MAKALELER    Alptekin DURSUNOĞLU
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
21/08/2016 - 20:26 tarihinde eklendi
Ankara-Şam stratejik ilişkileri için ilk adım ‘modus vivendi’
Alptekin DURSUNOĞLU
Ankara-Şam stratejik ilişkileri için ilk adım ‘modus vivendi’
Türkiye’nin Rusya ve İran’la yakınlaşma biçimi ve Suriye ile ilgili ortaya koyduğu konu başlıkları Ankara’nın Şam’la hatta ‘stratejik ilişki’ perspektifine sahip olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin Suriye konusunda ‘modus vivendi’ kavramının çerçevesini aşan bir ilişki perspektifi sergilediğine tanık oluyoruz.

Elbette, iki yıl önce Suriye ile ilişkisini “savaş hali”[1] olarak tanımlayan Ankara’nın Şam’la ‘modüs vivendi’ ilişkisi başlatacağını söylemek bile abartılı bulunabilir.  

Ancak Türkiye, vurguladığı yeni tehdit algısıyla Suriye ile stratejik bir ilişki kurmak niyetinde olduğunu artık gizlemiyor.

İki ülkenin arasındaki sorunları buzluğa kaldırarak yeni bir durum üzerinden yeni bir ilişki biçimi başlatmasını ifade eden ‘modüs vivendi’ anlaşması, ilk adım olarak hem Türkiye hem de Suriye için yeterli bulunabilir.

Nitekim şu anki resmi söylemler, Ankara’nın Şam’la ilişkilerinde en azından bir ‘modüs vivendi’ perspektifine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin beş yıllık Suriye politikasından farklı bir tutuma sahip olan Başbakan Binali Yıldırım, çözüm için 6 aylık bir takvim gündeme getirdi.[2]

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin sorunlarının çoğunun “Suriye politikasının sonucu”[3] olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de “Suriye devleti ile”[4] ekonomik ilişkilerin geliştirileceğinden söz etti.

Ankara’nın yeni Şam perspektifi

Hiç kuşkusuz bu bariz söylem değişikliğine rağmen Ankara’nın beş yıllık “Esed gitmelidir” tekrarını ihmal etmemesi, Türkiye’nin Suriye ile ‘modus vivendi’nin sınırlarını aşan bir ilişki tasarladığını kanıtlamaya yetmiyor.

Ancak Türkiye’nin Rusya ve İran’la yakınlaşma biçimi ve Suriye ile ilgili ortaya koyduğu konu başlıkları Ankara’nın Şam’la hatta ‘stratejik ilişki’ perspektifine sahip olduğunu gösteriyor.

Ankara’nın Şam’la stratejik düzeyde bir ilişki kurma ihtiyacında olduğunu düşündüren hususlar şunlar:

Ankara’yı Şam’la stratejik ilişkiye zorlayan sebepler

1- Türkiye ile Suriye ilişkilerindeki sorunların kaynağı, Ankara’nın Batılı ve Arap müttefikleriyle birlikte Şam yönetimini devirmek için savaşı desteklemesinden kaynaklanıyordu. Dolayısıyla;

a) Bu sorunlar çift taraflı değil,

b) Sorunlar dondurulup, yeni şartlar üzerinden yeni bir başlangıç yapılsa bile bu durum, Türkiye’nin yeni tehdit algısıyla ortaya koyduğu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

2- Türkiye, artık ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını’ temel öncelik olarak görüyor ve Suriye’nin kuzeyinde kurulan federasyonu da ulusal güvenliği için bir tehdit olarak tanımlıyor.

3- Başta Amerika olmak üzere Batılı müttefiklerinin PYD ile kurduğu ittifak ilişkisinden ve müttefiklerinin Suriye’nin toprak bütünlüğü’ konusundaki niyetlerinden kuşku duyuyor.

