Ensarullah'ın Suudi petrol tankerlerini hedef alarak deniz ablukasını genişletmesinin ardından Riyad, gerilimi kontrol altına almak amacıyla yeniden Umman arabuluculuğuna başvurdu.
YDH- Deniz ablukasını Kızıldeniz'deki Suudi kıyılarına taşıyan Sanaa güçleri, Kızıldeniz'de iki Suudi petrol tankerine askeri operasyon düzenlemişti
Askeri gözlemciler, son Yemen saldırısının Sanaa'nın Kızıldeniz'deki Suudi deniz trafiğine yönelik baskıyı artırma yönündeki stratejisini yansıttığını ve operasyonların yalnızca Suudi limanlarına giden veya bu limanlardan çıkan gemileri durdurmakla sınırlı kalmayacağını belirtiyor.
Saldırı ayrıca, Babülmendep Boğazı yerine Süveyş Kanalı üzerinden geçerek Yemen'in deniz ablukasını aşmaya çalışan tüm gemilere, Suudi limanlarına seferlerini durdurmaları yönünde açık bir mesaj taşıyor.
Suudi makamları, Cizan kıyılarındaki Farasan Adaları yakınındaki Şakik bölgesinde gerçekleşen saldırıya ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Fakat Avrupa Birliği'nin "Aspides" deniz misyonu Yemen saldırısının, Yemen kıyıları yakınındaki Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nden geçen İsrail, ABD ve Suudi Arabistan bağlantılı ticaret gemileri açısından risk seviyesini yükselttiğini değerlendirdi.
Misyonun X platformunda yayımladığı açıklamada, "Uyarı, bayrağı ne olursa olsun yakın dönemde Suudi limanlarına uğrayan veya bu limanlarda yükleme ya da boşaltma yapan gemileri de kapsamaktadır." denildi.
Açıklamada, bu gemilerin "Suudi çıkarlarıyla bağlantılı" olarak sınıflandırılabileceği ve bu nedenle olası hedef haline gelebileceği belirtilirken, Suudi limanlarını ziyaret eden tankerlerin elektronik izlerini azaltmaları, takip sistemlerini ve kimlik bilgisi yayınlarını seyir sırasında en aza indirmeleri tavsiye edildi.
Yemenli denizcilik kaynakları ise Babülmendep Boğazı'ndan geçen ticari gemilerin Sana deniz kuvvetlerinin kararına neredeyse tamamen uyduğunu belirtti.
Kaynaklar, bazıları Suudi petrolü taşıyan Çin gemilerinin de geçiş izni almak için Sana'ya başvurduğunu aktardı.
Bu çerçevede Çin Dışişleri Bakanlığı'na bağlı platformlar, Bab el-Mendeb yakınında bekleyen bir Çin petrol tankerine ait uydu görüntüleri yayımlarken, "Çince Arapça" platformu kaynaklarına dayanarak, daha önce Suudi petrolü taşıyan söz konusu geminin Yemen'den geçiş izni beklediğini bildirdi.
Koalisyon güçleri sözcüsü Turki el-Maliki'nin Kızıldeniz'de Suudi gemilerine yönelik herhangi bir saldırıya karşılık verileceği yönündeki tehditlerine rağmen, Riyad cephesinde herhangi bir askeri hareketlilik gözlenmedi. Bunun yerine Riyad yanlısı sosyal medya hesaplarında, koalisyon komutanlığının Aden hükümetiyle iş birliği içinde hedef listesi hazırladığı yönünde iddialar paylaşıldı.
Ancak şu ana kadarki tablo, Suudi Arabistan'ın iki tankere yönelik saldırıya vereceği karşılığın mevcut durumdan daha ağır sonuçlar doğuracağını değerlendirdiğini ve bu doğrultuda hareket ettiğini gösteriyor.
El-Ahbar'a konuşan siyasi kaynaklara göre Riyad, gerilimi kontrol altına almak amacıyla bir kez daha Umman arabuluculuğuna başvurdu ve bu kapsamda Suudi bir heyet Muskat'a gönderildi.
Kaynaklar, Umman Dışişleri Bakanlığı'nın da gerilimi düşürmek ve istikrarı yeniden sağlamak amacıyla tüm taraflarla temaslarını yoğunlaştırdığını belirtti.
Öte yandan Ürdün'ün, Kraliçe Aliya Uluslararası Havalimanı ile Sana Uluslararası Havalimanı arasında günlük ticari uçuşları başlatmaya yönelik hazırlıkları tamamladığını açıklamasının ardından Ensarullah, Sanaa Havalimanı üzerindeki ablukanın tamamen kaldırılması talebini yineledi.
Ensarullah müzakere heyeti başkanı Muhammed Abdusselam, X platformundaki paylaşımında, "Suudi Arabistan dışında hangi taraf Sana Uluslararası Havalimanı'na tek bir uçuş güzergâhı dayatıyor, ardından da dünyaya Yemen'i kuşatmadığını anlatıyor?" diye sordu.
Abdusselam, Suudi Arabistan'ın 26 Mart 2015'te Sana Havalimanı'nı bombalayarak saldırıyı başlattığını, çok sayıda uçağı ve havalimanının büyük bölümünü tahrip ettiğini hatırlattı.
İsrail'in daha sonra havalimanına yönelik saldırılarının da Suudi yöntemini izlediğini belirten Abdusselam, sivil altyapının hedef alındığını ve bu saldırıların "başarı" gibi sunulmaya çalışıldığını ifade etti.