Direnişe saldıran Abbas’ın danışmanı, işbirlikçi çeteleri meşrulaştırdı
Filistin Yönetimi yetkilisi Mahmud el-Habbaş, Gazze’deki direniş ve güvenlik birimlerini hedef alırken, İsrail himayesinde faaliyet gösteren silahlı çetelerin gelecekte Filistin Yönetimi yapısına dahil edilebileceğinin sinyalini verdi.
YDH- Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın Din İşleri Danışmanı ve Başyargıç Mahmud el-Habbaş, İsrail destekli “Cusur” medya platformuna çıkarak Gazze’deki güvenlik birimleri ve direniş gruplarını sert sözlerle hedef aldı. Habbaş’ın açıklamaları geniş tepki ve kınamalara yol açtı.
El-Habbaş ayrıca, sahada faaliyet gösteren işbirlikçi çeteleri meşrulaştıran ifadeler kullanırken, bunların gelecekte işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’nin güvenlik birimlerine ve liderlik yapısına dahil edilebileceğinin sinyalini verdi.
El-Habbaş’ın açıklamaları, İsrail’e ait özel bir birliğin Gazze İç Güvenlik Teşkilatı subayı Muin el-Arabid’i kaçırmasından yalnızca birkaç saat sonra geldi.
El-Habbaş, casuslukla mücadele ve işbirlikçi çetelerin takibinden sorumlu güvenlik birimine yönelik saldırılarını sürdürerek, Hamas’ın “iç güvenlik” olarak adlandırdığı yapının görevinin “insanlara işkence etmek, onları bastırmak ve bazen de öldürmek” olduğunu iddia etti.
El-Habbaş ayrıca, Gazze’deki güvenlik birimlerini, aralarında Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, başbakanı ve istihbarat yetkililerinin de bulunduğu yöneticilere yönelik geçmişteki suikast girişimlerinin arkasında olmakla suçladı. Kendisinin de benzer bir suikast girişiminin hedefi olduğunu öne sürdü.
Filistin Yönetimi yetkilisinin açıklamaları Gazze’deki güvenlik birimlerine yönelik siyasi saldırıyla sınırlı kalmadı. İsrail güçlerine karşı direnişçilerin gerçekleştirdiği fedai operasyonlarını da küçümseyen ifadeler içerdi.
El-Habbaş, “şehitlik” ve “cihad” kavramlarını sorgulayan alaycı bir dille, İsrail askerine bıçakla saldıran ve öldürülen bir kişinin bu nedenle şehit sayılamayacağını, bunun “aptalca bir eylem” olduğunu ve cihad olmadığını savundu.
İşbirlikçi çetelerin meşrulaştırılması ve entegrasyon sinyali
Röportajın en tartışmalı bölümlerinden birinde el-Habbaş, İsrail’in himayesinde Gazze’de oluşturulan ve Filistinlilere yönelik suç ve saldırılar gerçekleştirmekle suçlanan silahlı çetelerle iletişim ve işbirliğinin önünü açtı.
Sunucunun bu çetelerle temas kurulup kurulamayacağı yönündeki sorusuna el-Habbaş, olağanüstü koşullarda çeşitli oluşumların ortaya çıkabileceğini, sonuçta bunların “Filistin halkının evlatları” olduğunu ve hiçbir Filistinliye kapıyı kapatmayacaklarını söyledi.
Sunucunun bazı çete üyelerinin geçmişte güvenlik birimleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekmesi üzerine el-Habbaş, bu kişilerin silah taşımasını “kanunsuz” olarak nitelendirmek yerine, Gazze’deki düzensizlik koşullarında insanların kendilerini savunmak için silah taşımasının sorgulanamayacağını savundu.
El-Habbaş, konuşmasının sonunda bu çetelerin Gazze’deki durumun yeniden düzenlenmesi sürecine dahil edilmesinin de önünü açtı. Tüm Filistinlilerin Filistin toplumunun yeniden inşası projesine katılması gerektiğini belirten el-Habbaş, “kapının açık” olduğunu ve “samimi ve saygın” hiçbir Filistinlinin hak ve görevlerini yerine getirmesinin engellenemeyeceğini söyledi.
Söz konusu röportaj, Filistin Yönetimi yetkililerinden gelen siyasi ve medya söylemlerinin niteliğine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme getirirken, direnişin güvenlik birimleri ve yargı kurumlarının, İsrail’in Gazze’nin toplumsal ve güvenlik yapısına müdahale planlarının meşrulaştırılmasının tehlikeleri konusunda yaptığı uyarıların da arttığı bir döneme denk geldi.




