İran'ın Pekin Büyükelçisi Rahmani Fazli, Çin'in Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine dönük görüşmelerde potansiyel arabulucu olabileceğini söyledi.
YDH - İran'ın Çin Büyükelçisi Rahmani Fazli, Pekin'in Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine dönük müzakerelerde potansiyel arabulucu olarak görüldüğünü söyledi.
İran devlet ajansı IRNA'nın aktardığına göre Fazli, Çin'in İran'ın barış gündemini "büyük güçler düzeyinde" aktarabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
Fazli, "Pekin, kilit aktörlerle yürüttüğü istişareler, Pakistan ile birlikte ortaya koyduğu ve İslamabad'daki görüşmelerin temelini oluşturan ortak barış girişimi ile Sayın Şi Cinping'in dört maddelik planı üzerinden diyaloga dönüş yolunu korumaya ve güçlendirmeye çalıştı" dedi.
İranlı diplomat, Çin'in "gerilimin düşürülmesi açısından önemli güçlerden biri" haline gelebileceğini söyledi.
Bununla birlikte Fazli, "arabuluculuğun İran'a baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini" de ifade etti.
Fazli, Çin ile uzun vadeli işbirliğinin İran'a "diplomatik derinlik" kazandırdığını belirtti.
Bu işbirliğinin, ABD baskısı karşısında Tahran'ın gerçek alternatiflere ve önemli ortaklara sahip olduğunu göstermesine imkan verdiğini söyleyen İranlı büyükelçi, temel sorunun muhatap tarafın İran'ın gerçek mesajını dinlemeye hazır olup olmadığı olduğunu kaydetti.
Fazli, bu mesajın "savaşı sona erdirme, boğazın yeniden ulaşıma açılması ve diğer ülkelerin haklarına saygı gösterilmesi" olduğunu ifade etti.
Çin'in bu yaklaşımı büyük güçler düzeyinde aktarabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Geçen hafta Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Pekin'de bir araya geldi.
PressTV'nin aktardığına göre görüşmeler sırasında taraflar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonunu ele aldı. İki bakan, gerilimi düşürmeye dönük çabaların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.
Taraflar ayrıca tam ateşkes sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.
Görüşmenin ardından Çinli diplomat, Pekin'in çatışmaların tamamen sona erdirilmesinden yana olduğunu söyledi. Çin'in çatışmaların yeniden başlamasını kabul edilemez bulduğunu ve müzakerelerde ısrar ettiğini ifade etti.
Çin, İran'ın egemenliğini koruma yönündeki tutumunu desteklediğini belirtti. Pekin ayrıca Tahran'ın diplomatik çözüm konusundaki hazırlığını memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Çin tarafı, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin kısa sürede normale dönmesini umduğunu ifade etti.
Pekin yönetimi, İran'ın barışçıl nükleer faaliyet hakkını koruyarak nükleer silahtan vazgeçmesini desteklediğini de kaydetti. Çin ayrıca Fars Körfezi ülkelerine, Ortadoğu'da ortak güvenlik mimarisi oluşturulması amacıyla diyalog çağrısı yaptı.
Bloomberg, Arakçi'nin Pekin ziyaretinin Çin'in hem İran hem de ABD üzerinde etkisi bulunan az sayıdaki jeopolitik ağırlık merkezinden biri olduğunu gösterdiğini yazdı.
The New York Times ise daha önce yayımladığı haberinde, Pekin'in son anda devreye girerek Tahran'ı nisan ayında ABD ile iki haftalık ateşkese yönelttiğini aktarmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin'de görüşmesi planlanıyor.
Reuters'ın analistlere dayandırdığı haberine göre Trump, Çin'in İran'ı anlaşmaya yönlendirmesini istiyor. Haberde, Pekin'in buna karşılık ABD'den Tayvan konusunda taviz talep edebileceği belirtildi.
Çin, İran petrolünün en büyük ithalatçılarından biri konumunda bulunuyor.
CNBC'nin mart ayı başındaki verilerine göre Çin, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri harekatının başlamasının ardından İran'dan en az 11 milyon varil ham petrol aldı.
Haberde, tüm sevkiyatların diğer tankerlerin geçişine kapatılan Hürmüz Boğazı üzerinden yapıldığı belirtildi.
Geçen yılın ilk çeyreğinde Çin'in günlük ham petrol ithalatı 5,35 milyon varile kadar ulaştı.
Bu gelişmelerin ardından ABD, bazı Çinli petrol şirketlerine yaptırım uyguladı.
Pekin ise bu yaptırımları hukuka aykırı olarak değerlendirdi ve Çinli şirketlerin söz konusu kısıtlamalara uymasını yasakladı.