İran Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Muhsin Zengene, askeri çatışmaların ilk 40 gününde hedeflerine ulaşamayan düşmana karşı kesin bir zafer kazandıklarını açıkladı.
YDH - İran Meclisi Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Muhsin Zengene, ülkenin içinden geçtiği askeri, siyasi ve diplomatik süreçlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Düşman propagandalarının aksine Hürmüz Boğazı'nın tamamen İran'ın kontrolü altında olduğunu vurgulayan Zengene, bu hususta meclis tarafından yasa çıkarıldığını da hatırlattı.
SNN ajansına konuşarak meclis genel kurulunun yeniden açılmasına yönelik sürece değinen Zengene, meclis çalışmalarına ara verilmesinin ilk hafta ve aylarda makul gerekçeleri olduğunu, ancak ülkenin normal şartlara dönmeye başlamasıyla birlikte bu gerekçelerin geçerliliğini yitirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve yargı erki başkanından oluşan üç erkin toplantısı, Anayasa Koruma Konseyinin ilk resmi oturumu ile müzakere heyetinin İsviçre, Pakistan ve Umman'a gerçekleştirdiği ziyaretleri hatırlatan Zengene, tüm bu gelişmelerin meclisin normal faaliyetlerine dönmesi için gerekli koşulların oluştuğunu gösterdiğini kaydetti.
Yaptığı girişimler sonucunda meclis başkanlık divanının kendisine genel kurulun pazar günü açılacağına dair söz verdiğini aktaran Zengene, ancak bu sözün yerine getirilmediğini söyledi.
Meclisin kapalı kalması için hiçbir mantıklı neden bulunmadığını ifade eden milletvekili, yasama organının vakit kaybetmeksizin toplanması gerektiğini dile getirdi.
"Çok sayıda yasa tasarısı kapalı kapılar ardında bekliyor"
Ülkedeki mevcut havanın değiştiğini ve "savaş koşullarının" sona erdiğini belirten Zengene, genel kurulun halkın sesinin duyulduğu ve görüşlerinin ifade edildiği en önemli mecra olduğunu vurguladı.
Meclisin kapalı olması nedeniyle çok sayıda yasa tasarısının bekletildiğini ifade eden Zengene, bunların bir an önce ele alınarak yasalaşması gerektiğini kaydetti.
Meclis İçtüzük Komisyonunda kriz dönemlerinde meclisin çalışma koşullarını belirleyecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıklayan Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, bu düzenleme sayesinde gelecekte yaşanabilecek olası kriz veya savaş durumlarında meclisin tamamen kapanmasının önüne geçileceğini aktardı.
Zengene, böylelikle yürütmenin ihtiyaçları ile güvenlik arasında bir denge kurulmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Toplumda talepkar olmanın ve hesap sorma kültürünün önemine de değinen İranlı milletvekili, halkın meydanlarda pankartlar aracılığıyla görüşlerini ifade etmesini desteklediğini, bunun ülkenin sahip olduğu kapasitenin bir parçası olduğunu ve yetkililer ile analistler tarafından doğru yönetilerek bir diyalog zeminine dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
"Hürmüz Boğazı'nın kapatılması çok daha çetin bir mücadeleydi"
Askeri gelişmelerin seyrini üç aşamada değerlendiren Zengene, ilk aşamanın çoğunlukla hava ve füze saldırılarından oluşan ilk 40 günlük dönemi kapsadığını belirtti.
Bu süreçte, ABD'nin tüm cephelerdeki saldırılarını durdurması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngören kısa vadeli bir ateşkes anlaşmasının gündeme geldiğini, ancak İsrail'in Lübnan'a hızlı şekilde saldırması üzerine bu anlaşmanın yürürlüğe girmeden ihlal edildiğini ve sürecin "deniz savaşı" evresine evrildiğini aktardı.
Denizdeki mücadeleyi savaşın en zorlu safhası olarak nitelendiren Zengene, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve buna karşılık ABD'nin uluslararası hukuka aykırı şekilde denizden ekonomik abluka uygulaması, oldukça çetin bir savaşa yol açtı" ifadelerini kullandı.
Bölgede 18 firkateyn ve iki büyük ABD savaş gemisinin konuşlandırıldığını belirten Zengene, bu 60 günlük süre zarfında İran deniz kuvvetlerinin füze gücü, sürat tekneleri ve deniz mayınlarını kullanarak ABD'nin boğazı açma baskısına karşı büyük bir direnç gösterdiğini kaydetti.
Milletvekili, bu aşamada ABD'ye verilen zararın ve içerideki direnişin boyutunun, savaşın ilk 40 gününden çok daha zorlu ve etkili olduğunu vurguladı.
"Askeri savaşta kazandık ancak algı savaşında zayıf kaldık"
Mevcut durumu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından başlayan "üçüncü aşama" olarak tanımlayan Zengene, bu dönemin yapılan anlaşmaların uygulanmasını denetleme ve yoğun bir "algı savaşı" ile yüzleşme süreci olduğunu belirtti.
Düşmanın dünyada kendi anlatısını hakim kılmaya ve kendisini galip göstermeye çalıştığını söyleyen Zengene, kazanılan askeri başarıların ve gücün hem iç kamuoyuna hem de dünyaya doğru şekilde aktarılması gerektiğine işaret etti.
İran Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Zengene, "Şu ana kadar bu algı savaşında iyi bir not alamadık" diyerek özeleştiri yaptı.
Doğru anlatı stratejisinin izlenmemesi halinde sahada kazanılan askeri zaferlerin küresel kamuoyunun zihninde sönükleşebileceği uyarısında bulunan Zengene, "O ilk 40 günlük askeri savaşta kesinlikle kazanan taraf bizdik. Düşmanın hedeflerine ulaşamadığı gibi bizim özellikle ekonomi alanında onlara verdiğimiz zarar, onların bize verdiği zarardan katbekat fazlaydı" değerlendirmesini yaptı.
Zengene, bu zaferin İran'ın iki askeri ve istihbarat süper gücü ile 10 ülkeden oluşan bir koalisyona karşı tek başına mücadele ettiği koşullarda kazanıldığını vurguladı.