‘Amerikalı yetkililer, Barrack’ın işi bırakıp gitmesi için nakliyeci tutmaya hazır’
ABD'li Muhafazakâr aktivist ve propagandacı Laura Loomer, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Washington’a geri çağrılmasının değerlendirildiğini iddia etti.
YDH ― Yediot Ahronot’un haberine göre, İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin Suriye ve Golan Tepeleri üzerinden bölgesel bir çatışmaya dönüşme eşiğine gelmesi, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı yoğun eleştirilerin hedefine oturttu.
Muhafazakâr aktivist Laura Loomer’ın X platformundan aktardıklarına bakılırsa, Barrack, İsrail, Türkiye ve Suriye ekseninde peş peşe patlak veren anlaşmazlıkların ardından Trump rejimi içinde giderek artan bir tepkiyle yüzleşiyor. Hatta öyle ki yetkililer, büyükelçinin Washington’a geri çağrılmasını masaya yatırmış durumda.

Loomer paylaşımında, “İçeriden bir kaynağa göre Büyükelçi Tom Barrack, Trump yönetimi ve ABD Dışişleri Bakanlığı nezdinde epey zor günler geçiriyor,” diyerek bazı yetkililerin, İsrail ile Türkiye arasında son dönemde tırmanan gerilimin baş sorumlusu olarak Barrack’ı gördüğüne dikkat çekti.
https://x.com/LauraLoomer/status/2092041547609252272
İkinci bir paylaşım yapan Loomer, Barrack’ın “istişareler” gerekçesiyle Washington’a çağrıldığını belirterek Dışişleri Bakanlığından bir kaynağın şu çarpıcı sözlerini aktardı:
“Gitmesini o kadar çok istiyoruz ki eşyalarını toplaması için nakliyeci bile tutabiliriz.”
Bununla da yetinmeyen Loomer, Barrack’ın İsrail’i Golan Tepeleri’ni yasa dışı işgal etmekle “suçlamasının” ardından “İsrail, Türkiye ve Suriye arasında az kalsın bölgesel bir savaşın fitilini ateşleyeceğini” iddia etti.

Yediot Ahronot, bu iddiaların bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmış olmadığını belirtti.
Tüm bu tepkiler, Ankara’nın Suriye’de, özellikle de İdlib yakınlarındaki Ebu Zuhur Hava Üssü çevresinde askeri varlığını genişletme hamlesinin ardından İsrail ile Türkiye arasında iplerin iyice gerilmesiyle su yüzüne çıktı.
Geçtiğimiz hafta konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, İsrail'in bahsi geçen üssü vurmasının ardından Türkiye’nin “mesajı aldığını” dile getirdi.
Gelen bilgilere göre “Ankara bu üste kalıcı bir varlık kurmaya çalışırken, İsrail bu hamlenin İsrail Hava Kuvvetlerinin hareket alanını daraltabileceğinden endişe ediyordu”.
Aynı yetkili, “Türkiye mesajı aldı ve geri adım attı; fakat bu durumun ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor,” iddiasında bulundu.
Yetkilinin anlattıklarına bakılırsa, “diplomatik çabalar Türkiye’nin bu hamlesinin önüne geçmekte yetersiz kalınca, İsrail için askeri harekât kaçınılmaz bir zorunluluğa dönüşmüştü”.

