Irak’taki el-Asas parlamento bloğu başkanı Alaa el-Haydari, ABD-Suudi saldırılarına yanıt olarak Halk Seferberlik Güçleri yasasının çıkarılması ile hapishanelerdeki teröristlerin idam edilmesini talep etti.
YDH ― Irak için oldukça kritik bir siyasi dönem yaşanıyor ve yaşanan siyasi çıkmazın yarattığı gerilim günden güne artıyor.
Ülke egemenliğini doğrudan ilgilendiren ve adeta bir çatışma sahnesine dönüşen Temsilciler Meclisi koridorlarında kapalı kapılar ardındaki tartışmalar gün yüzüne çıkıyor.
El-Asas parlamento bloğu başkanı Alaa el-Haydari, meclis içindeki tansiyonun perde arkasını anlattı.
El-Haidari, Suudi-Amerikan saldırılarına bir yanıt olarak Halk Seferberlik Güçleri Yasası'nı meclisten geçirmek için resmi imzaları topladıklarını ve parlamentodaki siyasi gerilimin en üst seviyeye ulaştığını ifade etti.
Amerikan ve Suudi saldırılarına karşı meclis hamlesi
El-Haydari, Amerikan ve Suudi Arabistan güçlerinin Halk Seferberlik Güçleri karargahlarına yönelik saldırılarına karşı uygun parlamento kararları almak üzere olağanüstü bir oturum talebiyle imza topladıklarını belirtti.
Önceki oturumun gündemine bu karargahlara yönelik saldırıların görüşülmesini eklediklerini hatırlatan blok başkanı, Parlamento Başkanı ile bazı Sünni ve Kürt milletvekillerinin oturumdan çekilmesiyle büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını dile getirdi.
Sloganların ve kınamaların artık kabul görmediğini vurgulayan el-Haydari, "Suudi Arabistan'a Halk Seferberlik Güçleri Yasası'nın çıkarılması ve Irak hapishanelerinde bulunan tüm Suudi teröristlerin idam edilmesi yoluyla kesin bir yanıt verilmesini talep ettik" şeklinde konuştu.
Hükümetin kurulma sürecinde son durum
Hükümetin kurulmasının tamamlanmasına yönelik görüşmelerin Koordinasyon Çerçevesi liderleri ve Devlet Yönetimi Koalisyonu düzeyinde kesintisiz biçimde devam ettiğini söyleyen el-Haydari, Temsilciler Meclisi'nin hükümet kabinesini tamamlamak üzere bir oturum düzenlemek için resmi bir mektup beklediğini aktardı.
Kalan isimlerin ve bakanlıkların çözüme kavuşması ile hükümet ve Temsilciler Meclisi arasındaki koordinasyonla oturum tarihinin belirlenmesi gerektiğini belirten el-Haydari, parlamentonun resmi mektubu aldığı anda gerekli prosedürleri başlatmaya hazır olduğunu ifade etti.
Yabancı güçlerin tamamen çekilmesi talebi
Parlamentonun yabancı güçlerin Irak'tan tamamen çekilmesi konusundaki ortak tutumuna da değinen el-Haydari, 30 Eylül'den sonra Irak topraklarında herhangi bir yabancı gücün bulunmasını reddeden güçlü bir parlamento çoğunluğunun varlığına dikkat çekti.
Irak hükümetinin yabancı varlığı tamamen sona erdirmesi gerektiğini vurgulayan yetkili, tüm bileşenleriyle Koordinasyon Çerçevesi'nin topraklarından yalnızca kısmi bir çekilmeye kesinlikle izin vermeyeceğini kaydetti.
Özellikle Amerikan güçlerinin tamamen çekilmesinin bağımsız ve ulusal bir talep olduğunu söyleyen el-Haydari, mevcut aşamanın Irak'ın egemenliğini koruyacak, güvenlik ve askeri kararlarının bağımsızlığını garanti altına alacak net bir duruş gerektirdiğini anlattı.
Ayrıca, Irak'ın kendi güvenliğini sağlamaya ve topraklarını korumaya yetecek güçte güvenlik kurumlarına sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Sınır ötesi terör grupları ve şüpheli işbirlikleri
Zaman zaman gündeme gelen şüpheli Amerikan hareketleri ve terör gruplarıyla işbirliği iddialarını da değerlendiren el-Haydari, Suriye'deki terör örgütlerinin bölge ülkelerinin güvenliğini ve istikrarını tehdit etmeye devam ettiğini belirtti.
Bu gruplar ile Amerika arasında komşu ülkeleri tehdit edecek yeni bahaneler yaratmak amacıyla bir işbirliği bulunduğunu ifade etti.
Bu bağlamda, daha önce de özellikle Irak hapishanelerinde bulunan ve çoğu yabancı uyruklu olan beş bin teröristin varlığı konusunda uyarılarda bulunduklarını hatırlattı ve bu teröristleri adeta patlamaya hazır bir saatli bomba olarak nitelendirdi.
Direnişin silahları ve egemenlik tartışması
Son olarak direnişin silahlarının teslim edilmesinin Irak egemenliğini ihlal edip etmeyeceği yönündeki tartışmalara yanıt veren el-Asas bloğu başkanı, "Direnişin silahları bir onuru temsil ediyor ve onları hem parlamento içinde hem de dışında sonuna kadar savunuyoruz" dedi.
Direnişin silahsızlandırılması yönündeki çağrıları Siyonist bir komplonun parçası olarak değerlendiren el-Haydari, direnişin silahlarının devletin temellerini koruduğunu ifade etti.
Direnişin silahlarına el konulmadan önce bölgedeki tüm kaçak silahların, Atil el-Nuceyfi’nin ve PKK ile bağlantılı olduğu bilinen sınır muhafız güçlerinin elindeki silahların toplanmasını talep ettiklerini açıkça dile getirdi.