ABD Başkanı Trump'ın talimatıyla hazırlanan kapsamlı plan, İran’ın derin tünellerindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek için bölgeye kazı ekipmanları indirilmesini ve geçici bir hava üssü kurulmasını öngörüyor.
YDH- Washington Post'a göre, Amerikan ordusu, ABD Başkan Trump’ın talebi üzerine İran’daki yaklaşık bin pound ağırlığındaki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek amacıyla bölgeye kazı ekipmanları indirmeyi ve radyoaktif materyali tahliye edecek kargo uçakları için bir pist inşa etmeyi içeren kapsamlı bir plan sundu.
Fox News, Trump'ın, İran'dan zenginleştirilmiş uranyum çıkarmak için kara kuvvetlerine ihtiyaç duyulabileceğini açıklamasının beklendiğini bildirdi.
Konuya aşina iki kaynağa dayandırılan bilgilere göre, söz konusu karmaşık plan ve beraberindeki ciddi operasyonel riskler, geçtiğimiz hafta başkanın özel talebi doğrultusunda kendisine iletildi.
Trump’ın daha önce rapor edilmeyen bu plan talebi, alışılmadık derecede hassas ve yüksek riskli bir özel operasyon görevini değerlendirmeye yönelik ilgisini ortaya koyuyor; nitekim bu tür bir operasyonun değerlendirildiği ilk olarak Wall Street Journal tarafından haberleştirildi.
──────────────────────
◼ Kemalvendi: Yerli nükleer bilgimiz yok edilemez
◼ Arakçi: ABD'nin 15 maddelik planına yanıt vermedik, şart sunmadık
◼ İran, 18 küresel şirketi hedef listesine aldı
──────────────────────
Yönetimin temel hedeflerinden biri olan İran’ın nükleer silah üretme kapasitesinin sınırlandırılması çabası kapsamında bu plan, uzmanlarca savaş döneminde daha önce hiç denenmeyen, son derece zorlu bir girişim olarak niteleniyor.
Görevin icrası için radyoaktif materyalin kazılması ve geri kazanılmasını desteklemek amacıyla potansiyel olarak yüzlerce veya binlerce asker ile ağır ekipmanın hava yoluyla taşınması gerekiyor.
Eski savunma yetkililerinin tahminlerine göre, İran’ın iç kesimlerinde ateş altında gerçekleştirilecek bu sürecin tamamlanması haftalar sürebiliyor.
İran uranyumu için komandolar devreye girebilir
ABD yönetim yetkilileri yakın zamanda İran’a savaşı sona erdirmek için sundukları 15 maddelik teklifte, Tahran’ın Trump’ın "nükleer toz" olarak adlandırdığı yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesini talep etti.
İran, savaş başlamadan hemen önceki müzakerelerde zenginleştirilmiş materyali daha düşük bir seviyeye seyreltebileceğini belirtmiş olsa da ABD’nin bu son teklifini reddetti.
Emekli CIA ve Deniz Piyadesi subayı olan eski Savunma Bakan Yardımcısı Mick Mulroy, operasyonu "tarihin en büyük ve en karmaşık özel operasyonlarından biri" olarak tanımladı ve birlikler için büyük bir risk teşkil ettiğini vurguladı.
──────────────────────
Yıldırım niteliğindeki emperyal müdahalelerin sınırları: İran örneği ◼
Trump, İran savaşını nasıl kaybetti? ◼
ABD'nin geri çekilme ile kara harekatı arasında 'üçüncü yolu' ◼
──────────────────────
Trump’ın bu operasyonu takip etme arzusunun bir diğer göstergesi olarak Cumartesi günü İsrail destekçisi Fox News sunucusu Mark Levin’in programının izlenmesini teşvik etmesi dikkat çekti; Levin bu yayında ABD’nin İran’ın uranyum stoklarını ele geçirmek için "uzmanlaşmış" kara birlikleri konuşlandırması gerektiğini savundu.
Levin, sahada asker bulundurmanın uranyum başta olmak üzere birçok sebebi olduğunu ve bunun için 300 bin askere ihtiyaç duyulmayacağını ifade etti.
ABD kamuoyu karşı ama Pentagon kara seçeneğini değerlendiriyor
Savaşları bitirme vaadiyle kampanya yürüten Trump, İsrail ile koordineli olarak çoğunlukla havadan yürütülen ve kendisinin başlattığı çatışmanın beşinci haftasına girerken; uranyumu ele geçirmek için iddialı bir kara operasyonu başlatmak, komandoların ve çok sayıda destek personelinin görevlendirilmesini gerektiriyor ve askeri riski yeni bir seviyeye taşıyor.
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Pentagon'un görevinin başkomutana maksimum seçenek sunmak olduğunu ve bunun başkanın kesin bir karar verdiği anlamına gelmediğini belirtti.
──────────────────────
◼ Reuters anketi: Amerikalılar İran savaşının bitmesini bekliyor
◼ Atlantik ittifakında büyük kırılma: İngiltere'nin ABD’ye 'güveni kalmadı'
◼ Pizişkiyan: Amerikan halkı 'önce İsrail' politikalarından rahatsız
──────────────────────
Anketlerin Amerikalıların çoğunluğunun savaşa ve özellikle kara askeri gönderilmesine karşı olduğunu göstermesine rağmen, Savunma Bakanı Pete Hegseth Salı günü başkanı cesur bir lider olarak tasvir etmeye çalıştı.
Hegseth, Pentagon'daki basın toplantısında İran'ın nükleer bombaya sahip olamayacağını ve olmayacağını yineleyerek savaşın gerekçelerinden birine dikkat çekti.
Nükleer stoklara ulaşmak haftalar sürer
Haziran ayında ABD’nin İran’daki nükleer tesislerini bombalamasına karşın, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) göre İran, silah seviyesinin hemen altında, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 970 pound uranyum stokladı.
UAEA Direktörü Rafael Mariano Grossi, bu miktarın yarısından fazlasının İsfahan yakınlarındaki 300 fit derinlikteki tünellerde, geri kalanının ise Natanz ve potansiyel olarak diğer bölgelerde bulunduğunu bildirdi.
Fransız Le Monde gazetesi tarafından yayınlanan ve Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü tarafından analiz edilen Haziran başındaki uydu görüntüleri,İsfahan tesisinin güney girişine doğru 18 mavi varil taşıyan büyük bir kamyonu gösterdi.
Enstitü, varillerin içeriği hakkında kesin bir sonuç mümkün olmasa da İsrail ve ABD’nin hava saldırılarından günler önce tünel kompleksine taşınan yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum silindirleri olduğu değerlendirmesinde bulundu.
──────────────────────
Reuters: ABD binlerce elit askerini Ortadoğu'ya sevk ediyor ◼
The Independent: İran için ‘milyonluk’ ordu gerekir ◼
Gazilerden Trump’a uyarı: İran savaşı Vietnam değil, Gelibolu olur ◼
──────────────────────
Grossi, Mart ayı ortasında Washington'da yaptığı açıklamada, İsfahan depolama alanına erişimin Haziran ayındaki ABD bombardımanının bıraktığı enkaz altında kaldığını ve bölgede kazı yapıldığına dair bir işaret görmediklerini belirtti.
Uranyum heksaflorür gazı formundaki materyal, yaklaşık üç fit yüksekliğinde mühürlü silindirlerde saklanıyor ve silah haline getirilmeden önce yüzde 90'ın üzerinde zenginleştirilip metal formuna işlenmesi gerekiyor.
Grossi, Haziran saldırılarından önceki ziyaretine dayanarak, silindirlerin çok büyük olmadığını ancak şaşırtmaca amacıyla aralarına sahte kaplar yerleştirilmiş olabileceğini ifade etti.
Askeri kararlara dahil olmamakla birlikte Grossi, bu miktardaki materyalin doğrudan bir isabet alması durumunda yüksek derecede kirlenme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Operasyonun detaylarına vakıf olan kaynaklardan biri, gömülü stoklara ulaşmak için beton ve kurşun kalkanın kazı ekipmanlarıyla delinmesi, ardından silonun dibine inilerek konteynerlerin uçakla tahliye edilmesi gerektiğini aktardı; bu sürecin haftalar ile aylar arasında sürebileceği tahmin ediliyor.
Uzmanlar paraşütle indirme senaryosunu değerlendiriyor
Emekli General Joseph Votel, materyali geri kazanmanın en iyi yolunun bir ateşkes sonrası UAEA personeli eşliğinde yapılması olduğunu, ancak gerekirse savaşarak girmenin de mümkün olduğunu belirtti.
Votel,yüksek karmaşıklık ve zayiat riskine rağmen ABD Özel Operasyon kuvvetlerinin bu tip ortamlar için özel eğitim aldığını vurguladı.
Eski bir savunma yetkilisi, operasyonun ölçeği nedeniyle geçici bir işgal gerektirebileceğini ifade etti; eski komandolar operasyonun lojistik zorluklarını saldırılar, yüzlerce mil derinliğe uçuş ve savunma perimetresi oluşturulması olarak tanımladı.
Uzmanlar, 82. Hava İndirme Tümeni ve Rangerların paraşütle atlayarak bölgeyi ele geçirmesi ihtimali üzerinde dururken, mühendislerin malzeme sevkiyatı için bir uçuş pisti inşa etmesi gerekeceği öngörülüyor.
Kazı çalışmalarının devamlılığı için mekanikçilerden nükleer uzmanlara kadar geniş bir destek ekibi sahada bulunuyor ve sürekli ikmal sağlanıyor.
Olası nükleer operasyonun en karmaşık safhası
Kayaları delip depolama alanına girmek, komandoları bekleyen bilinmezlerle dolu bir süreç haline geliyor.
Delta Force veya Navy SEALs gibi ekiplerin koruyucu kıyafetler ve sensörlerle engelleri aşması gerekiyor.
Eski bir operatör, radyoaktif sızıntı riski nedeniyle sürecin yavaş ve titizlikle yürütülmesi gerektiğini, bubi tuzaklarının olabileceğini ve sürekli dekontaminasyon işlemlerinin zorunlu olduğunu belirtti.
Tahliye süreci de birlikleri ve nükleer materyali düşman hava sahasında saldırılara açık hale getiriyor.
Eski yetkililer, ''bu operasyonun Maduro veya Bin Ladin baskınları gibi kısa süreli görevlerden çok daha karmaşık olduğunu ve haftalar sürebileceğini'' ifade etti.
Savunma yetkilisi, ''bu durumun sadece bir ürün satın almak değil, tüm üretim hattını satın almak gibi bir maliyeti ve karmaşıklığı olduğunu'' dile getirdi.
Soğuk Savaş'tan bu yana nükleer materyal geri kazanımı konusundaki uzmanlığın azaldığını belirten yetkili, ''son yıllarda bu senaryoların daha çok terörist gruplar ve Kuzey Kore üzerine odaklandığını'' ekledi.