Türkiye’nin bölgeye tam olarak ne konuşlandırmayı planladığına dair detay vermekten kaçınan yetkili, durumu sadece "orada olmaması gereken, somut ve ciddi unsurlar" sözleriyle özetledi.
Ayrıca, bu tarz sistemlerin tehlikeli bir emsal teşkil edebileceğini ve İsrail’in Suriye’deki olası operasyonlarına ket vurabileceğini de sözlerine ekledi.
Ufukta yakın bir çatışma görmediğini belirten yetkili, Türkiye’nin uzun vadede çok daha ciddi bir tehdide dönüşebileceğine işaret ederek, “Yarın sabah bir savaşın patlak vereceğini sanmıyorum,” dedi.
Yediot Ahronot’a göre, “aslında bu kriz, İsrail’in, Türkiye’nin Suriye’de giderek artan nüfuzuna duyduğu genel endişenin dışa vurumuydu”.
Bir yandan Suriye’deki geçici rejim ile temaslarını sürdüren ve Ankara ile doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınan İsrail, diğer yandan Güney Suriye’de geniş çaplı bir askeri yığınağı engellemeyi ve hava kuvvetlerinin operasyonel özgürlüğünü korumayı hedefliyor.
Yine aynı İsrailli yetkili, Barrack’ın bölgedeki kriz yönetimini topa tuttu.
Büyükelçinin, Suriye’deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin lideri Colani’nin uluslararası arenada meşruiyet kazanmasına önayak olduğunu ve bu durumun “İsrail’e ciddi zararlar verdiğini” savundu.
Yediot Ahronot’a göre, “tüm bunlara rağmen İsrail, güvenlik çıkarlarının tehlikeye düştüğünü hissettiği an güç kullanma hakkını saklı tutuyor fakat bir yandan da üst düzey İsrailli ve Suriyeli yetkililer arasındaki görüşmeler dâhil olmak üzere HTŞ ile diplomatik arka kapı kanallarını açık tutmaya devam ediyor”.
Yetkili, Trump’tan ilham alan bu yaklaşımı bir tür "kuantum diplomasisi" olarak adlandırarak durumu şu sözlerle özetledi:
“Burada mesele sadece sıfır ya da birden ibaret değil. Aynı anda hem herkesle işbirliği yapıyor hem de herkesle mücadele ediyorsunuz.”

Yediot Ahronot’un haberi şu sözlerle devam ediyor:
“Ankara, İsrail’e yönelik söylemlerinin dozunu günden güne artırırken bölgesel etki alanını da ciddi şekilde genişletti. Yine de İsrail’in bu gerilimin kontrolden çıkmasını engellemek için elinde oldukça güçlü gerekçeler var. Her şeyden önce Türkiye bir NATO üyesi; Trump ile yakın ilişkilerini koruyor ve İsrail’in enerji güvenliği açısından hayati bir rol oynamaya devam ediyor. Öyle ki, Azerbaycan ve Kazakistan’dan İsrail’e ulaşan petrolün çok büyük bir kısmı Türkiye üzerinden geçerek Ceyhan Limanı’ndan ihraç ediliyor. İşte tüm bu tablo, İsrail’i zorlu bir stratejik denge oyunuyla baş başa bırakıyor: Bölgenin en güçlü devletlerinden biriyle yeni bir cephe açmadan, Türkiye’nin Suriye’deki askeri genişlemesini bir şekilde dizginlemek.”

Eğer Loomer’ın sızdırdığı bilgiler doğruysa, Barrack da artık bu büyük hesaplaşmanın tam ortasına düşmüş durumda.
Yediot Ahronot’a göre, Türkiye’nin Suriye’deki askeri hedeflerine yönelik sıradan bir anlaşmazlık olarak başlayan bu süreç, ABD Büyükelçisinin, İsrail ve Türkiye’yi çok daha geniş çaplı bir çatışmanın eşiğine sürükleyen bir krizi körükleyip körüklemediğine dair Washington koridorlarında yankılanan sert bir siyasi güç savaşına dönüşmüş bulunuyor.
İlgili Haberler
ABD’den Colani ve HTŞ’ye “terör” sicili temizliği
25 Ağustos 2026 08:38
AFP: Suriye ve İsrail ortak merkez ihtimalini görüştü
24 Ağustos 2026 01:44
Axios: Şeybani, Mossad Başkanı ile görüştü
24 Ağustos 2026 00:04
İsrail medyası: İsrail artık tehditleri yönetmekle yetinmeyecek
23 Ağustos 2026 19:52
İsrail ile Türkiye arasında Suriye için gizli temas iddiası
23 Ağustos 2026 11:30
Israel Hayom'dan küstah analiz
20 Ağustos 2026 22:38
'İsrail asla çatışmayı yönetmemeli, düşmanını ortadan kaldırmalı, parç…
20 Ağustos 2026 11:22
Barak: Netanyahu aptal adımlarıyla müttefiklerimizin kaygısını hiçe sa…
20 Ağustos 2026 00:51