4- Rusya ve İran’ın askeri sahadaki ağırlığından dolayı, ABD’nin Suriye yönetimini devirmek’ şeklindeki eski önceliğine dönmeyeceğini kabullenmiş gözüküyor.

Ankara’nın bölgesine dönme zorunluluğu

Aslında Washington’un öncelik değiştirmesi ile Ankara’nın Şam’la ilişkilerinde ortaya koyduğu yeni perspektif, birbirini besleyen zorunlulukların sonucuydu.

Amerika, 2014 eylülünde kontrolünü kaybettiği vekalet savaşının yan ürünü olan ‘terörist gruplarla’ mücadele için önceliğini değiştirdi. Rusya ve İran’ın aynı gerekçelerle 2015 eylülünden itibaren askeri sahaya ağırlık koyması, ABD’nin öncelik değişikliğini kalıcı hale getirdi.

Türkiye’nin Suudilerle birlikte desteklediği silahlı gruplar, İdlib’i devlet kontrolünden çıkarmayı başardıysa da ABD’yi eski önceliğine heveslendirebilecek bir etki yaratamadı.

Şam’ı fethedeyim derken Suriye’nin kuzeyinden olmak

Türkiye’yi şimdilerle Suriye ile yeni bir başlangıç yapmaya zorlayan en temel faktör de aslında bu oldu.

Zira Türkiye’nin Suudilerle birlikte ABD’yi yeniden eski önceliğine döndürmek için kullandığı Fetih Ordusu, ABD’nin ‘B planı’ olarak dile getirmekten çekinmediği ‘Suriye’nin bölünmesi’ meselesinde kolaylaştırıcı etki yaptı.

Çünkü ‘İdlib’in fethiyle’ Suriye’de PYD kantonları ve IŞİD hilafet devletine bir de Fetih Ordusu emirliği eklendi. Ayrıca 'Suriyeli muhalifler' etkieti taşıyor olmasından dolayı bunların Suriye'nin herhangi bir yerindeki toprak hakimiyeti PYD'den de IŞİD'den de daha fazla kabul görüyor.

Öte yandan Suriye’de devlet dışında toprak hakimiyetine sahip olan diğer üç güçten IŞİD’in ortadan kaldırılması konusunda tüm dünyada bir görüş birliği olsa da PYD ve Fetih Ordusu uluslararası destekçilere sahip.

Dolayısıyla IŞİD ortadan kaldırılmış olsa bile uluslararası destekçileri bulunan diğer iki gücün bölge hakimiyetleri devam ettikçe Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, sadece kağıt üzerinde kalıyor.

Elbette ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ Suriye Destek Grubu kararı olarak kağıt üzerinde varlığını koruyor. Ancak mevcut fiili bölünmüşlüğün şu şartlar içerisinde yıllara yayılacak şekilde devam etmesi halinde Suriye’de siyasi çözüm yerine bölünmenin bir çözüm modeli olarak ortaya çıkmayacağının garantisi bulunmuyor.

ABD’nin yedeğindeki ‘B planı’ Ankara’nın kabusu

1- Askeri sahada elde edilemeyen ‘Esed gitmelidir’ sonucunun siyasi çözüm için ön şart olarak dayatılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti edebilecek bir siyasi çözüme ulaşılmasını engelliyor.

Suriye’de devlet de dahil olmak üzere toprak hakimiyeti olan aktörlerin hiçbiri ise ülkenin toprak bütünlüğünü askeri yollarla garanti edebilecek bir güce sahip bulunmuyor.

2- ABD, BM kararına dayanmadığı ve Şam’la koordineli olmadığı için Suriye’deki yasadışı askeri varlığını, sadece ‘terörle mücadele’ gerekçesine dayandırabiliyor.

Karadaki tek müttefiki de PYD olduğu için Türkiye’nin baskına rağmen PYD'nin tek taraflı federasyon adımına örtülü onay veriyor. ABD düşünce kuruluşları, bölünmeden şimdilik ‘geçici bir çözüm’, Dışişleri Bakanı John Kerry de ‘B planı’ olarak söz edebiliyor.

