İran ile devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, Fars Körfezi ülkelerindeki alüminyum eritme tesislerine hammadde akışını durma noktasına getirerek küresel alümina piyasasında ciddi bir arz fazlasına yol açtı.
YDH - İran ile süregelen savaş, alüminyum piyasasının dikkatini Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sebebiyle dünya genelindeki alıcılara ulaştırılamayan kargolara çevirdi.
Ancak piyasa uzmanları, en az bu sorun kadar acil olan bir diğer gelişmeye, yani Fars Körfezi ülkelerine giriş yapamayan mallara işaret ediyor.
Reuters'ın haberine göre bölgedeki alüminyum üretimi, boksit madeninden elde edilen bir ara ürün olan alümina tedarikine doğrudan bağımlı bir yapı sergiliyor.
Fars Körfezi bölgesinde faaliyet gösteren altı alüminyum eritme tesisinden sadece ikisi kendi alüminasını üretebiliyor. Bu tesislerden biri olan Emirates Global Aluminium bünyesindeki Al Taweelah tesisi, İran tarafından düzenlenen füze saldırısında hasar aldı.
Söz konusu tesisteki eritme ünitesinin devre dışı kaldığı, diğer tesislerin ise düşük kapasiteyle çalışmaya devam ettiği bildiriliyor.
Yaşanan aksaklıkların ilk etkisi, arzın Körfez ülkelerinden diğer pazarlara yönlendirilmesi neticesinde, halihazırda arz fazlası bulunan piyasada alümina fiyatları üzerinde ek bir baskı oluşturması şeklinde tezahür etti.
Uzmanlar, ikinci bir etkinin ise depolardaki hammadde stoklarının tükenmesiyle bölge ülkelerinin metal üretiminde daha derin düşüşler yaşanması olabileceğini öngörüyor.
Mevcut tabloda, diğer pazarlardan kayan alümina hacimlerini absorbe eden Çin, durumun tek kazananı olarak öne çıkıyor.
Alümina piyasası, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasındaki savaşın patlak vermesinden önce de baskı altında bulunuyordu.
Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre fiyatlar, 2026 yılının başından bu yana metrik ton başına 300 dolar seviyelerinde dalgalanıyor.
Bu rakam, tedarik zincirindeki ciddi aksamalar nedeniyle fiyatların 800 doların üzerine çıktığı 2024 yılına kıyasla oldukça düşük bir seviyeyi temsil ediyor. O dönemden bu yana Çin ve Endonezya'daki üretim kapasitelerinin genişlemesi, piyasayı arz fazlası durumuna itti.
Macquarie Bank, küresel alümina piyasasının 2025 yılında 2,54 milyon ton arz fazlası vereceğini tahmin ederken, Aralık ayı öngörülerinde 2026 yılı için 1,26 milyon tonluk bir fazlalık bekliyordu.
Ancak yatırım bankası, Körfez ülkelerine gidemeyen arzın küresel piyasada serbestçe dolaşması üzerine 2026 yılı arz fazlası tahminini 2,2 milyon tona yükseltti.
Analistler, sürecin gidişatının Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine ne kadar süre kapalı kalacağına bağlı olduğunu kaydediyor.
Emtia piyasaları için riskler artıyor
Boğazın kapalı kaldığı süre uzadıkça, Katarlı üretici Qatalum ve Bahreynli Aluminum Bahrain'in (Alba) duyurduğu üretim kesintilerine ek olarak, tesislerde daha geniş kapsamlı duruşların yaşanması riski artıyor.
Bölgedeki tek tam entegre üretici konumunda olan Suudi Arabistan merkezli Ma'aden şirketi, Ras al-Hayr
alümina rafinerisini besleyen kendi boksit madenini işletiyor. Wood Mackenzie danışmanlık şirketinin verilerine göre Ma'aden, kendi rafinerisinin ihtiyacından daha fazla alümina üreterek diğer şirketlere acil teslimatlar gerçekleştiriyor.
Körfez şirketleri için tek darboğaz alümina tedariği ile sınırlı değil. AZ Global Consulting analistleri, eritme işleminde kritik öneme sahip olan karbon anotların üretiminde kullanılan kömür katranı tedariğinin daha ciddi bir lojistik krize dönüşebileceğini vurguluyor. Analistler konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Kalsine kok ve petrol koku gibi diğer karbon bileşenleri nispeten esnek şekilde yeniden yönlendirilebilir, stoklanabilir veya karayoluyla taşınabilirken; sıvı reçine, yükleme noktasından boşaltma noktasına kadar erimiş halde kalması için ısıtmalı depolama tesislerine ve ısıtmalı kamyonlara ihtiyaç duyar."
Analizlere göre, bu tür bir altyapı bölgede yaygın olarak bulunmuyor ve acil bir durumda hızlıca inşa edilmesi veya ikame edilmesi mümkün görülmüyor.
Piyasadaki değişim Çin’in hakimiyetini güçlendiriyor
Alümina tedarik zincirindeki bozulmaların yol açtığı pazar değişikliğinden en çok faydalanan aktör Çin oldu.
Resmi gümrük verilerine göre Çin, Mart ayında 338 bin 315 ton alümina ithal ederek Ocak 2024'ten bu yana en yüksek aylık rakama ulaştı. Körfez krizi alüminyum fiyatlarını son dört yılın zirvesine taşıdığı için Çinli üreticilerin kâr marjları da artış gösteriyor.
Uluslararası Alüminyum Enstitüsü verilerine göre, Mart ayında Batı'nın alüminyum üretimi bir önceki yıla göre 312 bin ton azalırken, Çin'in üretimi 88 bin ton artış kaydetti.
Çin'in küresel üretimdeki payı geçen ay yüzde 60,2 ile rekor seviyeye yükseldi. Savaşın Körfez tesisleri üzerindeki baskısı arttıkça bu payın daha da yükselmesi bekleniyor.