Son Dakika
İnşa

Trump rejiminden petrol piyasalarına algı operasyonu hazırlığı

30 Ağustos 2026 22:41 Bu sayfayı yazdır

Hürmüz’deki petrol akışının savaş öncesine göre yüzde 80’den fazla gerilemesi, Washington’ı enerji piyasalarını sakinleştirecek yeni bir söylem arayışına itti.

Trump rejiminden petrol piyasalarına algı operasyonu hazırlığı
Trump rejiminden petrol piyasalarına algı operasyonu hazırlığı YDH
Yazı boyutu
100%
2 dk okuma

YDH ― Trump rejiminin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarını gerçekte olduğundan yaklaşık üç kat daha yüksek göstererek küresel piyasalara yönelik bir algı operasyonu yürütmeye hazırlandığı öne sürüldü.

Fars Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, son bir haftada boğazdan günlük ortalama 3,8 milyon varil ham petrol geçtiği belirlenirken, ABD’li yetkililerin teknik kurumlara sunulacak raporlarda bu miktarı 9 ila 10 milyon varil seviyesinde göstermeye çalıştığı iddia edildi.

Söz konusu girişimin, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiğinin savaş öncesi döneme kıyasla yüzde 80’den fazla gerilemesi üzerine gündeme geldiği belirtiliyor.

Mevcut durumda petrol ihracatının yalnızca bir bölümü Hürmüz üzerinden gerçekleştirilirken, kalan petrolün Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Füceyra Limanı ve Umman üzerinden dünya piyasalarına ulaştırıldığı ifade ediliyor.

Kobeissi Letter bültenine göre Trump rejiminin petrol trafiğini olduğundan yüksek gösterme girişiminin iki temel amacı bulunuyor.

Bunlardan ilki, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının tamamen kesilmediği izlenimini oluşturarak küresel enerji piyasalarındaki endişeyi azaltmak.

İkincisi ise boğazdaki deniz ticaretinin yeniden normale dönmesi konusunda İran'la yürütülebilecek olası bir anlaşmanın önünü açmak.

Akademisyen Nasır Hadiyan, Hürmüz Boğazı’nın savaş sırasında kapatılmasının İran açısından stratejik bir işlev gördüğünü, ancak mevcut koşullarda boğazın yeniden açılmasının Tahran’ın çıkarına olabileceğini savunuyor.

Hadiyan’a göre İran’ın boğazı uzun süre kapalı tutması, ABD ile müzakere ederek ekonomik ve stratejik kazanımlar sağlayabileceği olası bir anlaşma fırsatının kaybedilmesine yol açabilir.

Buna karşın ABD’li enerji analisti Gregory Brew, Trump rejiminin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarının petrol piyasaları üzerinde kayda değer bir etki oluşturmayacağı görüşünde.

Brew ayrıca Tahran yönetiminin, ülkenin gelecekteki ekonomik kalkınmasının Hürmüz Boğazı ile bağlantısının farkında olduğunu ve savaş sırasında elde ettiği stratejik avantajı mümkün olduğunca korumaya çalışacağını değerlendiriyor.

Öte yandan Bruegel düşünce kuruluşunun değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı, İran açısından yalnızca kritik bir enerji ve ticaret güzergâhı değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik ve jeopolitik kaldıraç niteliği taşıyor.

Boğazın Tahran’a, ülkenin yıllık petrol ihracatına denk büyüklükte bir gelir kapısı oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol, İran’ın gelecekteki ekonomik kalkınma hedeflerinin yanı sıra Batı Asya’daki güç dengelerinin yeniden şekillenmesi açısından da kritik önem taşıyor.

Washington’ın petrol trafiğini yüksek gösterme girişiminin başarılı olup olmayacağı ise hem küresel petrol piyasalarının tepkisine hem de İran ile ABD arasında boğazın geleceğine ilişkin yürütülebilecek olası müzakerelere bağlı olacak.

İlgili Haberler