HABERLER    ANALİZLER
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
10-06-2016 tarihinde, 17:21 saatinde eklendi
İran TV’sinden Tahran toplantısı yorumu
İran TV’sinden Tahran toplantısı yorumu
İran devlet televizyonu, Rusya, İran ve Suriye savunma bakanlarının Tahran’da yaptığı üçlü toplantıyla ilgili yorumunda Suriye savaşında nihai aşamaya geçildiğini öne sürdü.

YDH- İran'ın girişimiyle Tahran'da yapılan ve İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, Surye Savunma Bakanı Fahad Casim el-Fryec ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun katıldığı toplantıyla ilgili olarak Ahmed Kazımzade imzasıyla İran devlet televizyonunun resmi internet sitesinde yayımlanan yorumda şu ifadelere yer verildi.

İran, Rusya ve Suriye, Suriye’ye dayatılan savaşın başından beri Suriye’nin yanında yer aldı ve bu konuda yakın bir işbirliği sergiledi; ancak bu üç ülkenin savunma bakanları Perşembe günü Tahran’da olduğu gibi ortak bir toplantıda şimdiye kadar hiç bir araya gelmemişti.

Bu, Suriye savaşının birçok iniş çıkışın ardından nihai ve kader belirleyici bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Her üç ülkenin ulusal güvenliği, savunma alanındaki işbirliğinin çok daha fazla koordine edilmesini ve güçlendirilmesini gerektiriyor.

Tekfirci terör tehlikesinin küresel boyut kazanması, tüm ülkelerin buna karşı mücadeleye katılmasını icap ettiriyor; ancak başta Amerika olmak üzere batılı ülkeler, bugünkü aşamada tekfirci terör tehlikesinin dönemsel de olsa kendi sınırlarından uzak olduğunu hissediyor.

Öte yandan bu ülkeler, başta Suudi Arabistan olmak üzere tekfirci grupları destekleyen ülkelerin yoğun baskısı altında bulunuyor, bu yüzden de tekfirci terör tehlikesine karşı gereken ciddiyeti ve motivasyonu göstermiyor.

Bu şartlarda, İran, Rusya ve Suriye, tekfirci terörle mücadele sorumluluğunu tek başına omuzlamaktan başka çare görmüyor.

Bu üç ülkeyi terörle mücadelede bu kadar kararlı kılan şey, henüz Suriye muhaliflerinin ve onları destekleyen ülkelerin sorunun siyasi yollarla çözümüne inanmadığının açıkça ortaya çıkması ve Suudi Arabistan gibi bazı ülkelerin desteklediği grupları Cenevre müzakerelerinden çekmesi, ayrıca Suriye’deki yasal hükümeti devirmeye yönelik tutumunu tekrar etmesidir.

Çünkü Arabistan ve terörist grupları destekleyen diğer ülkeler, ateşkes ortamını tekfircileri daha fazla silahlandırmak için bir fırsat olarak kullandılar, bu gruplar da bu fırsattan yararlanarak güçlerini çeşitli mevzilere konuşlandırdılar.

Bu arada Amerika da silahlı ve tekfirci grupların ateşkesi defalarca ihlal etmesi karşısında sessiz kalmayı tercih etti; Rusya’nın ateşkesi ihlal eden bu grupların cezalandırılması için yaptığı çağrıya cevap vermedi.  

Ayrıca tam da bölgedeki Kürtlerin bağımsızlık taleplerini dile getirdikleri bir dönemde Amerika’nın Suriye’nin kuzeyindeki askeri varlığını arttırması, yeni kaygıların ortaya .çıkmasına neden oluyor.

Bütün bu gelişmeler, İran, Rusya ve Suriye’nin tekfirci terörle mücadele inisiyatifini ele geçirmesine sebep oldu.

Aslında tekfirci terörün bir araç olarak kullanılması, başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı bölge ülkelerinin tekfirci teröristlere verdiği desteği arttırması ve Batılı ülkelerin de buna sessiz kalması İran, Rusya ve Suriye’yi böylesi bir yönelişe sevk etti.

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
Batı, İdlib konusunda Rusya’yı aşağılamak istiyor 24-09-2018 tarihinde eklendi
İl-20’nin ardından İsrail-Rusya arasında Moskova görüşmeleri: İsrail’in iddiaları ve Moskova’nın tepkisi 22-09-2018 tarihinde eklendi
İsrail Rus uçağını düşürerek Putin’i aşağıladı 20-09-2018 tarihinde eklendi
İl-20 ve gelişmeler; Günün trafiği ve Rusya’dan görüşler 19-09-2018 tarihinde eklendi
Amerika’nın Irak’taki nüfuzunun azaldığının ilk belirtileri 17-09-2018 tarihinde eklendi
İsrail’in umutsuz kışkırtması 17-09-2018 tarihinde eklendi
Irak meclisinde çoğunluk grubu oluşturma keşmekeşi 10-09-2018 tarihinde eklendi
Bağdat'ta ABD'ye uyanma çağrısı: Haydar İbadi Irak’ın Mursisi mi olacak? 10-09-2018 tarihinde eklendi
İdlib, Doğu Halep’in tekrarı; ama İdlib’den başka İdlib yok 03-09-2018 tarihinde eklendi
Kazanarak Kaybetmek: ABD’nin Afganistan, Irak ve Suriye’deki savaşları 01-09-2018 tarihinde eklendi
Güncel
23:06 (17.09.2018)
Suriye Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri, deniz yönünden Lazkiye'ye gelen düşman füzelerine karşılık verdi. Füzelerden bazıları hedeflerine ulaşamadan imha edildi.
22:54 (17.09.2018)
El Ahd: Banyas rafinerisinin vurulduğu yönündeki haberler doğru değil.
22:46 (17.09.2018)
İlam el-Harbi: Suriyeli askeri kaynak: Hava savunma sistemleri, Lazkiye'ye deniz tarafından gelen füzelere karşılık veriyor. Füzelerden bazıları hedefe ulaşamadan düşürüldü.
22:45 (17.09.2018)
El Ahd: Suriye hava savunması, Lazkiye'deki Teknik Sanayi Kurumunu hedef alan füzelerden bazılarını düşürdü.
22:45 (17.09.2018)
SANA: Suriye'nin kuzeybatısındaki Lazkiye'ye henüz kaynağı belirsiz saldırı oldu.
22:13 (15.09.2018)
Suriye Savunma Bakanlığı: Hava savunmamız, İsrail'in Şam uluslararası havaalanına yönelik füze saldırısına karşılık verdi ve füzelerden bazıları düşürüldü.
01:47 (30.05.2018)
El-Kuds: İşgal güçleri Beytu'l Lahm'in doğu girişine saldırıyor.
01:34 (30.05.2018)
El Kuds: İşgal altındaki Kudüs'ün kuzeydoğusundaki Hazma beldesinde Filistinli gençlerle işgal güleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Soçi anlaşması, Fırat’ın doğusu ve Türkiye’nin İdlib rolü
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım