Colani: Normalleşme istiyoruz, İsrail engel çıkarıyor

img
Colani: Normalleşme istiyoruz, İsrail engel çıkarıyor YDH

HTŞ rejimi lideri Colani, Suriye-İsrail görüşmelerinin “büyük zorluklarla ilerlediğini” belirterek İsrail’in sahadaki askeri varlığını ve “işgalci tutumunu” müzakerelerin önündeki temel engel olarak gösterdi.




YDH- Suriye’deki HTŞ rejimi lideri Colani, 17 Nisan 2026 tarihinde Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada, Suriye'nin iç savaştan sonra girdiği “yeni dönemi ve gelecek vizyonunu” detaylı bir şekilde anlattı.

Colani, konuşmasının önemli bir bölümünde Suriye'nin artık kriz dönemini geride bıraktığını ve “yeni bir safhaya” geçtiğini vurgulayarak sözlerine başladı.

Ülkesinin "güvenli bir ülke" haline geldiğini iddia eden HTŞ rejimi lideri, bölgesel anlamda “büyük fırsatlar” sunduğunu belirtti.

"Suriye, Doğu ile Batı arasında güvenli bir koridor haline geldi"

Colani’nin konuşmasında en çarpıcı ifade olarak kaydedilen sözleri şu oldu: "Suriye, Körfez ile Türkiye'yi, Doğu ve Batı tedarik zincirlerini birbirine bağlayan güvenli bir koridor haline gelmiştir."

Colani, Suriye'nin jeopolitik konumunu yeniden tanımladı, ülkeyi sadece bir geçiş noktası değil, Doğu ile Batı arasında “stratejik bir köprü” olarak konumlandırdı.

HTŞ rejimi lideri, somut bir örnek olarak Irak ile yapılan anlaşmayı işaret etti. Irak petrolünün Suriye limanları (Banyas ve Tartus) üzerinden ihracına başlandığını açıkladı. Bu adımın, Suriye'nin lojistik ve enerji koridoru rolünün ilk pratik uygulamalarından biri olarak sundu.

Colani’ye göre, Suriye'deki yeni rejimin amacı, “savaş değil normalleşme ve refah, çatışma değil bölgesel entegrasyon ve ekonomik işbirliği, yalnızlaşma değil açık ve güvenli bir koridor olmak.”

Konuşmada, Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi şartıyla, tüm komşuları ve bölge ülkeleriyle yapıcı ilişkiler kurmaya hazır olduklarını belirtti.

Ülkenin yeniden inşası sürecinde “dış yatırımlara ve bölgesel ortaklıklara” açık olduklarını vurguladı.

Colani bu bölümde uluslararası topluma ve özellikle komşu ülkelere "Suriye'ye fırsat verin, güvenli ve istikrarlı bir Suriye tüm bölgeye fayda sağlar" mesajı verdi.

Dört Deniz Projesi: Colani’nin bölgesel entegrasyon vizyonu

Colani, konuşmasının ikinci kısmını Dört Deniz Projesi'ne ayırdı. Bu projeyi, Suriye'nin yeni dönem vizyonunun ve bölgesel entegrasyon stratejisinin merkezine koyduğunu söyledi.

HTŞ rejimi lideri, projeyi şu sözlerle tanıttı: "Dört Deniz Projesi, bu zincirin bir parçasıdır. Bölgesel entegrasyon ve yolların yeniden bağlanmasıdır. Şu anda dünyanın en önemli arayışı, tedarik zincirleri ve enerji kaynakları için güvenliktir."

Colani’nin ifadesine göre, projenin temel hedefi, Doğu ile Batı arasında güvenli, hızlı ve alternatif bir tedarik zinciri oluşturmak, küresel enerji güvenliğine katkı sağlamak, Hürmüz Boğazı gibi tek bir kritik geçiş noktasına bağımlılığı azaltmak ve Suriye'yi bölgesel bir lojistik ve enerji koridoru haline getirmek.

Colani’nin açıklamasına göre, proje şu dört denizi birbirine bağlamayı hedefliyor: Akdeniz (Suriye ve Türkiye kıyıları üzerinden), Hazar Denizi (Azerbaycan üzerinden), Kızıldeniz, Fars Körfezi.

Colani, projenin teoride kalmadığını, somut adımlar atıldığını özellikle vurguladı: "Irak ile yapılan anlaşma kapsamında Irak petrolünün Suriye limanları üzerinden ihracına başlanmıştır."

Bu adım, projenin ilk pratik uygulamalarından biri olarak gösterildi. Petrolün Banyas ve Tartus limanlarından Akdeniz'e ulaşmasının, Hürmüz Boğazı'na alternatif bir rota oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin rolü: "Birlikte büyük fırsatlar sunuyoruz"

HTŞ rejimi lideri, konuşmada Türkiye'ye özel bir vurgu yaparak şunları söyledi: "Suriye ve Türkiye birlikte, Doğu ile Batı arasında büyük fırsatlar sunuyor. Bölgesel bağlantısallık açısından önemli bir köprü oluşturuyoruz."

Projenin başarısında Türkiye'nin coğrafi konumu, limanları, demiryolu ve karayolu altyapısının kritik rol oynayacağını belirttiği aktarıldı.

Colani, Dört Deniz Projesi’nin sadece bir enerji veya ticaret projesi olmadığını, aynı zamanda “bölgesel barış ve refahın mimarı” olduğunu ileri sürdü.

Projenin Suriye'nin yeniden inşasına, ekonomik kalkınmasına ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını iddia etti.

Diplomasi ve “diyalog” vurgusu

Colani, konuşmasının diğer bir bölümünde diplomasi ve diyalogun önemini güçlü bir şekilde vurguladı. Suriye'nin yeni yönetiminin temel yaklaşımını "savaş değil, diyalog" olarak özetledi.

HTŞ rejimi lideri bu bölümdeki konuşmasına şu ifadelerle başladı: "Diyalog ve diplomasi, anlaşmazlıkları çözmenin ve bölgemizde ve dünyada barış ile istikrarı güçlendirmenin en etkili yoludur."

Colani diplomasiyi "belirsizliklerle baş etmenin en güçlü aracı" olarak tanımladı. Forumun ana temasına atıfta bulunarak, belirsizliklerin ancak diyalog ve ortak akılla yönetilebileceğini, bölgesel sorunların ancak bölgesel aktörlerin katılımıyla çözülebileceğini, Suriye'nin bu süreçte sorumluluk almaya ve katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Suriye-İsrail görüşmeleri: "Büyük zorluklarla ilerliyor"

HTŞ rejimi lideri, konuşmasının ilerleyen bölümünde Suriye ile İsrail arasında devam eden görüşmeleri ele aldı. Colani, görüşmelerin durumunu şu sözlerle özetledi: "Görüşmeler büyük zorluklarla ilerliyor."

Bu konuda en önemli eleştirisini İsrail tarafına yönelten Colani, "İsrail, Suriye'ye büyük bir vahşetle karşılık veriyor ve Suriye topraklarında varlık göstermeye ısrar ediyor." dedi.

Colani, İsrail'in Suriye topraklarındaki askeri varlığını sürdürmesinin ve "işgalci tutumunun", görüşmelerin ilerlemesini “ciddi şekilde” engellediğini ifade etti. Bu durumun müzakereleri zorlaştırdığını açıkça belirtti.

Buna rağmen Colani, “Suriye'nin savaş istemediği, normalleşme ve istikrar arayışında olduğu, görüşmelerin devam etmesi gerektiğini” savundu. Ancak İsrail'in tutumunun "büyük zorluklar" yarattığını tekrar tekrar vurguladı. Bu zorlukların aşılması için İsrail'in Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

Ulusal diyalog çağrısı: "Tüm Suriyelileri kapsayan bir süreç başlatmak istiyoruz"

Colani, konuşmasının son bölümünde Suriye'nin geleceğine dair vizyonunu ve ulusal diyalog çağrısını dile getirdi.

HTŞ rejimi lideri, “gelecek vizyonunu” şu şekilde özetledi: "Suriye'nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak, yeni yönetimimizin en temel önceliğidir."

Colani, “Suriye'nin sadece hayatta kalmak değil, yeniden güçlü, istikrarlı ve müreffeh bir ülke olmak istediğini vurguladı, bunun için de iç barışın ve ulusal uzlaşının şart olduğunu” belirtti.

Konuşmanın en dikkat çeken kısmında Colani’nin “geniş katılımlı bir Ulusal Diyalog Konferansı” çağrısı yaptı: "Tüm Suriyelileri, içeride ve dışarıda yaşayan tüm kardeşlerimizi kapsayan geniş bir ulusal diyalog sürecini başlatmak istiyoruz."

HTŞ rejimi lideri, bu diyalog sürecinin ülke içinde yaşayan tüm kesimleri, yurtdışındaki Suriyeli mültecileri ve muhalifleri, farklı etnik ve mezhepsel grupları, sivil toplum ve yerel toplulukları içermesi gerektiğini belirtti. Amacın, dar bir elitin değil, tüm Suriye halkının katılımıyla ülkenin geleceğinin ortaklaşa şekillendirilmesi olduğunu iddia etti.

Colani konuşmasının sonunda, “Suriye'nin savaş değil, normalleşme ve refah istediğini, çatışma yerine inşaya, bölünme yerine birliğe odaklanacaklarını, bölgesel ve uluslararası işbirliğine açık olduklarını, ancak egemenlik ve toprak bütünlüğünden asla taviz vermeyeceklerini” belirtti.

Ayrıca, Suriye'nin yeniden inşasının sadece maddi altyapıyla sınırlı olmadığını, “toplumsal ve siyasi uzlaşı” ile mümkün olacağını söyledi.

Colani konuşmasını şu çağrıyla bitirdi: "Suriye'yi birlikte yeniden inşa edelim. Barış, istikrar ve refahı hep birlikte kuralım."