İran'a bugüne kadar kaç yaptırım uygulandı?

img
İran'a bugüne kadar kaç yaptırım uygulandı? YDH

Ürdünlü siyaset uzmanı Fatıma es-Samedi, İran'a yönelik uluslararası yaptırımların sadece son yılların ürünü olmadığını, aksine 1979'dan bu yana dokuz farklı dalga halinde hayata geçirildiğini hatırlattı.



YDH - Ürdünlü uzman Fatıma es-Samedi, X hesabı üzerinden yayımladığı analizde, İran ekonomisini ve siyasetini hedef alan yaptırımların tarihsel arka planını ele aldı.

Yaptırımların uzmanlar tarafından Tahran'ın siyasi davranışlarını değiştirmek amacıyla özel olarak tasarlandığını belirten es-Samedi, "İran, yaptırımlara dayanma konusunda tarihsel olarak ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Es-Samedi, bu sürecin sadece yakın dönemi kapsamadığını, aksine 1979'dan günümüze uzanan dokuz ayrı dalgadan oluştuğunu kaydetti.

Esir krizinden "terör" suçlamasına: İlk üç dalga

Analizinde ilk dönemi "Amerikan Kurucu Dalgası" olarak tanımlayan es-Samedi, 1979-1981 yıllarını kapsayan bu sürecin esir kriziyle başladığını hatırlattı.

Es-Samedi, "Bu dönem, 12170 sayılı Başkanlık Kararnamesi ile İran'ın ABD'deki varlıklarının geniş çaplı dondurulmasını ve ardından gelen kısıtlamaları içeriyordu; bu dondurma kararı bugün de yürürlükte" dedi.

İkinci dalganın 1984 ile 1980'lerin sonunu kapsadığını belirten Ürdünlü uzman, bu süreçte "teröre destek" başlığının kullanıldığını ifade etti.

Es-Samedi, Batı'nın "terör" olarak nitelendirdiği gruplarla ilişkisi nedeniyle İran'a yaptırımların bu dönemde uygulandığını aktardı.

Üçüncü dalganın ise 1995-1996 yıllarında devreye girdiğini belirten es-Samedi, "Bu dalga, Amerikan ticari işlemlerinin ve yatırımlarının kapsamlı bir şekilde yasaklanmasını içeriyordu. Ardından 1996'da kapsam genişletilerek özellikle enerji sektöründe Amerikan dışı taraflara yönelik ikincil yaptırımlar devreye alındı" değerlendirmesinde bulundu.

BM kararları ve petrol ambargosu

Dördüncü dalgayı "Çok taraflı dalga" olarak nitelendiren es-Samedi, 2006-2010 yılları arasında nükleer program başlığı altında Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde alınan kararlara işaret etti.

Es-Samedi, "1737, 1747, 1803 ve 1929 sayılı kararlarla kademeli BM yaptırımları devreye girdi ve bu süreç Avrupa ile ABD'nin tedbirleriyle kesişti" diye konuştu.

Es-Samedi, 2012-2013 yıllarını kapsayan beşinci dalgada ise Batı ve ABD'nin petrol ile finans kanallarını boğmaya odaklanan bir strateji izlediğini vurguladı.

Uzman, "Avrupa, 23 Ocak 2012 kararıyla İran petrolüne doğrudan kısıtlama getirdi ve 267/2012 sayılı kararla sektörel ve mali kısıtlamaları genişletti" bilgisini paylaştı.

"Maksimum baskı"

Altıncı dalganın Donald Trump yönetimiyle başladığını hatırlatan es-Samedi, 2018-2020 döneminde nükleer anlaşmadan çekilme sonrası "maksimum baskı" politikasının uygulandığını belirtti.

Es-Samedi, "Daha önce kaldırılan veya hafifletilen yaptırımlar yeniden devreye alındı ve başta enerji olmak üzere sayısız sektörü kapsayacak şekilde benzeri görülmemiş bir düzeye genişletildi" ifadelerini kullandı.

2022-2023 yıllarındaki yedinci dalganın "insan hakları" ve Rusya-Ukrayna savaşı ekseninde geliştiğini belirten es-Samedi, şunları kaydetti:

"Bu dalga, 2022 protestolarının ardından insan hakları başlığı altında şekillendi ve Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı İran yapımı Şahid İHA'larına dair tartışmalarla eş zamanlı gelişti. Avrupa Birliği, 2022'den bu yana insan hakları başlığı altında 11 paket onaylarken, İHA'larla bağlantılı olarak 3 tur yaptırım uyguladı."

Es-Samedi, 2023-2024 dönemini kapsayan sekizinci dalgada ise Avrupa'nın, İran'ın Rusya'ya verdiği askeri desteği gerekçe göstererek özel yaptırımlara yöneldiğini belirtti.

Uzman, füze ve İHA endüstrisiyle bağlantılı bileşenlerin yasaklanmasını da içeren yeni tedbirlerin bu dönemde sıkılaştırıldığını vurguladı.

Analizinin son bölümünde 2025 yılını ve sonrasını işaret eden dokuzuncu dalgaya değinen es-Samedi, "snapback" (tetik) mekanizmasına dikkat çekti.

Es-Samedi, Avrupa'nın BM yaptırımlarını geri getirme arayışında olduğunu belirterek şu öngörüde bulundu:

"Dokuzuncu dalga, 2025 yılında 'snapback' mekanizması olarak bilinen süreçle, Avrupa'nın BM yaptırımlarını geri getirme çabası ve nükleer yaptırımları kapsamlı şekilde yeniden uygulama girişimidir. Avrupa Birliği, Eylül 2025'te nükleer anlaşma sonrası kaldırılan tüm tedbirleri 'Snapback' mekanizması dahilinde yeniden yürürlüğe koyduğunu ilan etti; Çin ve Rusya ise buna karşı çıktı."

Fatıma es-Samedi, İran'ın maruz kaldığı toplam yaptırım sayısını netleştirmenin zor olduğunu belirtmekle birlikte, "Bazı kaynaklar 8 bin yaptırımdan söz ediyor" diyerek sözlerini tamamladı.