Washington’dan Beyrut’a doğrudan tehdit

img
Washington’dan Beyrut’a doğrudan tehdit YDH

Siyonist rejim Lübnan'da işgali derinleştirirken diplomatik kanallar tıkanma noktasına ulaştı. Fransa’nın arabuluculuk girişimi sonuçsuz kalırken, Washington yönetimi, Beyrut’a yönelik tavrını sertleştirerek önceliğin Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğunu bildirdi.




YDH - Lübnan’da askeri harekatın beşinci gününde diplomatik tablo, olumsuz bir seyir izliyor. Fransa’nın arabuluculuk girişimi tıkanırken, ABD’nin Beyrut’a yönelik tutumu, geçmişte görülmemiş bir sertlik seviyesine ulaştı.

Washington yönetiminin, Lübnan’daki istikrarı birincil öncelik olarak görmediği ve asıl hedefin Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğu mesajı netleşti.

ABD’li yetkililer, Lübnan otoritesine, belirlenen şartların yerine getirilmemesi halinde ülkenin İsrail’in müdahalesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Fransız arabuluculuğu tıkanma noktasında

El-Ahbar gazetesine konuşan konuya vakıf kaynaklar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yürüttüğü diplomatik çabaların, ABD ve İsrail’in şartlarına dayalı olduğu gerekçesiyle sonuçsuz kaldığını belirtti.

Paris yönetimi, Meclis Başkanı Nebih Berri’ye, ateşkesin tek yolunun Hizbullah’ın askeri operasyonlarını durdurması ve silah bırakması olduğunu iletti. ABD tarafı ise Beyrut’taki muhataplarına, kendi şartları dışında hiçbir girişimi değerlendirmeyeceklerini ve Lübnan hükümetinin atacağı adımların, sahadaki durumu değiştirmek için yeterli olmadığı görüşünü bildirdi.

ABD, İsrail’in planladığı geniş kapsamlı operasyonları durdurmak için herhangi bir baskı uygulamayacağını açıkça ifade etti.

Hizbullah’tan meşru müdafaa vurgusu

Hizbullah Siyasi Konsey Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati, sahadaki durumu değerlendirerek örgütün stratejisini paylaştı.

Kamati, "Erlerimiz, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarına ilerlemesini engellemek için ciddi kayıplar verdiriyor" ifadesini kullandı.

Direnişin 15 ay süren sabrının ardından, ateşkes anlaşmasında yer alan meşru müdafaa hakkını kullandığını belirten Kamati, amaçlarının İsrail’i mevcut anlaşmaya uymaya zorlamak olduğunu vurguladı.

Kamati, İsrail’in ihlalleri durdurması, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve esirleri serbest bırakması halinde ateşkesin mümkün olduğunu kaydetti.