Lübnan'ın Caferi Müftüsü Şeyh Kabalan, Washington ve İsrail ile yürütülen müzakerelerde Lübnan ordusunun işlevsizleştirilmesine karşı çıkarak direniş ile ordunun ulusal savunma stratejisinde birleşmesi gerektiğini ilan etti.
YDH- Lübnan'ın Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, Washington ile yürütülen perde arkası diplomasi trafiğine ve mevcut yönetimin Lübnan ordusunun askeri doktrinini zayıflatmaya yönelik taahhütlerine sert tepki gösterdi.
Kabalan, ulusal çıkarların dışındaki hiçbir taahhüdün sahada karşılık bulmayacağını belirterek, Lübnan’ın egemenliğinin her türlü müzakerenin üzerinde olduğunu vurguladı.
Siyonist ve Amerikan projelerine güvenlik hizmeti sağlayan bir devlet yapısını reddeden Şeyh Kabalan, "Devletin on yıllardır başaramadığını, direniş efsanevi bir şekilde ve bölgedeki güç dengesini değiştirecek biçimde başardı" ifadelerini kullandı.
Ulusal güvenliğin temel denklemini; ateşkesin sağlanması, Lübnan ordusunun güney sınırlarına konuşlandırılması ve Siyonist terörizme karşı ulusal çıkarların tavizsiz korunması olarak tanımlayan Müftü, deneysel bölgeler oluşturulması gibi aldatmacalara izin verilmeyeceğini belirtti.
Lübnan güvenlik aygıtının, ülkenin egemenliğine karşı kullanılmasının "Lübnan'ın kalbine vurulan bir darbe" olduğunu savunan Kabalan, mevcut otoritenin Siyonist-Washington ekseniyle müzakere etme konusunda hiçbir siyasi veya güvenlik yetkisine sahip olmadığını dile getirdi.
Kabalan, direniş ile ordunun, iç bölünmelerden uzak, ulusal güvenliği merkeze alan ortak bir stratejiyle görev alması gerektiğini savunarak, "Hiçbir siyasi veya güvenlik tavizi kabul görmeyecektir" uyarısında bulundu.
Mevcut yönetimin başarısızlığını, tek taraflı kararlar ve yıkıcı dış politikalarla açıklayan Müftü, Meclis Başkanı Nebih Berri’nin rolüne özel bir vurgu yaptı.
"Cumhurbaşkanı Nabih Berri olmadan ulusal veya egemen bir çözüm mümkün değildir" diyen Şeyh Kabalan, Berri tarafından inşa edilen ulusal doktrinin Lübnan’ın tek koruyucusu olduğunu belirtti ve "Lübnan'ın en büyük zaferlerinin son çeyreğindeyiz" ifadesiyle sürecin kritik aşamasına dikkat çekti.