İran, Amerika ile nükleer zenginleştirmeyi görüşmeye hazır

img
İran, Amerika ile nükleer zenginleştirmeyi görüşmeye hazır YDH

İran, nükleer zenginleştirme kapasitesi ve stok miktarı konularında Washington ile müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu teyit ederken; savunma stratejisinin ana omurgasını oluşturan füze programını her türlü pazarlığın dışında tuttuğunu ilan etti.




YDH- İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası kamuoyuna yönelik yaptığı açıklamalarda nükleer programına ilişkin zenginleştirme düzeyi ve rezerv miktarı konularını müzakere etmeye açık olduğunu duyurdu.

Ancak Tahran yönetimi, ülkenin savunma stratejisinin ana omurgasını oluşturan füze programının herhangi bir pazarlığa dahil edilmesini kesinlikle reddettiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Washington ile yeniden başlayacak bir müzakere sürecini, iki başkent arasındaki derin güvensizlik iklimi göz önüne alındığında "cesur bir adım" olarak niteledi.

Yaklaşık sekiz ay önce ABD’nin İran nükleer tesislerine yönelik yasadışı saldırı girişimlerini hatırlatan Bekai, taleplerinin uluslararası hukuka dayandığını belirtti.

İran'ın 1970'ten beri NPT üyesi olduğunu ve 1974'te bölgeyi nükleer silahlardan arındırma teklifini sunan ilk aktör olduğunu anımsatan sözcü, savunma doktrinlerinde nükleer silaha yer olmadığını yineledi.

Bekai, İsrail’in asılsız iddialarının aksine, IAEA raporlarında sivil programın saptığına dair hiçbir kanıt bulunmadığının altını çizdi.

Savunma ve diplomasi hattından gelen açıklamalar, İran'ın askeri yeteneklerinin dokunulmazlığını tescilledi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "Füzelerimiz müzakere konusu değildir" diyerek tartışmalara nokta koyarken; Savunma Konseyi Sekreteri Amiral Ali Şemhani, füze kapasitesinin müzakerecilerin yetki sınırları dışında kaldığını vurguladı.

Şemhani, Batılı aktörlere "gösteriş yapmama ve sürece ciddi yaklaşma" çağrısında bulunarak kritik bir uyarıda bulundu:

''İran'a yönelik, kapsamı ne olursa olsun her türlü askeri müdahale savaşın başlangıcı sayılacak ve bu çatışmanın etkileri bölgedeki devasa enerji kaynakları nedeniyle küresel bir boyuta ulaşacaktır.''

Devrim Muhafızları (DMO), Batılı medya organları üzerinden yürütülen "askeri tehdit" propagandasının toplumsal panik yaratmayı amaçlayan bir istikrarsızlaştırma girişimi olduğunu savundu.

Sözcü Tuğgeneral Ali Muhammed Neini, düşmanların propaganda kampanyalarının halkın güvenlik algısını hedef aldığını belirterek, "İslami İran bağımsız, dirençli ve güçlü bir aktördür; hedeflerinden bir an bile geri adım atmayacaktır" dedi.

Müzakere yolunun her zaman açık olduğunu ifade eden Uzlaşma ve Müzakere Konseyi Üyesi Muhsin Rızai, olası bir çatışma senaryosuna dair en sert uyarıyı yaptı.

Rızai, "Müzakere yolu en iyisidir, ancak savaş çıkarsa bu kez ateşkes olmayacaktır" diyerek Tahran'ın stratejik sabrının sınırlarını işaret etti. Devrimin 47. yıl dönümünün İran için yeni bir kalkınma ve güvenlik döneminin başlangıcı olduğunu belirten Rızai, halkın yaptırım ve savaş tehditlerine rağmen 47 yıldır düşman hedeflerine geçit vermediğini vurguladı.



Makaleler

Güncel