İsrail hem askeri operasyonlarında ağır kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı hem de Lübnan dosyasında kurulan yeni bölgesel mekanizmaların dışında bırakıldı.
YDH- İsrail basını, ABD rejimi ile Tel Aviv arasındaki stratejik iş birliğinin yerini "kısıtlayıcı bir denetime" bıraktığını yazıyor.
Kanal 13 televizyonunun ulaştığı bilgiler, ABD Başkanı Donald Trump’ın sadece Lübnan’da değil, bölgesel ölçekte İsrail ordusu ve hükümeti üzerindeki operasyonel kısıtlamalarını artırdığını ortaya koydu.
Tel Aviv’deki siyasi yönetimin orduya ilettiği yeni talimatlara göre, operasyonel hareket alanı büyük ölçüde daraltıldı. İsrail ordusunun operasyonları artık "Yeşil Hat" sınırları içerisindeki acil tehditlerin bertaraf edilmesiyle sınırlandırılırken; Beyrut ve Sur gibi stratejik merkezlere yönelik saldırılar kesin olarak yasaklandı.
Konuya ilişkin Kanal 13'e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, yeni dönemin zorluğunu şu sözlerle özetledi:
"Amerikalılardan aldığımız mesaj çok net: Kısıtlamasız hareket etme dönemimiz sona erdi."
Saha kısıtlamaları gölgesinde bir araya gelen İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve kurmayları, Gazze Şeridi’ndeki Hamas varlığını hedef alan yeni bir askeri operasyon planını masaya yatırdı.
Ancak siyasi liderlik içindeki yaygın kanaat, Trump’ın kapsamlı bir askeri eyleme izin vermeyeceği ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha esnek, diplomatik bir rotayı tercih edeceği yönünde.
İsviçre’de ABD ile İran arasında tamamlanan ilk tur görüşmelerin ardından, İsrail’in süreçteki konumu da tartışmaya açıldı.
Katar ve Pakistan arabuluculuğunda kurulan "çatışma önleme hücresi"nin, İsrail'in temsilcisi olmaksızın Lübnan topraklarında askeri faaliyetleri durdurmayı hedeflemesi dikkat çekti.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, daha önce Güney Lübnan’da kalmaya devam edeceklerini açıklamış olsa da, sahadaki kısıtlamalar ve uluslararası mutabakatların İsrail'i "kilit oyuncu" konumundan uzaklaştırdığı görülüyor.