İsrailli gazeteci Avi Aşkenazi, ABD-İran mutabakatını İsrail için "stratejik bir darbe" olarak nitelendirerek anlaşmanın İran'a ekonomik ve siyasi bir can simidi sunduğunu yazdı.
YDH- İsrailli gazeteci Avi Aşkenazi, Yediot Ahronot gazetesindeki analizinde, ABD ile İran arasında imzalanan "İslamabad Mutabakat Zaptı"nın İsrail için stratejik bir hezimet olduğunu savundu.
Anlaşmanın İsrail’in bölgedeki caydırıcılığını sıfırladığını belirten Aşkenazi, Washington’ın Lübnan’ı resmen İran’ın nüfuz alanına terk ettiğini vurguladı.
Aşkenazi, anlaşmanın 60 günlük geçici bir süreç olmasına rağmen İran’a hem ekonomik hem de siyasi bir "can simidi" sunduğunu ifade etti.
Yazıda, 1979 devriminden bu yana İran’ın bölgeye yayılma hedefinin Lübnan ile zirveye ulaştığı'' belirtilerek, "Bir asır önce Fransız koruması altındaki Hristiyan bir ülke olan Lübnan, bugün Donald Trump’ın koruması altında Şii bir ülkeye dönüşüyor" değerlendirmesi yapıldı.
Analize göre, anlaşma İran'a ham petrol ihraç etme ve nakit akışı sağlama imkânı tanıyarak, ekonomik darboğazdaki Tahran yönetimini rahatlatıyor.
Bu durumun, enerji maliyetleri altında ezilen Rusya ve kendi ekonomisini teşvik arayan Çin için de bir fırsat olduğu belirtiliyor.
Nükleer cephede ise anlaşmanın İran'ın araştırma ve reaktör altyapısını korumasına izin verdiği vurgulanıyor.
Aşkenazi, İranlıların bugün elde ettikleri bilgi ve teknolojiyle, ileride çok daha hızlı bir şekilde uranyumu "atom bombası seviyesine" çıkarabileceklerini öngörüyor.
"İsrail yeni bir silahlanma yarışına mecbur"
Trump’ın anlaşmayla birlikte İran'ın balistik füze projesini yeniden canlandırmasına örtülü onay verdiğini iddia eden Aşkenazi, İsrail’in bu tablo karşısında savunma stratejisini tamamen değiştirmek zorunda olduğunu yazdı:
• Saldırı kapasitesi: İsrail’in, İran'daki füze rampalarını her an imha edebilecek gelişmiş bir hava kuvveti kurması gerekiyor.
• Savunma kalkanı: Atmosfer dışında önleme yapabilen Arrow 4 ve 5 sistemlerinin bir an önce devreye alınması şart.
• Bölgesel yarış: Anlaşma, Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve BAE gibi ülkelerin de dahil olacağı devasa bir silahlanma yarışını tetikledi.
Gazeteci, Trump’ın bir iş insanı olarak bu anlaşmayla Amerikan silah endüstrisini canlandırdığını ve bölge devletlerini yeni nesil savunma sistemleri almaya iterek Amerikan ekonomisini besleyen bir süreç inşa ettiğini iddia ediyor.