ABD, Somali’nin yarı özerk Puntland yönetimiyle Bosaso’daki askeri tesisini genişletmeyi öngören yeni bir güvenlik anlaşması imzalayarak Washington’ın Afrika Boynuzu stratejisinde yeni bir yönelime işaret etti.
YDH ― Amerikan Responsible Statecraft dergisinin hazırladığı rapora göre, Somali'nin kuzeydoğusundaki yarı özerk Puntland yönetimi, ABD'nin Afrika'daki özel operasyonlar komutanlığıyla yeni bir güvenlik anlaşması imzaladı.
Kızıldeniz'de gerilimin yoğun şekilde tırmandığı bir döneme denk gelen bu anlaşma, sahil kenti Bosaso'daki Amerikan askeri tesisinin genişletilmesini öngörüyor.
Puntland hükümeti, Bosaso'daki ABD üssünü büyütmeyi hedefleyen bu hamlenin “terörle mücadele operasyonlarına güç katacağını ve deniz güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olacağını” kamuoyuna açıkladı.
Yapılan resmi açıklamada, gerek Puntland ve Somali'nin gerekse Afrika Boynuzu'nun genel güvenliğini, istikrarını ve kalkınmasını tehdit eden unsurlara, özellikle de terörizme karşı mücadelede kararlılık vurgusu dikkat çekti.
Merkezi hükümeti dışlayan stratejik karar
Anlaşmanın, Puntland yönetiminin otoritesini tanımadığı Mogadişu'daki merkezi hükümet tamamen dışlanarak yapılması ise göze çarpan bir diğer detay oldu.
Bu durum, Washington'ın Somali'deki federal eyaletlerle kurduğu ilişkilerin doğasında yaşanabilecek olası bir değişime işaret ediyor.
Dergiye konuşan uzmanlar, atılan bu adımı, özellikle de İran ile yaşanan krizlerin Kızıldeniz'e kadar uzandığı düşünüldüğünde, ABD Başkanı Donald Trump rejiminin Afrika Boynuzu politikasındaki yeni bir yönelimin habercisi olarak görüyor.
Uzmanlar ayrıca, Bosaso'da daha bağımsız bir Amerikan tesisinin kurulmasıyla birlikte Washington'ın, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan ve küresel ticaretin can damarlarından biri olan Babülmendep Boğazı yakınlarında çok daha geniş bir operasyonel kapasiteye kavuşacağının da altını çiziyor.
Bosaso'nun operasyonel tarihi ve Afrika Boynuzu
Aynı dergiye değerlendirmede bulunan analistler, Amerika Birleşik Devletleri'nin Somali'deki operasyonları için Puntland'ı ve özellikle Bosaso'yu yıllardır operasyonel bir çıkış noktası olarak kullandığını, bu faaliyetlerin ise Birleşik Arap Emirlikleri tarafından işletilen bir tesis üzerinden yürütüldüğünü belirtiyor.
Raporun yazarı Blaise Malley, Washington'ın uzun yıllardır Somali merkezi hükümetini desteklemeyi merkeze alan bir yaklaşım benimsediğini, ancak bununla eş zamanlı olarak Puntland ve Somaliland gibi bölgesel ve yerel yönetimlerle de doğrudan temas halinde olduğunu ifade ediyor.
Malley, bu konudaki tespitlerini şu sözlerle aktarıyor:
“Yetki ve otorite dağılımına dair siyasi krizlerin yaşandığı böyle bir dönemde, Mogadişu'yu devre dışı bırakarak Puntland ile doğrudan masaya oturmak, merkezi hükümet ile federal eyaletler arasındaki gerilimi daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.”
Cibuti kısıtlamaları ABD’yi yeni yollara itiyor
Raporda ayrıca, Puntland'ın bu güvenlik anlaşmasını duyurmasından sadece birkaç gün önce AFRICOM yetkililerinin, tıpkı Puntland gibi merkezi hükümetle ihtilaf halinde olan Jubaland eyaletinin liderleriyle de bir araya geldiği aktarıldı.
Meydana çıkan bu tablo, ABD'nin çevre eyaletlerle kurduğu doğrudan temasların Somali'deki iç siyasi bölünmeleri derinleştirebileceğine dair endişeleri tamamen haklı çıkarıyor.
Analistler, ABD'nin bölgesel yönetimlerle bağlarını sıkılaştırmasının, Washington'ın "Somali'nin toprak bütünlüğünü destekleme" yönündeki resmi hedefiyle açıkça çelişecek sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyor.
Zira uzmanlar, merkezi hükümete verilen desteğin zayıflatılıp çevre eyaletlerle ortaklıkların güçlendirilmesinin, ABD'nin kağıt üzerinde "azaltmayı hedeflediği" o siyasi bölünmeleri çok daha kalıcı hale getirme tehlikesi yarattığını vurguluyor.
Aden Körfezi'ndeki konumu sebebiyle Puntland stratejik bir öneme sahip olurken, Cibuti ise ABD'nin Afrika'daki en büyük kalıcı askeri üssü olan Camp Lemonnier'e ev sahipliği yapıyor.
Ancak Cibuti hükümetinin, Sana yönetimine yönelik operasyonlarda kendi topraklarının kullanılmasına kısıtlamalar getirmesi, Washington'ı bölgedeki askerlerine daha geniş bir manevra alanı sağlayacak yeni alternatifler aramaya itiyor.