İsrail medyası: Hizbullah’a karşı askeri zafer artık imkansız

img
İsrail medyası: Hizbullah’a karşı askeri zafer artık imkansız YDH

İsrail ordusunun Hizbullah'a karşı mutlak bir askeri zafer kazanılamayacağını kabul ederek stratejisini uzun vadeli bir yıpratma savaşı ve operasyonel zorunluluk haline gelen ateşkese kaydırdığı bildiriliyor.




YDH- İbranice yayın yapan Israel Hayom gazetesi, İsrail askeri karar alma mekanizmalarında yaşanan köklü stratejik değişimi ortaya koydu.

Habere göre bu değişim, Hizbullah’ı yalnızca askeri güçle ortadan kaldırmanın mümkün olduğuna dair inancın azalması ve "kapsamlı bir zafer" yerine uzun vadeli bir yıpratma savaşı yönetmeye dayalı bir stratejiye yönelme şeklinde kendini gösteriyor.

Raporda yer alan bilgilere göre, üst düzey İsrail askeri yetkilileri, hükümetin örgütü askeri olarak tamamen ortadan kaldırma yönünde herhangi bir talimat vermediğini, ancak örgütün yeteneklerini zayıflatma hedefinin ilan edilen stratejik hedefler arasında yer aldığını doğruluyor.

Füzeleri durduracak askeri araç yok

İsrailli bir yetkili, füzelerin ateşlenmesini tamamen durdurabilecek pratikte hiçbir askeri araç bulunmadığını belirterek; önleme ve sınırlı saldırılar da dahil olmak üzere yürütülen mevcut operasyonların, Hizbullah’ın yeteneklerini felç etmek yerine sadece kaynaklarını tükettiğini vurguluyor.

Gazeteye göre bu değerlendirme, İsrail ordusunun karşı karşıya kaldığı karmaşık saha gerçekliğini yansıtıyor.

Bu gerçekliğin en belirgin özellikleri arasında birden fazla cephede savaşmaktan kaynaklanan operasyonel yorgunluk ve belirleyici bir savaş yürütme kabiliyetini sınırlayan yedek kuvvetlere artan bağımlılık yer alıyor.

Ordunun operasyonel zorunluluğu

Raporda, Hizbullah’a karşı kapsamlı bir askeri operasyon yürütme girişiminin güçlerin büyüklüğünde devasa bir genişleme gerektireceği ve askeri yetkililerin mevcut koşullar altında bunu imkansız olarak değerlendirdiği belirtiliyor.

Bu bağlamda ateşkes artık sadece siyasi bir seçenek olmaktan çıkıyor ve aylarca süren aralıksız çatışmaların ardından ordunun üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlayan bir "operasyonel zorunluluk" haline geliyor.

İsrail’in etkili bir şekilde kararlı eylem stratejisinden çatışma yönetimi stratejisine geçtiği savunulan raporda; amacın artık Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmak yerine, onun yeteneklerini azaltmaya ve kara harekatları gibi başlıca tehditleri önlemeye odaklandığı ifade ediliyor.

Diplomatik maliyet ve batı’nın tutumu

Askeri yetkililer Hizbullah’ın askeri olarak yenilgiye uğratılmadığını doğrularken, bu durum İsrail’in yaklaşımındaki değişikliği daha da pekiştiriyor.

Siyasi cephede ise özellikle Güney Lübnan’daki yıkım ve uluslararası arenadaki imaj kaybı ışığında, savaşın İsrail için özellikle Avrupa ve ABD’de artan diplomatik maliyetine dikkat çekiliyor.

Bu baskıların Batı’nın daha katı tutumlar sergilemesine yansıdığı, ABD Kongresi’nde bazı silah anlaşmalarının kısıtlanmasına dair tartışmaların yapıldığı ve Avrupa’nın da İsrail ile ilişkilerini yeniden değerlendirmeye başladığı belirtiliyor.

Ateşkesin perde arkasındaki denge

Raporda, Donald Trump’ın öncülüğünde sağlanan ateşkes bir "zafer anlaşması" olarak değil, sınırlı askeri baskı ile iç yıpranma arasındaki bir dengenin sonucu olarak sunuluyor.

Lübnan’ın ateşkesin daha uzun süre uzatılmasını talep ettiği, İsrail’in ise tam ölçekli bir çatışmaya girmeden askeri ve siyasi baskıyı sürdürmek amacıyla süreyi nispeten kısa tutmayı tercih ettiği ifade ediliyor.

Mevcut denklemin; Hizbullah’a karşı tam bir askeri zafer olasılığının bulunmaması, İsrail ordusunda artan yorgunluk ve savaşın uluslararası düzeyde yükselen siyasi maliyeti olmak üzere üç temel üzerine kurulu olduğu sonucuna varılıyor.

İlgili Haberler