İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Yunanistan Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede kullandığı ifadelerin, Türkiye ve İran’a yönelik “örtük uyarılar” içerdiği değerlendirmesi yapıldı.
YDH- The Jerusalem Post’ta yer alan habere göre, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile salı günü bir görüşme gerçekleştirdi. Katz’ın bu görüşmede, bölgedeki ülkelerin “bölgede bir imparatorluk kurma veya yeniden tesis etme hayallerinden” vazgeçmeleri gerektiğini söyledi.
Haberde, Katz’ın İran ya da Türkiye’nin adını açıkça anmadığı; ancak açıklamalarının, bölgedeki bazı devlet aktörlerine yönelik “örtük göndermeler” içerdiği öne sürüldü.
Katz’ın, “terör, saldırganlık ya da askeri vekiller aracılığıyla nüfuz alanı oluşturmaya çalışan aktörlere” karşı uyarıda bulunduğu; bu kapsamda Suriye, Gazze, Ege Denizi ve “diğer sahalara” atıfta bulunduğu aktarıldı.
Bölgesel gerilimlere ilişkin değerlendirmeler
Habere göre Katz, “bölgesel istikrarı zedeleyebilecek” her türlü girişime karşı durulacağını iddia etti.
Katz’ın ayrıca, İsrail’in çeşitli “yakın tehdit senaryolarına” karşı yüksek alarm düzeyinde bulunduğunu söylediği; bu değerlendirmelerin özellikle İran’la yaşanan gerilimle ilişkilendirildiği aktarıldı.
Üçlü askeri işbirliği gündemi
Haberde, 18 Aralık’ta İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’tan üst düzey yetkililerin, üç ülkenin silahlı kuvvetlerinden unsurların yer alacağı bir “hızlı müdahale gücü” kurulması ihtimalini ele aldığı belirtildi.
Konuya aşina kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, söz konusu girişimin Doğu Akdeniz’de artan gerilimler karşısında “askeri ve stratejik koordinasyonu güçlendirmeyi” amaçladığı ifade edildi.
Bu yapının kalıcı bir birlik olmayacağı; kara, deniz veya hava sahasında kriz durumlarında “hızlı biçimde konuşlandırılabilecek” bir mekanizma olarak tasarlandığı aktarıldı. Planlamaların halen “ön değerlendirme ve hazırlık” aşamasında olduğu kaydedildi.
Haberde, İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail Savunma Kuvvetleri Dış İlişkiler Dairesi ve İsrail Donanması’nın sürece “kurumlar arası ve hükümet kanalları üzerinden” dahil olduğu belirtildi.
Diplomatik temaslar ve askeri görüşmeler
Jerusalem Post’un haberine göre, bu temasların ardından 22 Aralık’ta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis, İsrail’e giderek Başbakan Benyamin Netanyahu ile bir zirve gerçekleştirdi.
Kasım ayında ise İsrail Başbakanlık Ofisi’nin, Askeri Sekreter Tümgeneral Roman Gofman ile geçici Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı Gil Reich’ın Yunanistan’da siyasi ve bölgesel konulara ilişkin görüşmeler yaptığını açıkladığı hatırlatıldı.
Ayrıca, İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tomer Bar’ın, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’tan üst düzey hava kuvvetleri yetkilileriyle “stratejik nitelikli” bir toplantı gerçekleştirdiği bildirildi.
Planlanan yapının kapsamı
Yunan basınında yer alan bilgilere atıfla, aralık ayında ele alınan planın yaklaşık 2 bin 500 personelden oluşan bir birimi öngördüğü; bunun yaklaşık bininin İsrail’den, bininin Yunanistan’dan ve 500’ünün Güney Kıbrıs’tan sağlanmasının gündemde olduğu belirtildi. Görüşmelerin halen sürdüğü ifade edildi.
Haberde görüşlerine yer verilen Yunan jeopolitik ve güvenlik uzmanı Angelos Athanasopoulos, bu girişimin son 15 yılda derinleşen askeri işbirliğinin “devamı niteliğinde” değerlendirilebileceğini söyledi.
Athanasopoulos’un, bu tür adımların bölgedeki diğer aktörler tarafından da yakından izlendiğini ifade ettiği aktarıldı.
Askeri tatbikatlar ve savunma sistemleri
Son yıllarda İsrail’in, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile deniz ve hava kuvvetlerini kapsayan çok sayıda ortak tatbikat gerçekleştirdiği belirtildi.
Yunan basınında yer alan haberlere göre, İsrail menşeli Spike NLOS füze sisteminin Yunan Kara Kuvvetleri’nde tedarik aşamasından operasyonel entegrasyon sürecine geçtiği kaydedildi.
Bu sistemlerin özellikle Ege’nin doğusundaki adalar ve Evros Nehri çevresinde konuşlandırılmasının planlandığı; hedefin yalnızca uzun menzilli mühimmat temini değil, aynı zamanda “sensörler, komuta ve kontrol unsurlarını içeren bütünleşik bir kapasite” oluşturmak olduğu ifade edildi.
Athanasopoulos’un, bu tür girişimlerin daha fazla üçlü tatbikata zemin hazırlayabileceğini söylediği; zamanla başka ülkelerin de bu işbirliklerine dahil olabileceğini belirttiği aktarıldı.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
