Son Dakika
İnşa

İsrail basını İran savaşındaki ABD “fiyaskosunu” yazdı

15 Eylül 2026 09:10 Bu sayfayı yazdır

İsrail basını, İran savaşının ABD'nin askeri kapasitesini aşındırırken Hürmüz'den Babülmendep'e uzanan yeni dengede Washington'ın stratejik konumunu da zayıflattığını yazdı.

İsrail basını İran savaşındaki ABD “fiyaskosunu” yazdı
İsrail basını İran savaşındaki ABD “fiyaskosunu” yazdı YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- İsrail merkezli “news-israel” sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Rami Yitzhar, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşın Washington açısından “stratejik bir yenilgiye” dönüştüğünü ve sonuçlarının uzun yıllar hissedilebileceğini yazdı.

Yitzhar, savaşın bilançosunun Trump rejiminin aylar boyunca gizlemeye veya reddetmeye çalıştığı tabloyu açığa çıkardığını belirterek, “Hürmüz kapalı, petrol varil başına yaklaşık 110 dolar, enflasyon yükseliyor, ABD'nin mühimmat stokları tükeniyor ve şimdi Sanaa'nın Suudi rejimine karşı başlattığı yeni savaş, Tahran'ı Babülmendep üzerinde de tehlikeli bir baskı kurmaya yaklaştırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD Savunma Bakanlığı Başmüfettişliğinin yayımladığı ilk resmi rapor, Trump rejiminin aylardır reddettiği savaşın Amerikan askeri kapasitesi üzerindeki etkilerini de doğruladı.

Savaşın mühimmat sıkıntısına ve tedarik zincirlerinde darboğazlara yol açtığı, Pentagon'un satın alma prosedürlerini kısaltmak, kritik hammadde ve bileşenleri stoklamak ve üretim hatlarını hızlandırmak zorunda kaldığı belirtildi.

Savaşın ABD'ye doğrudan maliyetinin şimdiden yaklaşık 33,4 milyar dolara ulaştığı, bunun 22,3 milyar doları yalnızca mühimmat harcamalarından kaynaklanıyor.

Bu rakama saldırılarda zarar gören Amerikan üslerinin onarım maliyetlerinin tamamı dahil değil.

Habere göre savaşa 50 binden fazla ABD askeri katılırken en az 18 asker öldü, 750'den fazla asker ise yaralandı.

ABD'nin mühimmat stokları eriyor

Yitzhar, ABD'nin operasyonel kayıplarının da ciddi boyutlara ulaştığını belirtti.

Savaş sırasında altı savaş uçağı imha edildi veya ağır hasar gördü, 12 yakıt ikmal uçağı ile dokuz başka uçağın imha edildi ve savaşın ilk dört ayında en az 30 MQ-9 Reaper İHA kaybedildi.

ABD üsleri, hava savunma sistemleri, haberleşme tesisleri ve gelişmiş radar noktaları da saldırılarda zarar gördü.

Ayrıca İran'ın Bahreyn'deki ABD Donanmasının başlıca lojistik merkezine füze ve İHA'larla düzenlediği saldırı doğrulandı.

Asıl stratejik sorun ise ABD'nin gelişmiş mühimmat stoklarını savunma sanayisinin yerine koymakta zorlanacağı bir hızla tüketmesi.

Söz konusu mühimmatın yalnızca Batı Asya'daki operasyonlar için değil, ABD'nin müttefiklerinin savunulması ve özellikle Çin'e karşı caydırıcılığın sürdürülmesi açısından da gerekli olduğuna dikkat çekildi.

Yitzhar, savaşın Amerikan askeri gücünün temel sınırlarından birini ortaya çıkardığını belirterek, “Para basılabilir ve hızla toplanabilir, ancak gelişmiş füzeler basılamaz.” ifadelerini kullandı.

Hürmüz'ün ardından Babülmendep baskısı

İsrailli gazeteci, Yemen ordusunun Suudi rejimine karşı başlattığı operasyonlar ve Babülmendep çevresindeki konumunu güçlendirmesiyle savaşın daha tehlikeli bir aşamaya girdiğini belirtti.

Yitzhar'a göre İran'ın Hürmüz üzerindeki baskısına paralel olarak Yemen üzerinden Kızıldeniz'in güney girişinde ikinci bir baskı noktası ortaya çıktı.

“Hürmüz aksadığında Suudilerin batıya uzanan güzergâhı ve Babülmendep üzerinden geçen koridor muazzam önem kazanıyor.” diyen Yitzhar, bu güzergâhın da hedef haline gelmesinin petrol, deniz taşımacılığı ve sigorta maliyetlerini daha da yükseltebileceğini belirtti.

Bunun Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen yük taşımacılığını da olumsuz etkileyebileceği ve yeni bir küresel enflasyon dalgasını tetikleyebileceği belirtildi.

Yitzhar, Hürmüz ve Babülmendep'in aynı anda tehdit altında kalması halinde “Amerikan başarısızlığının uluslararası bir felakete dönüşebileceği” uyarısında bulundu.

Savaşın temel çelişkisi, İran'ı zayıflatmak ve ABD'nin caydırıcılığını yeniden tesis etmek amacıyla başlatılan çatışmanın tam tersi sonuçlar üretmesi.

Pentagon mühimmat stoklarındaki erimeyi ve tedarik sorunlarını kabul etti. Hürmüz halen kapalı ve petrol yaklaşık 110 dolar seviyesinde seyrederken, buna şimdi Babülmendep üzerindeki baskı da eklendi.

Yazar, “Sonuçlar bunlar. Kimin güçlendiği, kimin zayıfladığı ve faturayı kimin ödediği konusunda her okuyucu kendi sonucunu çıkarabilir.” ifadelerini kullandı.

İsrail'de Netanyahu endişesi

Yitzhar, savaşın sonuçlarının İsrail açısından ise “özellikle endişe verici” olduğunu vurguladı.

Dünya genelinde ve özellikle ABD'de, Başbakan Benyamin Netanyahu'yu İran savaşına sürüklenilmesinden ve ortaya çıkan başarısızlıktan önemli ölçüde sorumlu tutan görüşler giderek güçleniyor.

İsrailli gazeteciye göre mesele artık yalnızca Netanyahu hükümetinin politikalarına ilişkin bir tartışma olmaktan çıkarak İsrail hükümetinin konumu, İsrail'e yönelik yaklaşım ve dünya genelindeki Yahudilerin geleceği açısından uzun vadeli bir riske dönüşüyor.

Yitzhar, “İsrail ve Yahudi halkı bunun bedelini yalnızca bugün değil, özellikle gelecekte ödeyebilir.” değerlendirmesinde bulunarak, ABD ile ilişkilerin, Washington'ın İsrail'e desteğinin, askeri yardımların ve İsrail'in uluslararası konumunun sonsuza kadar garanti altında olmadığını vurguladı.

ABD kamuoyunda maliyetli ve başarısız bir savaşın İsrail ve Netanyahu'yla özdeşleşmesi halinde ortaya çıkan zararın son füze ateşlendikten çok sonra da devam edebileceğini belirten Yitzhar, önümüzdeki siyasi süreçlerin bu açıdan belirleyici olacağını kaydetti.

Yitzhar'a göre ekim ayında yapılması planlanan İsrail seçimleri ile ABD'de ocak ayında yaşanacak siyasi mücadele, İsrail-ABD ilişkilerinin ve dolaylı olarak İsraillilerin önümüzdeki yıllardaki güvenliğinin hangi yönde ilerleyeceğinin önemli bir göstergesi olacak.

İlgili Haberler