İsrail medyası: İsrail, Husilere karşı Suudi Arabistan’a istihbarat desteği sağlıyor
İsrail ile Suudi Arabistan, Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçlerinin Suudi hedeflerine yönelik saldırılarının yoğunlaşmasının ardından ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) aracılığıyla istihbarat desteği konusunda görüşmeler yürütüyor.
YDH ― Jerusalem Post’un iddiasına göre, İsrail ile Suudi Arabistan, Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçlerinin Suudi Arabistan’daki hedeflere yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Riyad’a istihbarat desteği sağlanması amacıyla ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) aracılığında görüşmeler yürütüyor.
Bölgedeki bir diplomat, görüşmeleri salı günü Jerusalem Post’a doğrularken, gelişmenin gazetenin kardeş kuruluşu Walla’nın Ortadoğu’daki diplomatik kaynaklara dayandırdığı önceki haberin ardından geldiğini aktardı.

Bölgedeki diplomatik kaynaklar, Suudi Arabistan ile İsrail’in CENTCOM aracılığıyla Riyad’ın kendisini Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçlerinin askeri faaliyetlerine karşı korumasına yardımcı olacak istihbarat desteğini görüştüğünü söyledi. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak da The Jerusalem Post’a, "İyi görüşmeler yapıldı" dedi.
Bu temaslar, ABD CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Suud ile diğer Suudi yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından geldi.
Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçleri son bir haftada Suudi yönetimine yönelik saldırılarını artırdı. Bu saldırılar arasında, petrol boru hatları ile pompalama tesislerini hedef alan ve ana petrol boru hattındaki faaliyetlerin kısmen durmasına yol açan bir İHA saldırısı da bulunuyor.
Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçleri ayrıca Yemen-Suudi Arabistan sınırından uzak olmayan bir bölgede caminin içinde ve çevredeki binalarda bulunan Suudi sivilleri de hedef aldı.

Yemen askeri güçleri bunun yanında Kızıldeniz boyunca stratejik konumda bulunan bazı adaların kontrolünü ele geçirdi ve Suudi gemilerinin Babülmendeb Boğazı’ndan geçişini engelledi. Kaynaklar bu uygulamayı Suudi Arabistan’a yönelik ekonomik ve diplomatik abluka olarak tanımladı.
Güvenlik kaynaklarına göre ortaya çıkan güvenlik durumu yalnızca Suudi Arabistan’da değil, bölgedeki diğer ülkelerde de ciddi endişelere yol açtı.
Bu endişenin temelinde, ABD’nin İran ve Yemenlilerle bir uzlaşıya varması halinde Suudi Arabistan ile diğer ülkelerin çözülmemiş tehditlerle karşı karşıya kalabileceği ve öngörülebilir gelecekte devam eden saldırılara açık kalabileceği yönündeki senaryo bulunuyor.
Bölgedeki diplomatik kaynaklar, Suudi Arabistan ile İsrail’in CENTCOM aracılığıyla Riyad’ın kendisini korumasına yardımcı olacak görüşmeler yaptığını söyledi. İsrail ordusu daha önce Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz sahasında istihbarat ve operasyonel kapasitesini ortaya koymuş, İran güçlerinin konumlarına ilişkin çok katmanlı istihbarat oluşturulmasında ABD’ye destek vermişti. Kaynaklara göre Suudi Arabistan’ın İsrail’den istediği desteğin odağında, bölgedeki Yemen askeri konuşlanmalarına ilişkin daha geniş bir tablo oluşturmak ve gelecekte düzenlenebilecek olası operasyonların planlarını belirlemek için istihbarat desteği bulunuyor.

Bloomberg ise Suudi Arabistan’ın Yemenlileri Babülmendeb Boğazı’ndan uzaklaştırmak ve petrol altyapısına yönelik saldırılara karşı savunmayı güçlendirmek amacıyla İngiltere’den de yardım istediğini bildirdi.
Habere göre İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Suudi Arabistan’a destek vermek üzere İngiliz askeri danışmanlar göndermeyi kabul etti. Ancak Burnham henüz ilave bir yardım gönderme taahhüdünde bulunmadı.
Güvenlik yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Riyad’ın sivil nükleer program geliştirmesine izin verme kararının İsrail güvenlik teşkilatı içinde ciddi endişeye yol açtığını söyledi. Suudi Arabistan’ın enerji kaynakları bakımından zengin olması ve İsrail’e 15 kilometre mesafede bulunması, bu endişenin temel unsurları arasında yer aldı.
Konu Trump ile yapılan görüşmelerde gündeme geldi. Trump ise Suudi Arabistan’ın sivil nükleer programına ilişkin herhangi bir ilerlemeyi İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesine bağladı.
Suudi Arabistan ise İsrail ile diplomatik süreci, İsrail-Filistin çatışmasının çözülmesinin ardından ilerletmek istediğini söylüyor.
İsrail ile Suudi Arabistan, diplomatik ilişkilerin normalleşip normalleşmemesinden bağımsız olarak bazı ortak güvenlik çıkarlarına sahip. Bölgedeki artan tehditler nedeniyle tarafların kısa süre içinde diplomatik bir anlaşmaya ulaşmasını sağlayacak bir yol haritasının ortaya çıkabileceğine ilişkin iyimserlik bulunuyor.
Böyle bir anlaşma, özellikle Ortadoğu’daki tehditlerin büyüdüğü bir dönemde önemli görülüyor.
İlgili Haberler
INSS: Yahudi terörü İsrail’de kurumsal çöküşü hızlandırıyor
15 Eylül 2026 22:08
İsrailli örgütten Batı Şeria raporu: Etnik temizlik sistematik hale ge…
14 Eylül 2026 11:22
Gazze'deki katliamı ifşa eden İsrailli yönetmenlere “vatana ihanet” su…
14 Eylül 2026 10:25
Ofer toplama kampında işkence ve insanlık dışı koşullar
13 Eylül 2026 21:16
