İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ülkesinin nükleer endüstrisinin yaptırımlar, sabotajlar ve suikast girişimlerine rağmen sağlık, teknoloji ve savunma alanlarında gelişimini kararlılıkla sürdürdüğünü, bu faaliyetlerin sadece barışçıl amaçlarla yapıldığını ve uluslararası engellemelerin İran’ın ilerlemesini durduramayacağını vurguladı.
Yazar: Admin
YDH- İran Atom Enerjisi Kurumu (İAEK) Başkanı Muhammed İslami, bugün İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde açılan ayakta ve yatarak tedavi birimlerinin töreninde yaptığı konuşmada, ülkenin nükleer endüstrisinin onlarca yıldır süren yaptırımlar, sabotajlar ve suikast girişimlerine rağmen gelişimini sürdürdüğünü açıkladı.
İslami, kurumun artık sağlık sektöründe öncü bir rol üstlendiğini ve İAEK'nin kapasitesinin en üst düzeyde sağlık, tedavi ve tıbbi hizmetler için kullanıldığını vurguladı.
Başkan, nükleer tıbbın temelinin uranyum zenginleştirme olduğunu belirterek, bu sürecin yakıt üretimi, radyasyon uygulamaları ve izotop ayrımında zorunlu olduğunu ifade etti.
İran’a zenginleştirme hakkı tanınmaması gerektiğini savunan karşıt görüşlere yanıt veren İslami, ülkesinin bu faaliyetleri yalnızca barışçıl amaçlarla gerçekleştirdiğini yineledi.
İslami, İran’a yönelik yıllardır uygulanan yaptırımlar, psikolojik operasyonlar ve uluslararası kurumların kötüye kullanımı gibi engellemelerin belgelerle kanıtlandığını belirtti.
İran’ın nükleer endüstrisinin yanı sıra bilgi teknolojileri ve biyoteknoloji gibi yüksek teknoloji alanlarının gelişimini engellemek için egemen güçlerin tüm imkanlarını kullandığını kaydeden İslami, bu kısıtlamaların ideolojik değil, İran’ın jeopolitik konumu, zengin kaynakları ve genç, yetenekli insan kaynağı nedeniyle uygulandığını dile getirdi.
“Resmi belgeler açıkça gösteriyor ki, bu millet gelişmiş teknolojilerle donatılmamalı, çünkü kontrol edilmesi zorlaşır” diyen İslami, İsrail rejimi yetkililerinin bile İran’ın ilerlemesini engelleme çabalarında başarısız olduklarını üst düzeyde kabul ettiklerini aktardı.
İran’ın nükleer programına yönelik endüstriyel sabotajların 25 yıldan uzun süredir devam ettiğine işaret eden İslami, karmaşık müdahalelerin İranlı uzmanlar tarafından geliştirilen akıllı kontrol sistemleriyle tespit edildiğini söyledi.
Daha sonra düşmanların casusluk, sızma, bilim insanlarına suikastler ve nükleer tesislere yönelik füze ile hava saldırılarına yöneldiğini aktardı.
İslami, “Dünyanın en güçlü bombaları ve 22 yıllık askeri hazırlığa rağmen, bu sektör durmadı, aktif ve lider konumda kalmaya devam ediyor” ifadeleriyle İran’ın nükleer faaliyetlerinin engellenemediğini vurguladı.
İslami, bombalanan tesislerin denetlenmesi için yapılan siyasi ve psikolojik baskıların sonuç vermeyeceğini belirtti. ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde nükleer teknoloji, yapay zeka ve kuantum bilimlerinin Amerikan ilerleyişinin temel direkleri arasında yer aldığını, küçük modüler nükleer reaktörlerin askeri üslerde konuşlandırılmasının planlandığını hatırlatarak, “Eğer bu teknolojiler ABD için vazgeçilmez ise, İran için de gayrimeşru sayılamaz” dedi.
Ayrıca, uluslararası sistemin zayıfladığına dikkat çeken İslami, bu nedenle İran’ın kayıtlı nükleer tesislerine yönelik saldırıların uluslararası kuruluşlar tarafından kınanmadığını ifade etti.
Konuşmasının devamında, İsfahan’da Plazma Teknolojisi Geliştirme Şirketi ile İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi iş birliğiyle kurulan ülkenin en büyük plazmaferez merkezlerinden birinin açılışını duyuran İslami, plazma teknolojisinin sağlık, endüstri, çevre ve tarım alanlarında geniş uygulamalara sahip olduğunu belirtti.
İsfahan’ın bu alanda ulusal liderlik potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan İslami, “Bu kapasite İran halkına aittir” sözleriyle yerli bilgi birikimi ve gençlerin kararlılığına dayanarak ülkenin ilerleyişinin güçlü şekilde süreceğine işaret etti.