorularda katılımcıların yüzde 56’sı orduya güvendiğini belirtirken, Cumhurbaşkanlığı makamına ve mevcut hükümetin performansına yönelik güvensizlik öne çıktı. Ankete göre Şiilerin yüzde 81’i Cumhurbaşkanlığı makamına güvenmiyor. Bu sonuç, Baabda Sarayı’nı ziyaret eden ve saray kürsüsünden “cumhurbaşkanına, Lübnan’ın meşruiyetine ve düşmanla müzakereleri kurtuluş yolu olarak görmeye bağlılıklarını” dile getiren Şii temsilcilerin ne ölçüde temsil gücüne sahip olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Şiilerin mevcut hükümetin performansından memnuniyet oranı yüzde 12’de kaldı; hükümete güvenmeyenlerin oranı yüzde 88’e ulaştı. Ayrı bir soruda katılımcıların yüzde 81’i hükümetin değiştirilmesini istedi.

Siyasi otoriteye güvensizlik ve direnişe destek

Anketin siyasi tartışmaları, direniş silahının rolü ve bu silahla ilgili hükümetin kuruluş belgeleri ile bakanlık bildirgelerinde yer alan ifadeler gibi temel başlıklara uzandı. Şiilerin yüzde 84’ü direniş silahının rolünü “tehdit sürdüğü müddetçe koruma ve caydırıcılık” olarak tanımlarken, silahların yalnızca devletin elinde toplanmasını destekleyenlerin oranı yüzde 4’te kaldı.

Ankete göre katılımcıların yüzde 50’si toprağı kurtarmanın ve Lübnan’ın güvenliğiyle egemenliğini sağlamanın en etkili yolunun silahlı direniş olduğunu düşünüyor. İran-ABD hattını tercih edenlerin oranı yüzde 16, diplomasi ve müzakereleri en iyi yol olarak görenlerin oranı ise yüzde 13 oldu. Kurtuluş yolu olarak silahlı direnişi seçenlerin yüzde 54’ü, savaşın yeniden başlamasına yol açsa bile işgale karşı askerî operasyonların sürdürülmesini destekledi. Yüzde 24 ise operasyonların savaşın yeniden başlamasına yol açmayacak bir tempoda sürdürülmesinden yana görüş bildirdi.

Lübnan’daki siyasi otoriteye duyulan güvensizlik, İsrail’le imzalanan çerçeve anlaşmasına yönelik tutuma da yansıdı. Şiilerin yüzde 86’sı anlaşmaya olumsuz yaklaştı; katılımcıların yüzde 97’si İsrail’le “normalleşmeyi” reddetti.

Savaş ve barış kararını kimin alması gerektiği sorusunda ise tek ve güçlü bir blok oluşmadı. Katılımcıların yüzde 53’ü kararın yalnızca direnişin elinde olması gerektiğini, yüzde 37’si ise devlet ile direnişin uzlaşmasıyla alınmasını tercih etti. Rapor, katılımcıların yaklaşık üçte birine ulaşan bu “uzlaşı bloğunun” küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.

Şii seçmenlerin kendi temsilcilerini ve diğer Şii siyasi güçleri değerlendirme ölçütleri de farklılaştı. Katılımcıların yüzde 32’si kendi temsilcilerini hizmet ve kalkınma sağlama ölçütüne, yüzde 30’u ise ulusal role göre değerlendirdi. Diğer Şii siyasi güçlerin performansını değerlendirirken İsrail’e karşı direnişe yönelik tutumu esas alanların oranı yüzde 70’e çıktı; yerel kalkınmayı ölçüt alanların oranı yüzde 15’te kaldı. Rapora göre bu sonuçlar, direniş listelerinin seçimlerde gerçek bir rakibi bulunmadığına işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 77’si, parlamento seçimleri yarın yapılsa oyunu direnişin listesine ya da direniş tarafından desteklenen listeye vereceğini söyledi.

İlgili Haberler