BAE ve İsrail'in "Afrika Boynuzu" hesabı
Eritre Dışişleri Bakanı Osman Salih, BAE'nin liman yatırımları üzerinden Afrika Boynuzu'nda askeri ve siyasi nüfuz ağı kurduğunu, bu stratejinin Somaliland ve Etiyopya hattında İsrail'le giderek daha fazla kesiştiğini söyledi.
YDH- Eritre Dışişleri Bakanı Osman Salih, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Afrika’da liman yatırımları üzerinden ekonomik çıkarların ötesine geçen bir nüfuz ağı kurduğunu belirterek Abu Dabi’yi “liman emperyalizmi” yürütmekle suçladı.
Middle East Eye’a (MEE) konuşan Salih, BAE’ye bağlı DP World ve AD Ports şirketlerinin Afrika’nın özellikle Kızıldeniz ve Hint Okyanusu kıyılarındaki yayılmasına dikkat çekti.
“BAE’nin bölgenin her yerinde liman tesisleri var ve Afrika ülkeleri bunun nedenini sormalı.” diyen Salih, “Bu sadece ekonomi için mi? Hayır.” ifadelerini kullandı.
BAE’ye bağlı iki büyük liman işletmesi DP World ve AD Ports; Mısır, Tanzanya, Somaliland ve Somali’nin yarı özerk Puntland bölgesinde liman işletiyor veya çeşitli tesislerde pay sahibi bulunuyor.
Ancak MEE, Abu Dabi’nin Doğu Afrika kıyılarında liman ağı oluşturma girişiminin her ülkede kabul görmediğine dikkat çekti.
Cibuti, DP World’e verilen liman imtiyazını 2018’de iptal ederken, Sudan yönetimi de AD Ports’un Kızıldeniz kıyısında 6 milyar dolarlık bir liman kurmasını öngören 2022 tarihli anlaşmayı feshetti.
Sudan’daki savaşta BAE, Sudan ordusuna karşı savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) desteklerken, Eritre ise son iki ay içinde Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah Burhan’ı iki kez ağırladı.
BAE, Afrika’da emperyal hedefleri olduğu yönündeki suçlamaları reddetse de MEE’ye göre Abu Dabi ile Eritre arasındaki ilişkilerin seyri, bölge ülkelerinin BAE’nin faaliyetlerine yönelik kuşkularının önemli örneklerinden birini oluşturuyor.
Eritre, BAE-İsrail ortak üssünü reddetti
BAE, 2016 yılında Eritre’nin güneyindeki Assab Limanı’nda bir askeri üs kurmuş ve burayı Suudi rejimiyle birlikte Yemen’e karşı yürüttüğü savaşta kullanmıştı. Ancak BAE ile Eritre arasındaki ilişkiler sonraki yıllarda bozuldu.
Üst düzey bir Eritreli yetkilinin MEE’ye verdiği bilgiye göre Abu Dabi, yaklaşık 2016 yılında Dahlak Takımadaları’ndaki adalardan birinde BAE ve İsrail tarafından ortak kullanılacak bir askeri üs kurulmasını istedi.
Bu talebin, BAE ile İsrail’in ABD arabuluculuğundaki “İbrahim Anlaşmaları”yla ilişkilerini resmen normalleştirmesinden yaklaşık beş yıl önce yapılması dikkat çekti. Eritre yönetimi ise talebi reddetti.
Dışişleri Bakanı Salih, ülkesinin DP World’ün Eritre’ye girmesine de izin vermediğini belirterek, “DP World’ü istemedik. Eritre’de hiçbir yabancı gücün bir ‘merkez’ oluşturmasını istemiyoruz.” dedi.
MEE, BAE’nin Tanzanya’nın Darüsselam kentindeki liman yatırımının ticari nitelik taşımasına karşılık, Somaliland’daki Berbera Limanı gibi bazı yatırımlarının kapsamlı bir askeri varlıkla birlikte ilerlediğine dikkat çekti.
