Bağdat, ABD’nin çekilme oyunundan kaygılı
Bağdat, Washington’un askerî varlığını farklı güvenlik düzenlemeleri altında sürdürme ihtimaline karşı çekilmenin ülkenin tamamını kapsaması gerektiğini vurguladı.
YDH- Irak’taki siyasi çevreler, ABD’nin varılan anlaşmaya rağmen askerlerini ülkeden tamamen çekmeyebileceği ve askerî varlığını yeni güvenlik başlıkları altında sürdürebileceği konusunda uyarıyor.
Zafer Koalisyonu Sözcüsü Selam Zübeydi, el-Malume’ye yaptığı açıklamada, Amerikan güçlerinin çekilme takviminin Washington ile imzalanan anlaşmalarla kesinleştiğini belirterek ABD’nin taahhütlerine uyması gerektiğini söyledi.
Washington’un çekilme süreci ile “silahın devletin elinde toplanması” dosyası arasında bağ kurmaya çalıştığını kaydeden Zübeydi, Amerikan yönetiminin iki konuyu ilişkilendirebileceğine dair Bağdat’a çeşitli mesajlar gönderdiğini bildirdi.
ABD’nin geçmişte anlaşmalardaki taahhütlerinden geri adım attığını ve Irak ile bölgedeki varlığını sürdürmek için gerekçeler ürettiğini hatırlatan Zübeydi, Amerikan askerlerinin üzerinde uzlaşılmış bir hukuki çerçeve olmadan ülkede kalmasının Washington’un da çıkarına olmayacağını ifade etti.
Irak Güvenlik Medya Hücresi Sözcüsü Tümgeneral Tahsin Hafaci ise “uluslararası koalisyon” güçlerinin çıkarılmasında herhangi bir erteleme veya gecikme bulunmadığını açıkladı.
Çekilmenin Irak Kürdistan Bölgesi dahil ülkenin tamamını kapsayacağını belirten Hafaci, federal hükümet ile bölgesel yönetim arasındaki koordinasyonun sürdüğünü söyledi.
Savunma ve İçişleri bakanlıkları, Haşdi Şabi ve diğer güvenlik birimlerinin ülkenin güvenliğini devralmak için hazırlıklarını tamamladığını bildiren Hafaci, Irak güçlerinin sınır güvenliği dahil olmak üzere karşılaştıkları tehditlerle başa çıkabilecek kapasitede olduğunu vurguladı.
Hükümetin ordunun silahlandırılmasına ve savunma kapasitesinin geliştirilmesine öncelik verdiğini kaydeden Hafaci, çalışmaların özellikle hava savunma sistemleri, savaş uçakları ve radarlar üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.
Irak’ta çekilme takvimi, yalnızca Amerikan askerlerinin üslerden ayrılıp ayrılmayacağı değil, Washington’un ülkedeki askerî varlığını farklı adlar altında yeniden düzenleyip düzenlemeyeceği bakımından da egemenlik açısından kritik bir sınav olarak görülüyor.