3- Suudiler, Şam’daki siyasi yapıyı eskisinden farklı kılacak her türlü girişimi destekliyor. Hatta Kraliyet Danışmanı General Enver Macid el-Eşki’nin İsrail’e “Türkiye, Irak, İran ve Suriye topraklarında büyük Kürdistan”[5] önermesinden de anlaşılıyor ki Suriye’nin bölünmesi Suudiler açısından kaygı verici bir durum oluşturmuyor.

İşte bu şartlardan dolayı, ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması’ Ankara’yı Rusya, İran ve hatta Suriye ile yeni bir başlangıç yapmaya yönelten en önemli etken olarak gözüküyor.

“ABD’nin ayak diremesi nedeniyle Suriye'nin Azez-Cerablus hattında kurulamayan tampon bölge, Rusya-Türkiye-İran diyaloğuyla hayata geçirilmek üzere”[6] şeklinde basına yansıyan haber doğruysa Türkiye, Suriye konusunda herkesi şaşkına çevirecek bir adım atıyor.

2011’de Suriye’yi “iç mesele” olarak tanımlayan Ankara, Şam’a rejim dikte ederek sorunun uluslararası bir krize dönüştürülmesinde baş rol oynamıştı.

 Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’deki vekalet savaşına komuta edecek olan ‘Dostlar Grubu’nun kuruluş görüşmelerini yapmak üzere gittiği Washington’da, Rusya ve İran’ı “tarihin doğru tarafında durmaya” çağırıyordu.

15 Temmuz’dan sonra Suriye’ye rejim modeli önerebilecek, durumda olmayan Türkiye, “tarihin doğru tarafını” da artık Suriye’nin müttefikleriyle birlikte bulmaya çalışıyor.

Basında yer alan haberler doğruysa “Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması şartıyla "merkezi idaresi güçlü, federatif yönetim" formülü ve Suriye'deki etnik ve mezhepsel kimlikleri dışlamayan geçiş sürecine ilişkin takvim hazırlanması, Ankara’nın Şam’daki siyasi yapıya dair tek beklentisi.  

 Bu beklentiler de “Rusya-Türkiye-İran arasında gerçekleşmesi beklenen temasların, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in Ankara ziyaretinin sonuçlarına göre netlik kazana”bilecek durumda.

 



[1] Cumhuriyet. 31 Mart 2014. Erdoğan'dan balkon konuşması: Türkiye - Suriye ile savaş halinde http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video_haber/55817/Erdogan_dan_balkon_konusmasi__Turkiye_-_Suriye_ile_savas_halinde.html

[2] İnternethaber. 13 Ağustos 2016. Binali Yıldırım'dan flaş Suriye açıklaması 6 ay içinde... http://www.internethaber.com/binali-yildirimdan-flas-suriye-aciklamasi-6-ay-icinde-1706733h.htm

[3] Hürriyet. 18 Ağustos 2016. Numan Kurtulmuş: Başımıza gelen birçok şey Suriye politikası sonucu http://www.hurriyet.com.tr/numan-kurtulmus-basimiza-gelen-bircok-sey-suriye-politikasi-sonucu-40200349

[4] Sabah. 19 Ağustos 2016. Canikli'den çok kritik Suriye açıklaması! http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/19/canikliden-cok-kritik-suriye-aciklamasi

[5] Rudaw. 19 Haziran 2015. Kral’ın danışmanı: Büyük Kürdistan kaçınılmaz! http://rudaw.net/turkish/middleeast/190620151

[6] Milliyet. 20 Ağustos 2016. Tampon bölgede Ankara-Moskova ortaklığı http://www.milliyet.com.tr/tampon-bolgede-ankara-moskova-dunya-2298244/