BAE, İsrail ve Etiyopya hattı
Eritre yönetiminin kaygılarının merkezinde BAE’nin Etiyopya ve İsrail’le geliştirdiği ilişkiler bulunuyor.
Son yıllarda Etiyopya, BAE’nin Afrika Boynuzu’ndaki başlıca müttefiklerinden biri haline geldi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid arasında yakın ilişkiler bulunurken, Addis Ababa yönetimi BAE yapımı İHA ve diğer silah sistemlerini de kullanıyor.
MEE ve diğer basın kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlere göre Etiyopya aynı zamanda Sudan’daki HDK güçlerine üs imkanı sağlıyor.
Etiyopya ile Eritre arasındaki ilişkiler ise 2020-2022 savaşında kurulan geçici ittifakın ardından yeniden bozuldu.
Gerilimin başlıca nedenlerinden biri, denize kıyısı bulunmayan Etiyopya’nın Eritre’nin Kızıldeniz kıyılarına erişim talebi.
Eritre ticari bir düzenlemeye açık olduğunu belirtirken, Addis Ababa’nın Kızıldeniz’e erişim konusundaki söylemlerini egemenlik iddiasına dönüştürmesine karşı çıkıyor.
MEE’ye göre Asmara yönetimi, bu gelişmeleri BAE ile İsrail’in Afrika Boynuzu’nda giderek yakınlaşan faaliyetleriyle birlikte değerlendiriyor.
Salih, “BAE ve İsrail Somaliland’da zaten birleşmiş durumda.” diyerek Somaliland rejiminin İsrail’in bölgede askeri varlık oluşturmasını açıkça istediğini hatırlattı.
Eritreli Bakan, Abiy Ahmed’in Kızıldeniz politikasını İsrail’in yayılmacı yaklaşımıyla karşılaştırarak, “Abiy Ahmed’in de İsrail gibi ‘iki su’ stratejisi var. Onunki Nil Nehri’nden Kızıldeniz’e uzanıyor.” ifadelerini kullandı.
“İsrail Afrika Boynuzu’nu neden kontrol etmek istiyor?”
İsrail ile Etiyopya arasındaki askeri ilişkilerin geçmişi de Eritre yönetiminin kaygılarında önemli yer tutuyor.
İsrail, 1970’lerin sonu ve 1980’lerde Etiyopya’daki Derg yönetimine silah sağlamış, bu silahlar Eritre’nin bağımsızlığı için savaşan güçlere karşı kullanılmıştı.
Eritre’nin 1993’te bağımsızlığını kazanmasının ardından İsrail ile diplomatik ilişkiler kurulmasına rağmen iki ülke arasındaki ilişkiler son yıllarda giderek soğudu.
Salih, İsrail’in Afrika Boynuzu’ndaki askeri varlık arayışını sorgulayarak, “İsrail’in Afrika Boynuzu’nu kontrol etmek için neden harekete geçtiğini sormamız gerekiyor. Somaliland’da neden bir üsse ihtiyaçları var?” dedi.
Asmara’nın İsrail’le ilişkilerini fiilen dondurduğunu da açıklayan Salih, İsrail Büyükelçiliğinin Eritre’de faaliyet göstermesini istemediklerini söyledi.
“İsrail’e düşman değiliz ancak herhangi bir ilişki istemediğimize karar verdik.” diyen Salih’e göre BAE ve İsrail’in Somaliland’da başlayan çıkar ortaklığı artık Etiyopya üzerinde de şekilleniyor.
MEE’nin aktardığı tablo, BAE’nin Afrika kıyılarında ticari liman yatırımları adı altında genişlettiği ağın, bazı noktalarda askeri üsler ve bölgesel ittifaklarla iç içe geçtiğini; Eritre yönetiminin ise özellikle BAE-İsrail-Etiyopya hattında gelişen bu yapıyı Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu açısından stratejik bir tehdit olarak değerlendirdiğini gösteriyor.




