Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyi ve Suriye'nin Kuneytre kırsalındaki geniş tarım arazilerine kimyasal maddeler püskürttüğünü duyurdu.
YDH - Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Ayta eş-Şaab bölgesi ile Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında geniş tarım arazilerini hedef aldığı belirtildi.
Palinfo'nun aktardığına göre kurum, pazar sabahı İsrail ordusunun Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) Mavi Hat yakınlarında hava faaliyeti yürüteceğine dair bildirimde bulunduğunu ve barış gücü askerlerinden sığınaklarda kalmalarını istediğini kaydetti.
Bu süreçte UNIFIL'in saha faaliyetlerinin askıya alındığı ve devriyelerin dokuz saatten fazla süreyle engellendiği ifade edildi.
Gözlemevi, bu süre zarfında İsrail uçaklarının tarım alanları üzerine kimyasal maddeler püskürttüğünü belgelediğini duyurdu. Yapılan açıklamada, bu saldırıların sadece mahsullere zarar vermekle kalmadığı, aynı zamanda toprak ve su kaynaklarında uzun vadeli kirliliğe yol açarak halk sağlığını ve çevreyi tehdit ettiği vurgulandı.
Lübnan laboratuvar incelemesi başlatıyor
Lübnan Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn, bölgeden numuneler alınması ve laboratuvar testlerine tabi tutulması için uzman ekiplerin görevlendirildiğini açıkladı. Bu adımın, uluslararası alanda yasaklanmış veya yüksek derecede toksik maddelerin kullanılmış olma ihtimaline karşı resmi bir önlem niteliği taşıdığı belirtildi.
Gözlemevi, İsrail'in son dönemdeki askeri operasyonlarında beyaz fosfor ve yangın bombaları kullanarak yaklaşık 9 bin hektarlık alanı tahrip ettiğine dikkat çekti.
Bu eylemlerin, bölge halkının geçim kaynaklarını kurutmayı ve yaşam alanlarını yaşanmaz hale getirerek zorunlu göçü tetiklemeyi amaçlayan sistematik bir politikanın parçası olduğu kaydedildi.
Suriye'de tarımsal üretim darbe alıyor
Suriye'deki duruma ilişkin raporlarda, İsrail uçaklarının 26 ve 27 Ocak tarihlerinde Kuneytre kırsalındaki tarım arazilerine içeriği bilinmeyen pestisitler püskürttüğü belgelendi.
Bu durumun mahsullerde geniş çaplı yıkıma yol açtığı ve çiftçilerin ekonomik güvenliğini doğrudan hedef aldığı ifade edildi.
Kuruluş, bölge egemenliğinin ihlal edilmesinin ve tarım arazilerinin hedef alınmasının BM Şartı'na aykırı olduğunu hatırlattı. İçeriği belirsiz kimyasal maddelerin kullanımının, çevre üzerinde kalıcı ve ayrım gözetmeyen hasarlar bırakan silahların kullanımını yasaklayan uluslararası insancıl hukuk kurallarını ihlal ettiği belirtildi.
Uluslararası topluma soruşturma çağrısı
Gözlemevi, sivil mülklerin askeri gereklilik olmaksızın tahrip edilmesinin Roma Statüsü kapsamında savaş suçu olarak tanımlandığına işaret etti.
İsrail'in geçmiş yıllarda Gazze Şeridi sınır hattında da benzer yöntemlerle "tampon bölge" oluşturmak için zehirli kimyasallar kullandığı anımsatıldı.
Birleşmiş Milletler'e, Lübnan'ın güneyi ve Kuneytra'daki topraklardan numune alarak kimyasal analiz yapacak bağımsız bir teknik inceleme komisyonu kurması çağrısında bulunuldu.
Ayrıca, Cenevre Sözleşmeleri'ne taraf olan ülkelerden evrensel yargı yetkisini kullanarak sorumluların takibini yapmaları ve BMGK'nın 1701 sayılı kararın ihlali konusundaki sorumluluğu belirlemesi talep edildi.
Lübnan ve Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejimine, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) resmi bildirimde bulunarak bölgedeki suçlar üzerinde mahkemenin yargı yetkisini kullanmasını sağlama çağrısı yapıldı.