Eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, Amerika'nın İran ile girdiği savaşın Washington yönetimine hayati dersler verdiğini bildirdi.
YDH - Amerika Birleşik Devletleri Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) eski Direktörü William Burns, The New York Times (NYT) gazetesi için kaleme aldığı köşe yazısında, ABD'nin İran ile yaşadığı askeri çatışmanın Washington yönetimi için birkaç önemli ders barındırdığını belirtti.
Burns, bu çıkarımların mevcut Başkan Donald Trump'ın "Amerika'nın çıkarlarını kurtarmasına" yardımcı olabileceğini ifade etti.
Mart 2021 ile Ocak 2025 tarihleri arasında, Başkan Joe Biden döneminde CIA başkanlığı görevini yürüten Burns, analizinde üç temel dersi ön plana çıkardı.
Burns, ilk ders olarak karmaşık dış politika sorunlarının etkili bir şekilde çözülmesinin zaman ve sabır gerektirdiği sonucuna varıldığını kaydetti.
Bu dersin kadercilik veya zor kararlardan kaçınmakla ilgili olmadığını belirten Burns, "Bu ders, hem dış hem de iç diğer öncelikleri etkilemeden, kabul edilebilir bir bedelle neler başarılabileceği hakkındadır" değerlendirmesinde bulundu.
Diplomaside, özellikle "acımasız, ideolojik olarak kurulmuş ve kökleşmiş" rejimlerle mükemmelliğe ulaşmanın nadir bir durum olduğunu vurgulayan eski CIA Başkanı, lider kadrosunun hedef alınmasının cazip bir kısa yol gibi görünebileceğini ancak bunun bir yanılsama olabileceği konusunda mevcut yönetimi uyardı.
Burns, "Bu yönetimin İran'da hızla keşfettiği gibi, lider kadrosunun tasfiyesi bir illüzyon olabilir" ifadesini kullandı.
Eski Başkan Barack Obama'nın mantığının, İran'ın nükleer silah üretme potansiyeli olan temel tehdidini dizginlemek ve "uzun vadeli bir oyun oynamak" için doğrudan diyalog kurma arayışına dayandığını hatırlatan Burns, bu süreçte ABD'nin bir yandan İran halkının siyasi özgürlüklerini desteklerken diğer yandan diğer tehditleri kademeli olarak zayıflatmaya çalıştığını belirtti.
Burns, Obama'nın selefi George W. Bush gibi savaşın risklerini, ikincil ve üçüncül sonuçlarını dikkatle incelediğini ve bunların olası faydalardan çok daha ağır bastığı sonucuna vardığını vurguladı.
"Hızlı çözüm bağımlılığı aşılmalı"
Başkan Trump'ın, Haziran 2025'teki İran savaşındaki başarı hissi ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılması operasyonundan cesaret alarak "trajik bir seçim" yaptığını dile getiren Burns, devlet politikasında her şeyi yeniden yapma imkanı olmadığını ifade etti.
Burns, yönetimin önceliklerini belirleyip "hızlı çözüm bağımlılığını" aşması durumunda, İran'ın komşuları, ABD ve dünya için oluşturduğu en akut tehditlerin çözülmesi için hala küçük bir ihtimalin bulunduğunu kaydetti.
İkinci dersin ise ABD'nin ulusal güvenlik araçlarının tamamını kullanmanın yerini hiçbir şeyin tutamayacağı gerçeği olduğunu belirten Burns, askeri ve ekonomik nüfuz olmadan diplomaside mesafe katedilemeyeceğini bildirdi.
Ancak Burns, siyasetçiler tarafından ciddiye alınan kaliteli istihbaratla desteklenen, sabırlı ve titiz bir diplomasi olmadan tek başına gücün nadiren başarıya ulaştığını ekledi.
Müzakerelerin bir "dikte" değil, uzmanlık bilgisi ve baskı araçlarının kullanımının önemli olduğu karmaşık ve uzun süreli bir karşılıklı ödün süreci olduğunu vurguladı.
Burns, "Amerika Birleşik Devletleri güçlü bir konuma sahip ancak kalıcı bir anlaşmaya varmak için müttefiklerin ve ortakların seferber edilmesi, hayal gücü ve deneyimli, bazen de iki yüzlü İranlı müzakerecilerin sunduğu ayrıntılara dikkat edilmesi gerekecektir" uyarısında bulundu.
"Çim biçme" stratejisinin yan etkileri
Burns'e göre çatışmanın üçüncü ve en önemli dersi, "çimleri biçmek" olarak adlandırdığı, uzun vadeli bir başarı planı olmaksızın doğrudan tehditlere karşı kaba kuvvet kullanma stratejisinin yalnızca daha geniş sorunlara zemin hazırladığı.
Bu stratejinin sonuçlarını sıralayan Burns, "İran rejimi yıpranmış olsa da sağlamdır; birçok açıdan zayıflamış ancak içgüdülerinde daha acımasız ve uzlaşmaz hale gelmiştir" diye yazdı.
Tahran'ın stratejik bir gücü olan Hürmüz Boğazı'nın, artık nükleer programı, balistik füzeleri veya vekil güçlerinden çok daha güçlü bir nüfuz kaynağına dönüştüğünü kaydeden Burns, ABD'nin Fars Körfezi ülkeleri ve Avrupalı müttefikleri nezdindeki güvenilirliğinin sarsıldığını ifade etti.
Ayrıca, Hint-Pasifik bölgesindeki ortakların ekonomik olarak zarar gördüğünü ve ABD'nin liderliğine olan güvenlerini kademeli olarak kaybettiklerini ekledi.
Burns, yüksek küresel enerji fiyatları nedeniyle Rusya'nın gelirlerinin arttığına da dikkat çekti. Çin lideri Şi Cinping'in, Trump'ın Mayıs ortasında Pekin'e yapacağı ziyaret öncesinde çatışmanın Çin'i daha yüksek bir stratejik seviyeye taşıdığına inandığını belirten eski CIA Başkanı, mevcut durumun Çinli lidere ticaret, teknoloji ve Tayvan konusunda tavizler alma fırsatı sunduğunu bildirdi.
Burns, dünya ekonomisi için de uzun vadeli sonuçlar doğabileceği konusunda uyarıda bulundu.