Trump’ın İran’a yönelik saldırı ve tehditleri, onu destekleyen bazı muhafazakâr isimlerin tepkisini çekti. MAGA çevresindeki yorumcular ve siyasal aktörler, söylemlerin “Amerika önce” ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Bazı isimler Trump’ın görevden alınmasını talep etti.
YDH - ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçilerin büyük ölçüde Donald Trump’a bağlılığını sürdürdüğü bir dönemde, medya alanında yer alan ve geçmişte onun yükselişine destek veren bazı isimler kendilerini “ihanete uğramış” hissettiklerini ifade ediyor.
Trump, seçim kampanyası sırasında ABD’nin “sonsuz savaşlardan” çıkacağını ve ülke içinde yeniden yapılanmaya odaklanacağını söylemişti.
Buna karşın, İran’a yönelik sert söylemleri ve “bir medeniyeti yok etme” tehdidinde bulunması, muhafazakâr yorumcular arasında tepkiye yol açtı. Trump’ın İslam’a yönelik ifadeleri de eleştirilerin odağında yer aldı.
Trump’a yönelik en kapsamlı eleştirilerden biri, geçmişte kendisini destekleyen ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı röportajla tanınan Tucker Carlson’dan geldi.
Carlson, pazartesi akşamı yayımladığı 43 dakikalık monologda Trump’ın pazar günü yaptığı paylaşımı “her yönüyle iğrenç” olarak nitelendirdi ve onu savaş suçu işlemekle tehdit etmekle suçladı.
Carlson, podcast yayınında “Paskalya sabahı bir ülkeye böyle konuşmaya nasıl cüret edersiniz? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Paskalya sabahı küfürlü bir mesaj yayımlıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Trump, Paskalya günü yaptığı paylaşımda, İran’ın salı günü elektrik santralleri ve köprülerin hedef alınacağı “eşi benzeri görülmemiş” bombardımanlarla karşı karşıya kalacağını yazdı. Mesajında “Böylesi hiç görülmedi!!! Lanet Boğaz’ı açın, siz aklını yitirmiş alçaklar, yoksa cehennemde yaşayacaksınız; SADECE İZLEYİN! Allah’a şükür” ifadelerine yer verdi.
Trump’ın geçmişteki güçlü destekçilerinden ve kısa süre önce Temsilciler Meclisi’nden ayrılan Marjorie Taylor Greene aynı gün yaptığı açıklamada, “Kendisini Hristiyan olarak tanımlayan yönetim üyeleri diz çökmeli, Tanrı’dan af dilemeli, başkana tapmayı bırakmalı ve Trump’ın deliliğini durdurmalı. Bu Amerika’yı yeniden büyük yapmıyor, bu kötülük” dedi.
Salı günü Trump’ın İran’ın ateşkesi kabul etmemesi halinde “bir medeniyetin yok olacağı ve bir daha asla geri gelmeyeceği” yönündeki yeni paylaşımının ardından Greene şu ifadeleri kullandı:
“25. EK MADDE!!! Amerika’ya tek bir bomba atılmadı. Biz bir medeniyeti yok edemeyiz. Bu kötülük ve delilik.”
ABD Anayasası’nın 25. Ek Maddesi, başkanın görevini sürdürememesi durumunda yetkilerin başkan yardımcısına devrini düzenliyor ve John F. Kennedy suikastı sonrasında kabul edilmişti.
Trump’a yönelik istifa çağrısı, uzun süredir kendisini destekleyen aşırı sağcı komplo teorisyeni Alex Jones’tan da geldi.
Jones, video podcastinde Trump’ı “demans gelişme riski taşıyan biri” olarak tanımladı ve görevden alınması gerektiğini söyledi. Jones, “Ne yazık ki hepimizin tanıdığı ve sevdiği Trump artık yok” dedi.
Axios’un aktardığına göre, Trump’a yönelik hayal kırıklığı MAGA (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) hareketinin şekillenmesinde etkili olmuş birçok isimde de görülüyor.
Milyonlarca takipçisi bulunan muhafazakâr yorumcu Candace Owens, Trump’ı “soykırımcı bir psikopat” olarak nitelendirdi ve Kongre ile ordunun müdahale etmesi çağrısında bulundu.
Tepkiler MAGA çevresiyle sınırlı kalmadı. 2024 seçimleri sırasında Trump’ın daha genç ve ideolojik olarak daha az katı seçmenler arasında kabul görmesine katkı sağlayan podcast yayıncıları, komedyenler ve muhafazakâr sosyal medya figürleri de eleştiriler yöneltti.
En popüler podcast yayıncılarından Joe Rogan, Trump’ın İran’a kara harekatı tehditlerini “seçim kampanyasında söyledikleri düşünüldüğünde delilik” olarak değerlendirdi. Rogan, iç meselelere odaklanılmasını isteyen destekçilerin kendilerini “ihanete uğramış” hissettiğini söyledi.
Komedyen Tim Dillon, Trump’ın “Amerika önce” ilkesini “tarihin en büyük dolandırıcılığı” olarak tanımladı. Bir diğer komedyen Theo Von ise Trump’ın kullandığı ifadeye atıfla İran yerine ABD ve İsrail’i “lanet teröristler” olarak nitelendirdi.
Trump, 2024 seçim kampanyası sırasında Von’un podcastine konuk olmuştu.
Muhafazakâr çevrelerdeki tepkilerin bir bölümü, Trump’ın “medeniyet” vurgulu tehditleri ve İslam’a yönelik sözlerine odaklandı. Carlson, Trump’ın “başka bir ülkedeki sivil altyapıyı yok etmek için ordumuzu kullanmak istediğini, bunun o ülke halkına karşı hem askeri hem ahlaki bir suç olduğunu” ifade etti.
Carlson ayrıca “Hiçbir düzgün insan başka bir dinle alay etmez; bunu yapmak isteyen ancak dini bir savaş başlatmak ister” dedi ve Trump’ın İslam dinine atıfta bulunmasını eleştirdi.
Carlson, “Başka bir inançla alay etmek, inanç fikrinin kendisiyle alay etmektir” ifadesini kullandı.
Son günlerde Greene’in yanı sıra bazı Demokrat Kongre üyeleri de başkanın görevini yerine getiremeyecek durumda olduğunun ilan edilmesi ve geçici olarak görevden uzaklaştırılması çağrısı yaptı.
Diğer yandan Kongre’deki Cumhuriyetçiler Trump’a desteklerini sürdürdü.
Fakat New York Times gazetesinin aktardığına göre Donald Trump’ın yakın çevresinde İran’la savaştan en fazla endişe duyan ve bunu durdurmak için en fazla çaba gösteren isim, Başkan Yardımcısı JD Vance oldu.
Kamuoyu araştırmaları ise ülkedeki görüş ayrılığının sürdüğünü gösteriyor. Pew Research Center tarafından 23-29 Mart tarihlerinde yapılan ve salı günü yayımlanan ankete göre Amerikalıların yüzde 35’i Trump’ın İran politikasına “çok” ya da “bir miktar” güven duyduğunu belirtti. Yüzde 64 ise güven duymadığını ifade etti.
Anket, partiler arası belirgin ayrışmayı da ortaya koydu. Cumhuriyetçilerin yüzde 66’sı Trump’ın İran politikasına güven duyduğunu belirtirken, Demokratlarda bu oran yüzde 7’de kaldı.