Tahran'da Cuma hutbesinden direniş cephesine övgü
Tahran Cuma İmamı Hacı Ali Ekberî, İran ve Yemen güçlerinin stratejik boğazlarda tam kontrol sağladığını, bölgesel dengelerin direniş lehine değiştiğini ve Amerika ile müzakere kapılarının Devrim Lideri'nin şartları harfiyen karşılanana kadar tamamen kapalı tutulduğunu vurguladı.
YDH ― Tahran Cuma Hatibi Hüccetülislam vel-Müslimin Hacı Ali Ekberî, bu haftaki cuma hutbesinde cephedeki son gelişmeleri ve askeri dengeleri değerlendirdi.
Sahada durumun kendi lehlerine ilerlediğini ve savaşçıların cephenin kontrolünü tamamen ele geçirdiğini savunan Ekberî, “Şükürler olsun ki sahada durum lehimize ilerliyor; savaşçılarımız cephenin kontrolünü tamamen ele geçirdi,” dedi.
Son günlerdeki en mühim gelişmelerden birinin Hürmüz Boğazı'nın tam anlamıyla İran'ın kontrolüne geçmesi olduğunu belirten Ekberî, “Bugün hiç kimse, İran milletinin yiğit evlatlarından izin almadan Hürmüz Boğazı'ndan geçemiyor,” ifadesini kullandı.
Kritik operasyonlar ve Amerika’nın çaresizliği
İran güçlerinin operasyonlarında görülen niceliksel ve niteliksel artışa dikkat çeken Tahran Cuma İmamı, “kahraman evlatlarının üzerlerine düşen bu kutsal görevi büyük bir gayretle yerine getirdiğini” söyledi.
Ekberî, “Düşmana karşı nerede bir müdahale gerekiyorsa; ister düşman üslerinde, ister açık denizde, isterse de Irak Kürdistan Bölgesi'nde olsun, son derece hassas ve nokta atışı operasyonlar icra edildi. Kahraman evlatlarımız, üzerlerine düşen bu kutsal görevi büyük bir gayretle yerine getiriyor,” şeklinde konuştu.
Amerika’nın içine düştüğü aciz duruma da değinen Ekberî, düşmanın tam bir umutsuzluk girdabına sürüklendiğini savundu.
Hatip, "Düşman artık tam bir umutsuzluk girdabına sürüklendi; ardı ardına arabulucular göndererek adeta müzakere masası için yalvarıyor," dedi.
Müzakere şartları ve ulusal birlik
Müzakereler konusunda son derece hayati bir uyarı yapan Ekberî, “Ancak herkesin bilmesi gerektiği gibi; Devrim Lideri’nin öne sürdüğü tüm şartlar harfiyen yerine getirilene dek hiçbir müzakere yapılmıyor,” dedi ve Allah'ın yardımıyla düşmanın o karanlık ve tehlikeli komplolarına karşı daima uyanık kaldıklarını ekledi.
ABD-İsrail’in toplumda fitne tohumları ekme çabalarına da dikkati çeken Hüccetülislam vel-Müslimin Hacı Ali Ekberî, son zamanlarda nifak ateşi yakmaya çalıştıklarına hep birlikte şahit olduklarını hatırlattı.
Devrimci Sünni âlimlerin ve Sünni kardeşlerinden bazılarının şehit edilmesini bu şeytani komploların bir parçası olarak tanımlayan Ekberî, bilhassa ulusal birliği muhafaza etmek adına bu meselelerin üzerinde özel bir hassasiyetle durulmasını istedi.
Direniş cephesi ve stratejik boğazlar
Hutbesinin son bölümünde Yemen'deki direniş cephesinde yaşanan gelişmelere pencere açan Tahran Cuma İmamı, son günlerde eşine az rastlanır bir tablo çizildiğini belirtti.
Yemenlilerin en başından beri bu şanlı direnişin parlayan mücevheri olduğunu ancak bu kez sahada bambaşka sürprizlere imza attıklarını ifade eden Ekberî, “Yemenliler, yalnızca bir hafta içinde ortaya koydukları o bambaşka vizyonla; hem Direniş Cephesi'ndeki hem de Batı Asya bölgesindeki tüm gelişmelere yön verdi, kurulu dengeleri temelden sarstı,” dedi.
