Suriye’deki Dürzi cemaatinin dini lideri Şeyh Hikmet el-Haceri, İsrail medyasına verdiği röportajda, İsrail’in askeri müdahalesinin Dürzi topluluğunu “soykırımdan kurtardığını” savundu.
YDH- Suriye’deki Dürzi topluluğunun dini lideri Şeyh Hikmet el-Haceri, İsrail’de yayımlanan Yediot Aharonot gazetesine verdiği röportajda, İsrail’in askeri müdahalesi sayesinde Dürzi cemaatinin “soykırımdan kurtarıldığını”, İsrail’in hava saldırılarının devam eden katliamı fiilen durdurduğunu savundu.
El-Haceri, İsrail’in, askeri müdahalede bulunarak ve hava saldırıları düzenleyerek Dürzi topluluğunun hayatını kurtaran 'tek ülke' olduğunu söyledi. Bu müdahalenin, Dürzilere yönelik katliamı etkili biçimde sona erdirdiğini iddia etti.
El-Haceri, Suriye’deki Dürziler ile İsrail arasındaki ilişkinin yeni olmadığını vurguladı. Esad yönetimi döneminde Suriyeli yetkililerin İsraillilerle ve Siyonizmle her türlü teması yasaklayan politikalarına ve sistematik baskılarına rağmen bu ilişkinin varlığını sürdürdüğünü belirtti. ''Dürzi topluluğunun kendisini İsrail Devleti’nin varlığının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü'' ifade eden El-Haceri, Suriye’nin giderek bölünmeye doğru ilerlediğini, bağımsızlık ve buna eşlik edecek bir özerklik sürecinin gündeme geldiğini dile getirdi.
Basın ve insan hakları örgütleri aracılığıyla uluslararası destek sağlandığını söyleyen El-Haceri, Dürzilerin yalnızca özerklik değil, aynı zamanda bağımsız bir Dürzi bölgesinin kurulmasını da talep ettiklerini vurguladı.
Geleceğe dair değerlendirmesinde El-Haceri, Dürzi topluluğunun kaderini belirleyebilecek tek aktörün İsrail olduğunu savundu. Temel taleplerinin tam bağımsızlık olduğunu ifade eden El-Haceri, dış bir tarafın gözetimi altında geçici bir özerklik sürecinin de mümkün olabileceğini kaydetti. Bu yaklaşımın, azınlıklar için daha iyi bir gelecek ve Orta Doğu genelinde bölgesel istikrar sağlayabileceğini ileri sürdü.
Mevcut yönetimi eleştiren El-Haceri, bugünkü hükümetin sıradan bir rejim olmadığını, el-Kaide’nin devamı niteliğinde ve IŞİD benzeri bir yapı olduğunu iddia etti. Dürzilerin yalnızca mezhepsel kimlikleri nedeniyle hedef alındığını belirterek, “Öldürülmemizin tek sebebi Dürzi olmamızdır” ifadelerini kullandı.
El-Haceri, son yaşanan katliamların, Dürzi topluluğunun kendisini korumak için başka hiçbir tarafa güvenemeyeceğini açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Temmuz 2025’ten bu yana süren yok etme girişimlerine karşı, genç yaşlı herkesin evini ve varlığını savunmak üzere seferber olduğunu belirtti.