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
[ Tümü ]
Omletten yumurta yapma sanatı 13/08/2017 - 19:46 tarihinde eklendi
‘Fiili durumlar’ diyarında bağımsız Kürdistan kumarı 30/07/2017 - 17:45 tarihinde eklendi
Şerif’in Çar’la anlaşması 09/07/2017 - 16:14 tarihinde eklendi
Zulfikar’ın anlattıkları 21/06/2017 - 13:58 tarihinde eklendi
350 milyar dolarlık hayal ticareti Ortadoğu NATO’su 22/05/2017 - 17:49 tarihinde eklendi
Hamas’ın 'devekuşu' vizyonu 07/05/2017 - 18:37 tarihinde eklendi
Suriye’de yeni süreç başlarken Türkiye’nin lisanı ve lisan-ı hali 30/04/2017 - 16:59 tarihinde eklendi
Suriye saldırısı, ‘Yeni Şerifin’ ödül avcılarına züğürt tesellisi 09/04/2017 - 15:57 tarihinde eklendi
Şam ve Hama saldırısı Türkiye’nin Astana rolüne Suudi çelmesi 26/03/2017 - 18:02 tarihinde eklendi
Ankara, ‘yapı söküm stratejisinin’ aracı mı olmak istiyor? 05/03/2017 - 20:30 tarihinde eklendi
Türkiye’nin ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ macerası 19/02/2017 - 18:52 tarihinde eklendi
ÖSO iç savaşından, Fetih Ordusu iç savaşına 30/01/2017 - 02:06 tarihinde eklendi
Astana konferansı, yeni 'oyun düzeninin' ilk tatbikatı 22/01/2017 - 19:04 tarihinde eklendi
Türkiye, Rusya İran ortaklığı ve Suriye’de artan çözüm şansı 03/01/2017 - 13:25 tarihinde eklendi
Türkiye’nin ‘dolaylı ortaklığı’ ve Halep'in 'düşmesi' 18/12/2016 - 19:39 tarihinde eklendi
Irak’a dair gerçekler ve Musul’a dair senaryolar 04/12/2016 - 17:52 tarihinde eklendi
Fırat Kalkanı kimin kalkanı? 27/11/2016 - 19:50 tarihinde eklendi
Mişel Aun, Suudilerin can simidi olabilir 13/11/2016 - 17:49 tarihinde eklendi
Yeni Lübnan 30/10/2016 - 19:29 tarihinde eklendi
Başkanlığa giden yolun Musul’dan geçme ihtimalini sevdim 23/10/2016 - 18:20 tarihinde eklendi
Güncel
14:33 (18.08.2017)
SANA: Suriye ordu birlikleri Hama'ya bağlı Ukeyrebat'ta büyük bir IŞİD topluluğunu kuşatma altına aldı.
23:53 (17.08.2017)
Sputnik: Suriye ordusu, Rakka'nın güneyinde çok sayıda gaz ve petrol kuyusunu geri aldı.
23:27 (17.08.2017)
Lübnan'daki Ayn el-Hilve mülteci kampında yaşanan çatışmalarda bir kişi öldü 9 kişi yaralandı.
23:26 (17.08.2017)
Suriye ordusu ve müttefikleri Hamima'nın kuzeybatısında IŞİD'in bombalı aracını güdümlü füzeyle vurdu 4 personel taşıyıcı ve tankı imha etti
23:21 (17.08.2017)
Suriye ordusu ve müttefikleri, IŞİD'in Hamima beldesine kuzeybatı yönünden yaptığı saldırıyı püskürttü.
14:27 (15.08.2017)
Irak Sağlık Bakanlığı, IŞİD tarafından Tıkrit'teki Speicher asker üssünde katledilen 267 kişinin daha cesedinin bulunduğunu açıkladı.
15:20 (10.08.2017)
Suriye ordusu Suveyda'nın doğusundaki 1300 kilometrekarelik alanı kontrol altına aldı.
13:17 (10.08.2017)
Suriye ordusu Suveyda ili içerisinde Suriye-Ürdün sınırını tamamen kontrol altına aldı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Omletten yumurta yapma sanatı
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım