İsrailli büyükelçi, ABD-İran mutabakatının Tel Aviv'in Lübnan politikasını değiştirmeyeceğini savunurken, Roma'da yeni görüşmelerin başlayacağını açıkladı.
YDH- Times of Israel gazetesi, İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in, Tel Aviv rejiminin geçen ay Lübnan ile imzaladığı çerçeve anlaşmayı, ABD ile İran arasında daha sonra imzalanan mutabakat zaptının “yerini aldığını” söylediğini aktardı.
Washington'da Dış İlişkiler Konseyi'nde (Council on Foreign Relations) düzenlenen etkinlikte konuşan Leiter, İsrail ile Lübnan arasında gelecek hafta yeni müzakere turunun başlayacağını da açıkladı.
Leiter, "Hem İsrail hem de Lübnan, üçlü anlaşmamızın mutabakat zaptının ilk maddesinin yerine geçtiğini düşünüyor. ABD de aynı görüşte mi, bunu yönetim sözcülerine sormanız gerekir." dedi.
"İsrail-Lübnan anlaşması mutabakatın önünde"
Times of Israel, ABD'nin İsrail ile Lübnan arasında, “İran'ın Lübnan üzerindeki etkisini sınırlandırmayı amaçlayan” çerçeve anlaşmasına aracılık ettiğini hatırlattı.
Buna karşın gazete, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile imzaladığı mutabakat zaptının, ateşkesi Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişlettiğini ve ülkedeki askeri saldırıların durdurulmasını öngördüğünü belirterek, bunun İsrail-Lübnan hattında kurulan mekanizmayı zayıflattığı yönündeki İsrail değerlendirmesine yer verdi.
Leiter ise İran'ın yanı sıra Pakistan ve Katar'ın da mutabakat zaptının İsrail-Lübnan anlaşmasının önüne geçtiğini düşündüğünü kabul etti.
Buna rağmen İsrailli büyükelçi, söz konusu mutabakatın yalnızca İran'ın ABD ve İsrail saldırılarının ardından kapattığı Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını amaçladığını savundu.
Leiter, mutabakatın "İran'a ve nükleer programına yönelik operasyonların sona erdiği anlamına gelmediğini" öne sürdü.
"ABD karar verir, biz sadece görüş bildiririz"
İsrailli büyükelçi, Tel Aviv'in Washington'un karar alma sürecini yönlendirecek konumda olmadığını da kabul etti.
"Biz yalnızca görüşümüzü iletebiliriz. Karar alma sürecinin parçası olamayız. Bu bizim kapasitemizin ötesinde." diyen Leiter, İsrail hükümetinde mutabakat zaptı nedeniyle kaygı duyan isimler bulunduğunu ancak kendisinin daha temkinli olduğunu söyledi.
Leiter, İran'ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi ve bölgesel müttefiklerine verdiği desteği kapsayacak nihai anlaşmanın 60 gün, 90 gün ya da ABD ara seçimlerinden sonra imzalanabileceğini belirterek, Trump rejiminin İran'a yeniden nükleer silah geliştirme imkânı tanıyacak bir anlaşmaya dönmeyeceğine inandığını ifade etti.
Haberde, Trump'ın savaşın başında İran'ın füze programını da hedefler arasında gösterdiği, ancak daha sonra İran'ın komşularında da benzer silahlar bulunduğu gerekçesiyle “sınırlı sayıda” füze bulundurmasına izin verilebileceğini söylediği hatırlatıldı.
Leiter ise İran'la yapılacak nihai anlaşmanın balistik füze geliştirilmesini sınırlayan hükümler içermesi gerektiğini savundu.
İsrailli büyükelçi ayrıca Trump'ın daha önce Hizbullah ve Yemen'deki Ensarullah’a verilen desteğin de anlaşmada ele alınacağını söylediğini, ancak bu konunun mevcut mutabakat zaptında yer almadığını belirtti.
Roma'da yeni İsrail-Lübnan görüşmeleri
Leiter, İsrail ile Lübnan arasında bir sonraki müzakere turunun gelecek hafta Roma'da yapılacağını açıkladı.
İsrailli büyükelçi, "14 ve 15'inde Roma'da her başlık için ayrı ekiplerle masaya oturacağız." dedi.
Leiter ayrıca, Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un 21 Temmuz'da Beyaz Saray'da Donald Trump ile görüşeceğini de açıkladı.
Gazete, bu tarihin daha önce kamuoyuna duyurulmadığını belirtti.
Haberde, ABD'nin Aun, Benyamin Netanyahu ve Donald Trump'ı aynı zirvede buluşturmayı hedeflediği ancak Beyrut yönetiminin, İsrail ordusu Güney Lübnan'da kaldığı sürece bu öneriye sıcak bakmadığı ifade edildi.
"İlişkilerde kriz yok"
Leiter, İsrail ile ABD arasında kriz yaşandığı yönündeki haberlerin “abartıldığını” savundu.
"Medya dramayı sever. Başkan ile başbakan yüz kez iyi görüşme yapar, iki kez tartışırlar ve herkes ilişkinin bozulduğunu yazar." diyen Leiter, iki ülke arasındaki ilişkinin "sağlam" olduğunu söyledi.
Büyükelçi, Türkiye'ye F-35 savaş uçağı parçalarının satılması ihtimaline İsrail'in karşı çıktığını da doğrulayarak, Tel Aviv'in bu konudaki görüşünü Washington'a ilettiğini ancak son kararın ABD'ye ait olduğunu söyledi.
İsrail'den Lübnan ordusu için yeni şart
Leiter, İsrail'in Lübnan'da toprak talebi bulunmadığını ileri sürerken, Lübnan ordusunun Hizbullah'ı silahsızlandırmaya başladığını doğrulayıncaya kadar İsrail ordusunun Güney Lübnan'da kalacağını söyledi.
Habere göre Leiter, Lübnan ordusundaki Hizbullah yanlısı unsurların bu sürecin önündeki “en büyük engellerden biri” olduğunu iddia etti.
İsrailli büyükelçi, bu nedenle İsrail'in ABD'ye, Lübnan ordusundaki birliklerin “Hizbullah bağlantıları” açısından denetlenmesini önerdiğini açıkladı.
ABD Başkanı Trump'ın daha önce İsrail'in Lübnan askerlerini denetleyip eğitebileceğini söylediğini hatırlatan Leiter, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun buna karşı çıkarak, "Lübnanlılar Hizbullah'tan nefret ediyor olabilir ama henüz İsraillileri sevmeye hazır değiller." dediğini aktardı.
Leiter, planın henüz hazırlık aşamasında olduğunu kabul etmekle birlikte bazı Lübnan ordusu birliklerinin Hizbullah'a karşı operasyon yapabilecek durumda olduğunu iddia etti.
İsrail'in, Lübnan hükümetini desteklemek amacıyla “yöneticilere yönelik olası saldırılar” konusunda istihbarat paylaşmaya hazır olduğunu söyleyen Leiter, Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı harekete geçmesi halinde Washington'dan bu orduya verilen mali desteğin artırılmasını da talep edeceklerini ifade etti.
Ayetullah Hamenei ve bölgesel ilişkiler değerlendirmesi
Leiter, İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin hata olduğu yönündeki eleştirileri de reddetti.
Tahran'daki liderlik boşluğunu kimin dolduracağının henüz belli olmadığını iddia eden Leiter, geçmişte benzer boşlukların zaman zaman “uzlaşmacı” isimler tarafından doldurulduğunu savundu.
İsrailli büyükelçi ayrıca ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, "İsrail'e sempati duyan tek dünya liderinin Trump olduğu" yönündeki değerlendirmesine katılmadığını belirtti.
Leiter, İsrail'in Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Somaliland ve Ermenistan ile “güçlü ilişkilere” sahip olduğunu öne sürerken, “Ermeni soykırımını” tanıma kararını da bu kapsamda örnek gösterdi.
Times of Israel, söz konusu kararın Ermenistan'da da Türkiye'ye mesaj verme amacı taşıdığı gerekçesiyle eleştirildiğini hatırlattı.
Leiter ise JD Vance ile yaptığı çok sayıda görüşmede İsrail'e yönelik herhangi bir olumsuz tavır “görmediğini” sözlerine ekledi.