Prof. Pape: Yükselen İran, Körfez'deki hükümetleri değiştirmek istiyor
Uluslararası güvenlik uzmanı Prof. Robert A. Pape, Tahran yönetiminin Fars Körfezi'ndeki mevcut güç artışını komşu rejimleri dönüştürmek amacıyla kullanacağını açıkladı.
YDH - Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Chicago Güvenlik ve Tehditler Projesi Direktörü Prof. Robert A. Pape, yayıncı Mario Nawfal'ın canlı yayınına konuk olarak Ortadoğu ve Doğu Avrupa'daki jeopolitik kırılmaları değerlendirdi.
Tahran yönetiminin Fars Körfezi'ndeki nihai hedefinin yalnızca bölgesel askeri varlık göstermekle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Prof. Pape, mevcut güç ivmesinin sürmesi halinde İran'ın komşu ülkelerdeki rejimleri ve siyasi liderlikleri kökten değiştirmeye girişeceğini kaydetti.
Körfez bölgesinde yaşam kuran yabancı profesyonellerin ve uluslararası sermayenin Birleşik Arap Emirlikleri ile Abu Dabi'deki mevcut istikrara güvendiğini hatırlatan Prof. Pape, bu varsayımın ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.
Mevcut jeopolitik eğilimin devam etmesi durumunda yaşanacak gelişmeleri aktaran Prof. Pape, "Yarın sabahtan bahsetmiyorum ama şayet bu gidişat bu şekilde sürerse göreceğiniz bir sonraki büyük hamle, İran'ın bölgede derin siyasi istikrarsızlıklar yaratmak istemesi ve hükümetlerin başına yeni liderler getirmeye çalışması olacaktır" dedi.
"Süvari birliği yolda, yakında yeni liderleriniz olacak"
Tahran yönetiminin son dönemdeki resmi açıklamalarına işaret eden Prof. Pape, Devrim Muhafızları Ordusu ve İran'ın devrim lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin beyanlarının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.
İran'ın dini liderinin Körfez ülkelerine hitap ederken mevcut rejimleri kastetmediğini kaydeden Prof. Pape, "Ayetullah Hamenei, Körfez devletlerine sesleniyor ve temelde onlara şunu söylüyor: Süvari birliği yolda, yakında yeni liderleriniz olacak, sadece dayanın. Onun kurduğu cümlelere dönüp bakın; İslami bir ilişkiden, İslami bir ittifaktan söz ediyor. Mevcut Körfez liderlerinden bahsetmiyor" ifadelerini kullandı.
"Merkez bankaları Tahran'ın çaldığı düdüğe göre hareket etmek zorunda kalabilir"
İran'ın bölgesel gücünü artırmayı sürdürmesi halinde bu nüfuzun hızla siyasi kontrol mekanizmalarına ve ardından küresel ekonomi üzerinde doğrudan bir baskı aracına dönüşeceğine işaret eden Prof. Pape, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar gibi zengin Körfez ülkelerinin hedef tahtasında olduğunu vurguladı.
Mali piyasalardaki kırılganlığa ve ABD Hazine tahvillerine değinen Prof. Pape, "İran'ın güç kazanmaya devam etmesi durumunda atacağı adımlardan biri, bu gücü siyasi nüfuzla pekiştirmek olacaktır. Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar'a bakın; bir anda bu ülkelerin merkez bankaları Tahran'ın çaldığı düdüğe göre hareket etmek zorunda kalırsa ne olacak?
Hükümetleri kontrol etmek istemenizin sebebi budur; çünkü hükümetler ekonomileri yönetir ve bu ekonomilerin kolları gerçek dünyaya uzanır. Bu tablonun bugün hemen tamamlandığını söylemiyorum ancak süreci bir iki yıl ileriye sararsanız, İran'ın yalnızca kanatlarını açmakla kalmayıp daha fazla güç anlamına gelen doğrudan siyasi kontrol arayışına girdiğini görürsünüz" değerlendirmesinde bulundu.