Yemen'deki Ensarullah hareketinin Babulmendep Boğazı'nı tamamen kontrol altına aldığına ve bu noktanın adeta Hürmüz Boğazı ile kenetlendiğine tanıklık ettiklerini vurgulayan Ekberî, meydanların birleşmesi vizyonu çerçevesinde gerçekleşen bu hadisenin devasa bir adımı temsil ettiğini ve Allah'a hamdolsun ki gerçeğe dönüşmüş bir hayali yansıttığını aktardı.
Babulmendep'i dünyanın en hayati enerji şahdamarlarından biri olarak nitelendiren Ekberî, yaşanan bu stratejik gelişmenin diğer hamlelerle de birleşerek küresel kibre uygulanan baskıyı muazzam ölçüde artırdığını söyledi.
Askeri başarılar ve bölgesel ittifaklar
Yemen'deki askeri tabloya mercek tutan Hatip, Suudi koalisyonunun kurduğu askeri yapının yerle bir olduğunu bildirdi.
Yemen güçlerinin çok kısa bir süre zarfında binlerce kilometrekarelik vatan toprağını işgalden kurtardığını dile getiren Ekberî, güçlerin yüklü miktarda askeri teçhizata el koyarken esaret altındaki çok sayıda insanı da özgürlüğüne kavuşturduğunu anlattı.
Kuzey Yemen güçleri, yerel aşiretler ve sahadaki diğer direniş unsurları arasında kenetlenen o sarsılmaz birliğe atıfta bulunan Ekberî, bu gelişmeleri Yemen direniş cephesinde yayılan büyük mutabakatın bir nişanesi olarak değerlendirdi.
Ardından Yemenli ve Lübnanlı savaşçılara Arapça seslenerek takdir ve şükranlarını sunan Hacı Ali Ekberî, hutbesine Arapça olarak devam etti.
Yemen milletinin irfanla, hikmetle ve sarsılmaz bir imanla yoğrulmuş yüce bir millet olduğunu belirten Ekberî, onların vatanlarını ve mukaddesatlarını savunmak uğruna Allah yolunda yiğitçe ve sadakatle direndiğini, onurla savaştığını kaydetti.
İslam ve Yemen tarihindeki şanlı direnişin komutanlarını ve önde gelen şahsiyetlerini rahmetle yâd eden Ekberî, “Yemen direnişinin yiğit liderleri ve komutanları; sergiledikleri bilgelik ve sağduyunun, ortaya koydukları o çelikten iradenin yanı sıra merhameti ve insanlığı da daima baş tacı yaptı,” dedi.
Yemen'in asil şehitlerinin sabır, direniş ve metanet ağacını kendi tertemiz kanlarıyla suladığını vurgulayan Tahran Cuma İmamı, onların isimlerini şeref ve haysiyet defterine altın harflerle kazıdığını, ölü değil diri olarak Rableri katında rızıklandırıldığını söyledi.
İlahi zafer müjdesi
Kazanılan bu zaferi uzun ve çetin bir sabrın, Allah'a duyulan samimiyetin ve direniş ilkelerine olan sarsılmaz bağlılığın bir meyvesi olarak nitelendiren Ekberî, inananlar ümmetinin asla yenilmez bir kudret olduğunu ve ilahi zaferin, Allah'ın yolunda gayret edip yardım edenleri muhakkak kuşattığını savundu.
Konuşmasının son bölümünde Güney Lübnan halkını, İslami Direniş cephesini ve Emel Hareketi'ni selamlayan Hatip, “Güney Lübnan halkı zulme ve saldırganlığa karşı adeta etten bir duvar örerek dimdik ayakta kaldı; Direniş cephesi de düşmanların karşısında çelik gibi bir iradeyle direndi,” dedi.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım'ı da anan Ekberî, bu aziz şehitlerin Allah yolunda, Lübnan'ı ve tüm İslam ümmetini müdafaa etmek uğruna canlarını feda ettiğini, her türlü saldırganlığa ve pervasız düşmanlığa karşı gövdelerini siper ettiğini kaydetti.
Hüccetülislam vel-Müslimin Hacı Ali Ekberî, sözlerini noktalarken Nasr Suresi'nin kutlu mesajına atıfta bulunarak inananlara ilahi zaferi ve fethi müjdeleyip hatırlattı.




