Jerusalem Post, Netanyahu’nun dini milliyetçi politikaları ve Trump yanlısı iş birliklerinin Amerikan Yahudi topluluğu ile bağları zayıflattığını, genç Amerikan Yahudileri arasında İsrail’e yönelik eleştirilerin giderek arttığını bildirdi.

YDH- Jerusalem Post’ta yayımlanan bir makalede, onlarca yıldır, Amerikan Yahudilerinin Washington’da “İsrail’in güvenliğini sağlamada önemli bir köprü” işlevi gördüğü fakat bu bağın, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun politikalarıyla “zayıfladığı” ifade edildi.
Makalede, Netanyahu’nun İsrail’i “dini milliyetçilikle” tanımlayan ve ABD Başkanı Donald Trump ile yakın siyasi ilişkiler kuran politikalarının, Diaspora’nın çoğunluğu olan Ortodoks olmayan Yahudilerle “gerilime” yol açtığı belirtildi.
Analizde, Gazze’deki savaşın sürmesi ve şiddetinin artma tehdidinin Amerikan Yahudileri arasında “endişe” yarattığı aktarıldı. Amerikan Yahudilerinin, çocuklarının “anti-Siyonist görüşler geliştirmesinden” korktuğu, bazı gruplarla bağlarını koparmayı düşündükleri ifade edildi. Makaleye göre, savaş sona erse bile, bu kopuklukların “kalıcı” olabileceği vurgulandı.
Gazeteye göre, araştırmalar, “liberal ve çoğulcu Amerikan Yahudileri ile giderek dini milliyetçilikle tanımlanan İsrail arasında temel bir ayrışma” olduğunu ortaya koydu.
Netanyahu’nun yargı reformu girişimi ve koalisyonundaki ultra-Ortodoks ve yerleşimci gruplar, Amerikan Yahudileri arasında rahatsızlık yarattı.
Makaleye göre, ultra-Ortodoks grupların ekonomik ve askeri yükümlülükleri paylaşmaması ve yerleşimcilerin Filistin bölgelerini kalıcı olarak ilhak etme arzusu, topluluk içinde eleştirilere neden oldu.
Makale, 7 Ekim Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından Amerikan Yahudilerinin İsrail’e bağlılığının “kısa süreliğine” arttığını ancak savaşın devam etmesiyle “şüpheciliğin” fazlalaştığını kaydetti.
Bir ankete göre, 800 kayıtlı Yahudi seçmenin yaklaşık üçte ikisi, Netanyahu’nun Gazze kampanyasını “siyasi nedenlerle” sürdürdüğünü düşünüyor. Katılımcıların yüzde 72’si ise bu durumun esirlerin ölüm riskini artırdığını belirtti.
Makale ayrıca, genç Amerikalıların İsrail’e desteğinin azaldığını, 30 yaş altı kişiler arasında “İsrail’in Hamas’a karşı savaşını” haklı bulanların yüzde 38 olduğunu ve İsrail hükümetine desteğin yalnızca yüzde 24 seviyesinde kaldığını aktardı. Genç Yahudiler arasında İsrail ile bağların zayıf olduğu, antisemitizm kaygısının daha düşük ve Siyonizm eleştirisine daha açık olduğu ifade edildi.
Gazete, IfNotNow ve Jewish Voice for Peace gibi grupların genç Yahudileri harekete geçirdiği ve anti-Siyonist görüşleri benimsediği, Tzedek Chicago gibi bazı “ilerici sinagogların” da bu yaklaşımı benimseyerek Gazze’ye yardım çağrısı yaptığı kaydedildi.
Makalede, Amerikan Yahudilerinin İsrail’in Washington’daki “en etkili savunucuları” olduğu vurgulandı. Eğer Amerikan Yahudileri İsrail ile bağlarını zayıflatırsa, “İsrail’in ABD’deki partiler üstü desteğinin çözülme riski taşıdığı” belirtildi. Bu durumun İsrail ekonomisini ve güvenlik doktrinini de etkileyebileceği ifade edildi.
Analiz, Netanyahu hükümetinin “savaşın sürdürülmesi, demokrasinin zayıflatılması ve aşırı grupları güçlendirmesi yoluyla” Amerikan Yahudilerini yabancılaştırdığına işaret etti. İsrail’in bu durumu düzeltmesi için “savaşı sonlandırması, demokratik normlara dönmesi, ultra-Ortodoksların etkisini azaltması ve Washington ile Avrupa’daki desteklerini koruması” gerektiği kaydedildi.
Makalede, “Amerikan Yahudilerinin İsrail’in desteğini sağlamak için kritik rol oynadıkları, ancak Netanyahu’nun politikalarının bu bağları tehlikeye attığı” vurgulandı.
Uzmanlar, eğer mevcut politika sürdürülürse genç Amerikan Yahudilerinin uzaklaşacağı ve İsrail’in izole bir konuma düşebileceği uyarısında bulundu.